• Leyla Qasim’ın mücadele anlayışı, sadece politik bir duruş değil, Kürt kimliğinin ve kadın onurunun savunulması anlamını taşıyordu. Direnişi, Kürt kadınların tarihsel mücadelesinde bir dönüm noktası oldu.

 

Kürdistan’da uygulanan zulüm ve asimilasyon politikalarına karşı sesini yükselten Leyla Qasim, 52 yıl önce bugün idam sehpasına yürüyerek tarihe geçti. Leyla’nın direnişi, Kürt kadın hareketinde bir dönüm noktası oldu. Kürt özgürlük mücadelesinde idam edilen ilk kadın olarak hafızalara kazınan Leyla Qasim, bugün de binlerce Kürt kadının ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Leyla Qasim’ın mücadele anlayışı, sadece politik bir duruş değil, Kürt kimliğinin ve kadın onurunun savunulması anlamını taşıyordu. Direnişi, Kürt kadınların tarihsel mücadelesinde bir dönüm noktası oldu. Leyla Kasım’ın idamından sonra tüm Kürdistan’da binlerce Kürt ailesi çocuklarına Leyla adını verdi. Leyla Kasım, Cegerxwîn, Hêmin ve daha birçok büyük şairin şiirlerinde destanlaştı.

Geceyi aydınlatan ışık

Leyla Qasim, 1952’de Kürdistan’ın Kerkük kentine bağlı Xaneqîn’in Bamili köyünde dünyaya geldi. Gece yarısı doğduğu için babası ona “gece” anlamına gelen Leyla ismini verdi. Yoksul bir çiftçi ailenin üçüncü çocuğu olan Leyla Qasim, dört kardeşiyle birlikte çocukluk yıllarını ailesinin yanında geçirdi. Annesi Kanî, pratik yaşam bilgilerini çocuklarına aktararak, Leyla’nın entelektüel ve karakter gelişimine erken yaşlarda katkıda bulundu. Bağdat'ta lise öğrenimini tamamlayan Leyla, 20 yaşındayken Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) ile tanıştı ve onlara destek verdi. Leyla bu dönemde peşmergelere katılma kararını verdi. Leyla peşmergelere katıldığı zaman Kürtler, özellikle Güney'de hassas bir dönemden geçiyordu. 1974'ün baharında Baas rejimi Kürtlere karşı savaş açtı. Kürt ailelerini Bağdat'tan çıkardı. Irak rejimi Qeladize kentini bombaladı. Bombalama sonucunda birçok sivil yaşamını yitirmişti.

Binlerce Kürt uyanacak

Bağdat’a çalışmalarını yoğunlaştıran Leyla Qasim, Cewad Hemewendi, Neriman Fuad Mesti, Hesen Hemereşid ve Azad Sileman Miran adındaki 4 arkadaşıyla birlikte 24 Nisan 1974 tarihinde Baas rejiminin Kürt halkına yönelik saldırılarına karşı uçak kaçırma eylemi planladı. Eylemin fark edilmesiyle Leyla Qasim ve arkadaşları yakalandı. Cezaevinde yoğun işkenceye maruz kalan Leyla Qasim ve arkadaşları, buna rağmen tek bir kelime etmez.

Ailesine idam edileceği haberi verildi. Ferah adında bir Kürt tutukluyu görme gerekçesiyle Ebu Greyb Cezaevi’ne giden annesi ve kardeşi Leyla Qasim ile görüşme fırsatı yakaladı. İdam edilmeden önce annesi ve kardeşiyle kısa bir görüşme fırsatı bulan Leyla Qasim, onlara, ”Makas ve yöresel kıyafetlerimi unutmayın” der. Bu talebi karşısında şaşkın olan anne ve kardeşine, “Saçımdan bir tutam kesin, Kürdistan özgürleştiğinde saçlarımı özgür Kürdistan rüzgarlarına savurun. Saç örgülerimden bayrak yapsınlar! Yöresel kıyafetlerimde o gün içindir. O gün Kürdistan gelini olacağım” diye belirttir.

Ardıllarına gülümsüyordu

İdam sehpasına çıkarken henüz 22 yaşındaydı Leyla. Yargılama sırasında mahkeme hâkimine, "Beni öldürün fakat şu gerçeği de bilin ki benim öldürülmemle binlerce Kürt uyanacak. Ben Kürdistan'ın özgürlüğü yolunda canımı feda ettiğimden dolayı sevinç ve gurur duymaktayım" diyordu. İdam sehpasına giderken Ey Reqib'i okuyordu Leyla. Kısa süren yaşamında Kürt halkının özgürlüğü ve bağımsızlığı için mücadele etti. Dönemin zor koşullarında kendini Kürt özgürlük mücadelesine adayan Leyla, arkasından gelecek ardıllara gülümsüyordu idam sehpasında. Leyla'nın idam sehpasında başlattığı direniş  Kürdistan'ın dört bir yanında devam ediyor. HABER MERKEZİ