Şengal ve Mam Zeki Şengalî

Forum Haberleri —

7 Ağustos 2020 Cuma - 23:00

  • Êzîdî toplumunun bir ferdi ve aynı zamanda bir önderi olan Mam Zeki Şengalî, 73. fermanı iliklerine kadar his eden ve yaşayan biriydi. Êzîdî toplumu için su ve ekmekten daha önemli olan, öz savunma ve öz yönetimin oluşması için büyük çabalar sarf etti. Bunu yaşamıyla ispatladı.

Rauf KARAKOÇAN

Şengal katliamının 6. yıldönümünü geride bıraktığımız bu günlerde, Êzîdî toplumunun önderlerinden Mam Zeki Şengalî’nin katledilişinin 2. yıldönümünü de geride bırakıyoruz. Ferman gerçeğini sorgularken, sadece DAİŞ çetelerinin yaptığı katliamlarla 73. fermanı izah etmek yetersiz bir yaklaşımdır. DAİŞ’in Şengal’de yaptığı katliamlar işin sadece bir boyutudur. Ferman öncesi ve sonrası dönemin özeliklerini, Êzîdî toplumunun sorunlarını, siyasi aktörlerini ve oynadıkları rolleri göz önünde bulundurmak, bu günü anlamamız açısından büyük önen taşımaktadır. Tarihin çarpıtılmasına izin vermemek için de gerekli bir yaklaşım olacaktır. Çünkü nalıncı keseri gibi kendine doğru yontup pirim yapmak isteyen güçler hiç de az değildir.


Katliamlarıyla, işgal, talan ve yayılmacılığıyla tıpa tıp benzerlik taşıyan, DAİŞ’in yeni versiyonu AKP ve Ebu Bekir El Bağdadi’nin ruh ikizi Tayyip Erdoğan, Êzîdî toplumunu “koruyan, kollayan, sahip çıkan” türden yalanları bilinmektedir. KDP’de benzer minvalde sahiplenmeye çalışmaktadır. Nereden bakarsak bakalım yalancılığın, utanmazlığın ve arsızlığın bu kadarına da pes doğrusu.


ABD’nin 2003 Mart’ın da Irak’a müdahalesiyle oluşan boşluktan yararlanarak, Şengal’deki yönetimi ele geçiren KDP’nin koruması altında, büyük bir katliam gerçekleşmiştir. Bu katliamın yaraları hiç bir zaman kapanmayacaktır. Êzîdî toplumunun yaşadığı travma hiç bir zaman bitmeyecek türden kalıcı sorunlar üretmiştir. Yaşanan geçmiş tarihi geri sarmak mümkün olmadığına göre, sorunların telafisi de mümkün olmayacaktır. Ferman sonrasında Kürdistan Bölgesel Yönetimi başkanı sıfatıyla Neçirvan Barzani’nin yapmış olduğu açıklama büyük bir talihsizliktir. İhanettin sonuçlarını görmesi gerekirken, Şengal direniş güçlerini hedef alması, Êzîdî toplumuna bir kez daha ihanet etme anlamına gelmektedir. Şengal’deki direnişte rolü tartışmasız olan Mam Zeki Şengalî’nin anısına da bir saygısızlıktır.


Êzîdî toplumunun bir ferdi ve aynı zamanda bir önderi olan Mam Zeki Şengalî, 73. fermanı iliklerine kadar his eden ve yaşayan biriydi. Bu nedenle ferman öncesi ve sonrası sürecin içinde bizzat yer alarak iyi takip eden, anı anına yaşayan, sorunlara çözüm üretmeye çalışan bir pratiğin sahibi oldu. Kendisi için riskli olmasına rağmen son nefesine kadar Şengal’de kalarak, Êzîdî toplumuna rehberlik yaptı, acılarını paylaştı, umut olmaya çalıştı. Gecesini gündüzüne katarak, durup dinlenmeden fermanın yaralarını sarmaya çalıştı. Bunu görmezden gelmek büyük bir nankörlüktür. Her kim olursa olsun, taşıdığı sıfat ne olursa olsun, ister KDP olsun ister onun beslemesi olan bazı Êzîdîler olsun, Şengal direnişini, ödenen bedelleri, Mam Zeki Şengalî gerçeğini görmezden gelmeleri bu topluma bir kez daha ihanet etmektir. Tarihi çarpıtmaktır, toplumun son kalıntılarını da ortadan kaldırmaktır.


Mam Zeki Şengalî bu topluma, kendilerini nasıl savunacaklarını ve nasıl yöneteceklerini öğretmeye çalıştı. Şengal için yarattığı değerlerin başında Êzîdî toplumu için su ve ekmekten daha önemli olan, öz savunma ve öz yönetimin oluşması için büyük çabalar sarf etti. Bunu yaşamıyla ispatladı. Şehadetiyle kendisini kanıtladı.


Faşist diktatör Erdoğan “Kürt kardeşlerim” diye diye Kürtlerin kökünü kazımaya çalışırken, KDP de benzer bir taktiği Êzîdîler için uyguluyor. Fermana yol açmakla Êzîdîlere en büyük kötülüğü yapmış ve imha olmalarına yol açmıştır. İmhadan kurtulanları da tasfiye etmek için öz savunma güçlerini hedef alıp ortadan kaldırmaya çalışıyor. Êzîdîlerin bardağından su içmeyen, haram sayan bir zihniyetin temsilcileri, Êzîdîlerin hamisi kesilmesi ne acı verici bir durum!


Şengal; KDP’nin bir sömürgesi değildir ve hak iddia etmesi de doğru değildir. Êzîdîlerin kendisini yönetmesi neden istenmiyor? Kendisini korumak için öz güç oluşturulması neden istenmiyor? Êzîdî toplumunun iradesine neden saygı duyulmuyor? Baskı ve korku iklimi yaratarak Êzîdîleri kendilerine tabi kılmak, tebaa durumuna getirmek, köleleştirmek anlamına gelmektedir. Êzîdîlerin kendilerini Kürt saymama düşüncesinin altında da KDP’nin olumsuz uygulamaları yatmaktadır. Bu gerçekler artık görülmelidir. Olumlu bir şey yapmasına da gerek yoktur. Gölge edilmese yeterli olacaktır.


Mam Zeki Şengalî, KDP’nin birçok engeline rağmen, ferman sonrası Şengal’in yeniden kökleri üzerinde yeşermesi için yoğun emek harcamıştır. Tekrardan yaşanır hale getirmek, geri dönüşleri sağlamak, kurumlarını inşa etmek ve her şeyden önce siyasal bir statüye kavuşturmak temel uğraşı olmuştur. Farklılık gözetmeksizin herkesin yardımına koşmuştur. 15 Ağustos 2018 günü, Koço Köyünde gerçekleşen toplu katliam yıldönümünde, Türk devletinin alçakça saldırısında şehit düşene kadar da, nefes nefese bir pratiğin içinde olmuştur. Şengal, Mam Zeki Şengalî ile bütünleşmiştir.


Yeni Şengal, Şehitlerin eseridir. Mam Zeki Şengalî şahsında bütün Şengal şehitlerini saygı ve minnetle anıyoruz.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.