Sara’yı gördüm: Fotoğraftaki kadar heybetliydi

Kadın Haberleri —

Salîm Omer, Sakine Cansız(Sara) ile aynı karede

Salîm Omer, Sakine Cansız(Sara) ile aynı karede

  • Sakine Cansız’ı 1992’de Lübnan’da gören Salîm Omer: “Heval Sakine’yi de gördüm. Aklıma ilk 1983’te bir dergide yayınlanan fotoğraf geldi. Fotoğraftaki kadar heybetliydi. Yanına gittim ve beraber bir fotoğraf çekmek istediğimi söyledim, mutlu oldu ve birlikte bir fotoğraf çektik.”

Korkusuz, inatçı ve cesurdu. Daha Bakur’dayken adı Kurdistan’ın her yerinde duyulmuştu. Herkes ondan ilham alır ve mücadelesini pusula gibi heybesinde tutardı. Dêrsim’ın kızıl saçlı Sara’sı kızıl bir gonca gibi açtı, büyüdü ve bugün onlarca kadının yoluna ışık oldu.

Şehadetinin 11. yıl dönümünde, Sakine Cansız’a (Sara) dair anlatılan hikayeleri okuduğumuzda bir yandan gözlerimiz dolarken bir yandan da katillere olan öfkemiz büyüyor. Bizi güçlendiren, yeniden yeşerten ve kesintisiz mücadeleye sürükleyen bu öfkemiz Şehit Sara’nın direnişinden geliyor.

Öyle ki Türk devletine karşı direnişi sadece kadınları değil erkekleri de etkisi altına aldı. Rojavalı Salîm Omer, 1992’de Sara’yı gördüğü anı dün gibi hatırlıyor.

Salîm Omer, 1977’den Devrim’e kadar Şam’da yaşayan bir yurtseverdi. PKK ile 1980’de tanıştı. Bakurê Kurdistan’dan Rojavayê Kurdistan’a geçen PKK’lilerin Şam’da da adlarının duyulmasıyla Kürtlük duygusunun derinleştiği dönemleri yaşadı. Sara’nın adını ise 1983’te bir dergide gördüğü fotoğrafla duydu. Omer, PKK kurucularından Sakine Cansız (Sara) ile karşılaşmasını ANF’den Nûjiyan Adar’a anlattı:

Adı her yerdeydi, bugün gibi

“Bakûrê Kurdistan’a dönüş tartışmaları 1982-1983 yıllarında yaşanıyordu, çünkü direnişin zindanlarda sıkıştığı belirtiliyordu. Yeni bir mücadele tarzının şart olduğu kararına varılmıştı. Böylesi bir ortamda bölgeye de gelen bir dergide Heval Sara’nın fotoğrafını gördüm. Tabii o dönemler kim olduğunu bilmiyordum. Fotoğraf dikkatimi çok çekmişti. İki kadın arkadaşın fotoğrafıydı. Sorduğumda ise PKK’nin kurucularından Sakine Cansız olduğu söylendi. PKK’de kadınların olduğunu da bilmiyordum. Sakine Cansız ile PKK içerisinde kadınların olduğunu anladım. Rojavayê Kurdistan’daki partilerde kadınlara yer verilmezdi. PKK’ye bağlanmamın nedeni de diğer Kürt hareketlerinden farklı yönünün olmasıydı. Heval Sara hem bir kadındı hem de öncülük yapmıştı. Özellikle Heval Sara’nın Amed zindanındaki işkencelere karşı direndiğini duyduğumda çok etkilenmiş ve yaşam akışım değişmişti.

O an…

1992’de Önder Apo’nun sahasına gitme şansına sahip oldum. Orada Heval Sakine’yi de gördüm. Aslında bir arkadaşım Heval Sara’yı işaret ederek, zindandan yeni çıktığını, Önderliğin sahasına geldiğini söyledi. Aklıma ilk o dergide yayınlanan fotoğraf geldi. Fotoğraf hafızama kazınmıştı. Fotoğraftaki kadar heybetliydi. Yanına gittim ve beraber bir fotoğraf çekmek istediğimi söyledim, mutlu oldu ve birlikte bir fotoğraf çektik. Hala da fotoğrafı yanımdadır. Halkın coşkusu, büyük bir kitlenin sahada bulunması Heval Sara’yı sevindiriyordu. Halkın heyecanından moral ve coşku alıyordu. Halk kadar o da mutluydu.

Böyle direnen bir kadın görülmemişti

Sakine Cansız’ın adını duyan herkes, görmek istiyordu. O dönemlerde bu denli direnen bir kadın görülmemişti. Özgürlük mücadelesini yakından tanıyan kişiler, Türk devletinin işkencelerine boyun eğmediğini duymuştu, gurur duyarak dile getiriyordu. Ayrıca PKK’nin kurucularından biri olduğunu bilmek de bağlılığı arttırıyor, farkı kılıyor ve kişiliği örnek alınıyordu.

Tarihe geçti, destan oldu

Heval Sara’nın direnişi tarihe geçti, destan oldu. Azimli, büyük ve direnişçi bir öncü devrimci kadındı. Toplum için bulunması zor bir sembol ve örnekti. Yol göstericiydi. Büyük bir kayıptı, şu ana kadar da hüzünlüyüz, şehadeti derinden etkiledi fakat halkımızı daha da güçlü kıldı. Korkusuz ve özgür bir ruha sahipti. Önder Apo’nun yoldaşıydı. Nefes aldığımız sürece Heval Sara gibi devrimcilere borçlu kalacağız ve takipçisi olacağız.” GİRKÊ LEGÊ 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.