- ABD’nin Irak’tan çekilmesiyle Şii milislerin silahlarının devlet kontrolüne alınması için süreç başladı. Plan, silahların Haşdi Şabi depolarında tutulması ve grupların bu yapı altında yeniden düzenlenmesi.
- Milis grupları ise silahların Haşdi Şabi’ye devrinin yanı sıra mevcut tugay ve komuta yapılarının korunmasını istiyor. Bazı gruplar, Irak’ın hava sahası ve sınırlarının kontrolünü de istiyor.
ABD güçlerinin Irak’tan çekilmesi tamamlandı. İran yanlısı Şii silahlı gruplar açısından bu gelişme önemli bir kazanım olarak görülürken, çekilmenin ardından devlet kontrolü dışındaki silahların akıbeti yeniden gündeme geldi. Daha önce 30 Eylül olarak belirlenen silah teslimi için son tarih, 30 Haziran 2027’ye kadar uzatılan kademeli bir sürece dönüştü.
Entegrasyon tartışması
Yeni plan, milislerin tamamen dağıtılmasından çok mevcut yapıların yeniden düzenlenmesini ve 2016’dan bu yana Irak güvenlik sisteminin resmi parçası olan Haşdi Şabi’ye entegre edilmesini öngörüyor. Hükümet silahlı grupların entegrasyonu konusunda anlaşmaya varıldığını açıklasa da, sert çizgideki grupların “İslami Direniş” adlı çatı oluşumu, hükümetin açıkladığı takvimi reddetti. Grup, ABD veya İsrail’in olası saldırılarına karşı misilleme hakkını saklı tuttuğunu da açıkladı.
Sürecin başlangıcı 2020’ye uzanıyor
ABD’nin çekilmesinin siyasi temelleri Ocak 2020’ye dayanıyor. 3 Ocak 2020’de Bağdat Havalimanı’na düzenlenen ABD saldırısında İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ile Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı ve Kataib Hizbullah’ın kurucusu Ebu Mehdi el-Muhandis öldürüldü. İki gün sonra Irak Parlamentosu, yabancı güçlerin ülkeden ayrılmasını isteyen bir karar aldı. Kararda silahların yalnızca devlet kontrolünde olması da öngörülüyordu.
Karar bağlayıcı değildi ve herhangi bir takvim içermiyordu. Şubat 2024’te parlamento, hükümete bu kararı uygulama çağrısı yaptı. Eylül 2024’te ise Bağdat ve Washington, koalisyon misyonunun aşamalı olarak sona erdirilmesi konusunda anlaştı.
Silahlar için 2027 takvimi
Görüşmeler sonucunda ABD güçlerinin çekilmesiyle milislerin silahlarının da devlet kontrolüne alınması bağlantılı hale geldi. Iraklı yetkililer, çekilmenin ardından silahlı grupların ya resmi güvenlik birimlerine katılması ya da siyasete yönelmesi gerektiğini açıkladı.
Ağustos ayında iktidardaki Devlet İdaresi Koalisyonu da resmi kurumlar dışında yürütülecek silahlı faaliyetlerin terörle mücadele yasası kapsamında değerlendirilebileceği uyarısında bulundu. Silahların kontrolüne ilişkin görüşmeler de aynı dönemde hızlandı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın Bağdat ziyareti sırasında Koordinasyon Çerçevesi liderleriyle silahların durumu ele alındı. Sonraki açıklamalarda silahların Haşdi Şabi depolarında tutulması ve koalisyonun çekilmesinin ardından kademeli bir teslim sürecinin başlatılması gündeme geldi.
21 Eylül’de Başbakan Ali el-Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüştü ve sürecin 30 Haziran 2027’ye kadar tamamlanmasını öngören bir takvim sundu. ABD’nin Irak ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da Haziran 2027’ye kadar silahlı gücün yalnızca devletin kontrolünde olması konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı.
Silahlar kimin kontrolünde?
Ancak sürecin ayrıntıları hâlâ tartışmalı. Bazı planlara göre bağımsız silahlı faaliyetlerini sona erdiren gruplara siyasi hayata katılma imkânı verilecek ve yeni bir Haşdi Şabi müdürlüğü kurulacak. Silahların Ocak 2027’den itibaren hükümet denetimine alınması, füze, roket ve tek yönlü saldırı dronları gibi stratejik silahların devrinin ise Mart 2027’de başlaması öngörülüyor.
