Silemez yıllar izlerini…
Forum Haberleri —

Dilan - Perihan Eraslan
- Bazen gözlerimi kapatıp kurduğumuz hayalleri hatırlıyorum. Eskitmiyorum hiç bir anımızı, silemez yıllar izlerini. Sen hep böyle güzel ve gencecik kalacaksın yüreğimde.
ASLIHAN AVESTA
Adı: Perihan Eraslan
Kod Adı: Dilan
Katılım tarihi: 4 Nisan 1992
Şahadet tarihi: 18.06.1997 Cudi
Bu gün tam 26 sene oldu sen gideli. Ardında o kadar anı bıraktın ki hepsi taptaze aklımda. Birlikte yaptığımız sohbetler, birlikte kurduğumuz hayaller, kavgalar, gülmeler, ağlamalar, küsüp barışmalar....Hepsi bir bir aklımda.
Sen hep çok parlak, hep çok heyecanlı, hep çok özgür, hep çok merhametli ve ışıl ışıldın! Sen gideli ne çok şey birikti içimde sana anlatmak istediğim.
Yine hüzünlü Haziran ayında kokunu saldı dört bir yana ıhlamur ağaçları. Sarıldım, öptüm, içime çektim yine kokunu.
"Biz bir gün bu dünyadan gidince evrende bir yerlerde bize ait bir şeyler kalır" derdin.
Ve dünyanın neresinde olursam olayım senin de kokun kaldı; özgürlük kokan, devrim kokan... Belki Kurdistan dağlarında bir yerde yankılanıyordur çocuksu gülüşün, o gül pembe yanaklarının güzelliğinde açıyordur bir gül.
Senden öğrendiklerimi tekrar tekrar hatırlatıyorum kendime. Hayata bakışını, enerjini, yerinde duramayışını, yüreğindeki aşkı hatırlıyorum.
Bazen gözlerimi kapatıp kurduğumuz hayalleri hatırlıyorum. Eskitmiyorum hiç bir anımızı, silemez yıllar izlerini. Sen hep böyle güzel ve gencecik kalacaksın yüreğimde.
Sen en zor koşullarda bu sömürü düzeninin ve faşizan baskıların üstesinden nasıl gelineceğinin hesaplarını yapardın. Bir kadın olarak kendinde bu gücün var olduğunu bilirdin.
O kısacık yaşamında halkın için, özgürlük ve adalet için yürüdüğün o çetin yolda şartlar ne olursa olsun dik duruşunla hep anılacak ve hep hatırlanacaksın.
Unutamadığım cesaretin, soğukkanlılığın ve kabına sığmayan yoldaşım, senin son Newroz kutlamasında sahnede söylediğin türkü.
"Newroz ê Newroz ê" türküsünü ne zaman duysam burnumun direği sızlar. Dalarım....Dolarım....
Eski günlere gidiyorum... İnanç, direnç ne güzel şeymiş.
O zor koşullarda devrimci olmak, canını yoldaşına emanet etmeye kadar dayanışma içinde olmak ne güzelmiş.
Küçük şeylerden ne büyük mutluluklar çıkarmışız.
Sen benim güzel yoldaşımsın yol ayırımında onurluca direnen. Halkın ve inandıkların uğruna canını feda eden.
Belki dikili bir taşın yok baş ucunda ama kanının son damlası karıştı Kurdıstan topraklarına ve her mevsim rengarenk açarsın, kokun yayılır dört bir yana. Özgürlük oldun, direniş oldun, adını yazdın bu topraklara...
Bir yazarın dediği gibi " başka bir yer varsa orda tekrar görüşürüz belki. Yoksa da, seni tanımak benim cennetimdi zaten."
Elimde küçük bir gazete küpürü, ufacık bir şiir. 20 yıl oldu saklayalı. Sana yazılmış gibi.
Uzun uzadıya düşünüp
gecenin derinliğinde
Uzanabilmek
ve ulaşabilmek sana,
dopdolu özlemlerimle
yüreğimde alevlenen
zincir tanımaz
özgürlüğün,
kora dönüşmüş
ateşinde
bulabilmek seni.
Hüzünlü bir güz pınarında seni,
çıplak nasırlı ayakların
çamurlara bata çıka
ilerleyişinde,
seni her şeyde görebilmek.
Ve ulaşabilmek sana,
acınla,
umudunla,
bana sen,
sana ben diyebilmek...
Senin ve bu uğurda yasamını yitiren bütün yoldaşlarının önünde saygı ile eğiliyorum.
Yolunuz yolumuz ve sizler bize ışık oldunuz.















