Şarkı söylemek neden öldürür?

Elif KAYA yazdı —

9 Haziran 2020 Salı - 13:17

Çin işkencesini duymuşsunuzdur. Düzenli aralıklarla aynı noktaya su damlatılmasından ibaret bir işkence biçimi. Yaşamın kaynağı olan su bir anda dayanılmaz bir işkenceye dönüşür.
Bir damla suyun ağırlığı ne ola ki! Lakin ağırlığından öte uygulama yöntemidir, onu acı veren, dayanılmaz bir araca dönüştüren. İnsanın tepkisizliğe mahkum edilmesidir, bir damla suyu kurşun gibi ağır eden.
Bu işkence yöntemi, yıllarca sorgularda insanların iradesini kırmak ve teslim almak amacıyla kullanıldı. Sürekli tekrar ile insan düşünemez, sağlıklı karar veremez duruma getirilir.
Faşist politikalar bu işkence yönteminin özüyle yoğrulmuştur. ‘Bir şeyi kırk kez tekrar etsen olur’ sözü bu gerçekliğin tersinden ifadesidir. Tekrar, unutmama, hafıza oluşumunda olumlu rol oynarken, acı ve dehşet içeren tekrar durumları ise hafızıyı zayıflatmayı, ortadan kaldırmayı hedefler. Her defasında başa dönmek, süreklileşen su damlası etkisi yapar.
Tabii bir de yaşananların sebebini sıradan şeylerle izah etmek, kimi kez izahı bile gereksiz görmek bu durumu pekiştirir. Direniş hafızasını zayıflatıp, çaresizlik ve kuşatılmışlık duygusunu geliştirir. Kimin yaşamı, kültürü, toplumsallığının değerli olup olmadığının hiyerarşisini belirler, bu değerler topluma benimsetilmeye çalışılır. Saldırının hedefinde olan bir kişi gibi görülse de saldırı aslında tüm toplumsal kesimleredir.
Barış Çakan’ın öldürülmesi, yıllardır devam eden bu politikanın en son uygulamalarından sadece biri. Yapılma şekli, olay sonrası devlet yetkililerinin yaptığı açıklama, Diyanet’ten medyaya kadar pek çok çevrenin olaya dahil edilme biçimi çok tanıdık. Arşivlere bakıldığında değişik aralıklarla yaşanan benzer olaylar ve gazete manşetleriyle karşılaşırız.
Bir insan şarkı söylediği için neden öldürülür? Bir şarkı kimi yaralar? Ahmet Kaya, Kürtçe şarkı söylemek istediğini ifade ettiğinde karşılaştığı linç hareketi bunun ne kadar örgütlü, yıkıcı ve faşizan olduğunu gözler önüne sermişti.
Barış müzakereleri kapsamında Türkiye’ye barış gruplarının geldiği dönemin hemen akabinde 27 Aralık 2009’da Kürtçe şarkı söylediği için Ankara’da özel harekat timleri tarafından öldürülen Emrah Gezer, 2015 yılında Kürtçe şarkı söylediği için İstanbul’da bıçaklanarak öldürülen Selim Serhed…
Hepsinin ardından yapılan açıklamalar gerçek sebebi gözden kaçırmak içindir. ‘Polisle tartıştı, kaçmaya çalışırken vuruldu’, ‘kız meselesi yüzünden tartıştı, bıçaklanarak öldürüldü’. ‘Ezan saatinde yüksek sesle Kürtçe şarkı dinlediği için tartıştı, bıçaklanarak öldürüldü’. Yapılan bu açıklamalar ve izahlar gerçek nedeni gözden ırak tutma kaygısıyladır. Ama diğer yandan sebep bir bütün gizlenmek de istenmez, topluma verilmek istenilen mesajın ulaşmasıda istenir. Mesaj; Kürtçe şarkı söylemek ölümünüze sebep olabilir!
Peki neden? Neden insanlar ana dilinde şarkı söylediği için öldürülür? Neden Kürtçe şarkı dinlemek insanın ölümüne sebep olur?
Kürtçenin yasaklanmasını içeren utanç yasaları 1991 yılında kaldırıldı ama ruhu hala dipdiri ayakta. Tıpkı Amerika’da siyahilere karşı ayrımcı yasalar kalkmış olmasına rağmen ırkçı politikaların devam etmesi gibi. George Floyd öldürülmesi ile Barış Çakan’ı öldürülmesi ne kadar da birbirine yakın.
Çin işkencesi devam ediyor, her öldürülme bir kurşun gibi insanın yüreğine, beynine değiyor. Acıyı direnişe dönüştürebildiğimiz orandan yaşananların önünü alabilir, tekrarın gelişmesini engelleyebiliriz. Hesap sormak, hesap vermeye zorlamak yaşananların tekrar edilmesini engelleyebilir. Günlerdir Amerika ve dünyanın farklı ülkelerinde eylemde olan insanlar bunu ifade etmeye çalışıyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.