Buradaki en önemli tartışmalardan biri, milis üyelerinin bireysel olarak mı yoksa mevcut tugaylarıyla birlikte mi Haşdi Şabi’ye alınacağı. Üyelerin bireysel olarak kabul edilmesi, mevcut komuta zincirlerinin dağılması anlamına gelebilir. Tugayların birimler halinde kabul edilmesi ise milislerin mevcut örgütlenmelerini büyük ölçüde korumasına imkân sağlayabilir.
Haşdi Şabi formülü
Haşdi Şabi modeli, grupların devlet kontrolüne alınırken mevcut yapılarını korumasına olanak tanıyabilir. 2016 tarihli yasaya göre Haşdi Şabi başkomutana bağlı ve üyelerinin siyasi faaliyet yürütmesi yasak. Ancak milis grupları yaklaşık on yıldır bu yapı içerisinde faaliyet gösteriyor. Bu nedenle silahların Haşdi Şabi depolarına taşınmasının hukuki mülkiyeti değiştirse bile gerçek kontrolü ne ölçüde değiştireceği tartışılıyor.
Ağustos ayında gündeme gelen depolama planına göre grupların silahları hükümete bildirilecek ve habersiz denetimlere açık depolarda tutulacak. Ancak depoların gruplar ile Haşdi Şabi tarafından ortak yönetilmesi ihtimali de bulunuyor. Şimdiye kadar kamuoyuna yansıyan teslimatlar ise sınırlı kaldı. Ağustos ayında Asaib Ahl al-Haq’a bağlı bazı tugayların mühimmat ve füze taşımayan az sayıda İHA teslim ettiği bildirildi.
Grupların farklı talepleri
Milis grupları sürece farklı şartlarla yaklaşıyor. Asaib Ahl al-Haq lideri Kays el-Hazali, ABD’nin çekilmesini “egemenlik” açısından bir kazanım olarak değerlendirirken, Kataib Sayyid al-Shuhada silah meselesini Irak’ın hava savunmasının kontrolü, Türk askerlerinin ülkeden ayrılması ve sınır kapılarının denetlenmesi gibi daha geniş taleplerle birlikte ele alıyor. Kataib Hizbullah da ABD güçlerinin ülkeden çıkarılmasını kendi başarısı olarak sunarken, bazı gruplar silah teslimi için dini veya siyasi şartlar öne sürüyor.
İran faktörü
Milislerin siyasi ağırlığı, İran-Irak arasındaki uçuşlar konusunda da ortaya çıktı. ABD’nin İran havacılık sektörüne yönelik yaptırımları nedeniyle uçuşların durmasının ardından bazı milis liderleri ve Iraklı siyasetçiler hükümete baskı yaptı. ABD Hazine Bakanlığı ise 28 Eylül’de Irak Havayolları’nın İranlı hacıları İran ile Necef arasında taşımasına 28 Ekim’e kadar izin veren sınırlı bir lisans yayımladı. Ancak lisans, nakit taşınması ve milis gruplarıyla bağlantılı yolcular konusunda kısıtlamalar getiriyor.
Bazı Iraklı siyasetçiler ve analistler, Haziran 2027’ye kadar tanınan sürenin İran’a Washington’la müzakere etmek ve silahlı grupların konumunu korumak için zaman kazandırabileceğini savunuyor.
Bundan sonra ne olacak?
Sürecin nasıl uygulanacağı; Haşdi Şabi komutanlarının kim tarafından atanacağına, silah depolarına kimin erişeceğine, füze ve İHA kullanımının nasıl denetleneceğine ve hükümet emirlerine uymayan gruplara karşı ne yapılacağına bağlı olacak. ABD’nin çekilmesiyle milisler uzun süredir talep ettikleri bir hedefe ulaşırken, silahların gerçekten devlet kontrolüne geçip geçmeyeceği konusundaki mücadele 30 Haziran 2027’ye kadar devam edecek. HABER MERKEZİ