• Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri raporuna göre sinema seyircisi geçen yıla göre yüzde 15 azalırken opera ve bale seyircisi bir önceki sezona göre yüzde 16,5 arttı.

 

Sinema Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılında 417'si ilk defa olmak üzere sinema salonlarında toplam 771 film gösterildi. İlk defa gösterime giren 417 filmin 159'u Türkiye yapımı, 258'i yabancı film oldu. 2025 yılında sinema salonu sayısı 2 bin 161 olurken, sinema salonlarındaki koltuk sayısı 253 bin 364 oldu.

TÜİK’in raporuna göre sinema seyirci sayısı bir önceki yıla göre yüzde 15 azalarak 27 milyon 657 bin 591 kişi oldu. Türk film seyirci sayısı yüzde 18,3 azalarak 15 milyon 96 bin 336 kişi olurken, yabancı film seyirci sayısı yüzde 10,7 azalarak 12 milyon 561 bin 255 kişi oldu.

Tiyatro salonlarında oynanan eser sayısı ise 2024/25 sezonunda geçen sezona göre yüzde 4,8 artarak 10 bin 216 oldu. Tiyatro salonlarında oynanan çeviri eser seyirci sayısı yüzde 14 artarak 2 milyon 459 bin 735 olurken, telif eser seyirci sayısı geçen sezona göre yüzde 2,9 azalarak 5 milyon 723 bin 522 oldu.

2024/25 sezonunda tiyatro salonlarında oynanan çocuk eseri gösteri sayısı yüzde 5,5 artarak 13 bin 156 olurken yetişkin eseri gösteri sayısı yüzde 5,7 azalarak 21 bin 619 oldu. Aynı sezonda çocuk eseri seyirci sayısı yüzde 5,3 artarken, yetişkin eseri seyirci sayısı ise yüzde 0,1 arttı.

Opera ve bale izleyicisi yükselişte

TÜİK’e göre opera ve bale seyirci sayısı bir önceki sezona göre yüzde 16,5 artarken, gösteri sayısı yüzde 21,8 arttı. Orkestra seyirci sayısı geçen sezona göre yüzde 15,3 azalırken, koro seyirci sayısı yüzde 27,6 arttı, topluluk seyirci sayısı ise yüzde 25,5 azalarak 142 bin 766 oldu. ANKARA

***

 

Renklerin Diyojen’i

Aras Yayıncılık, sanat tarihçisi İnci Aydın’ın uzun yıllara yayılan titiz araştırmalarının ürünü olan Renklerin Diyojen’i Ressam Agop Arad kitabını okurla buluşturuyor. Eser ressam, gazeteci ve yazar Agop Arad’ın (1913–1990) yaşamını ve sanatını, dönemin kültürel ve entelektüel atmosferiyle birlikte ele alarak 1940’lar Türkiyesine çok katmanlı bir bakış sunuyor. İnci Aydın’ın doktora yıllarında filizlenen merakı, Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nin gazete arşivlerinden özel koleksiyonlara uzanan kapsamlı bir araştırmaya dönüşüyor.

Kitapta, Sait Faik Abasıyanık’tan Orhan Veli Kanık’a, Sabahattin Ali’den Yaşar Kemal’e kadar dönemin önde gelen isimleriyle Agop Arad’ın kesişen yolları, dostlukları ve ortak üretimleri ayrıntılı biçimde inceleniyor. Yeniler Grubu’nun manifestosundan Babıâli’nin gazetecilik ortamına, Paris’teki sanat çevrelerinden İstanbul’un gündelik yaşamına uzanan anlatı, 1940 kuşağının kültürel haritasını yeniden kuruyor.

Yazar Yervant Gobelyan’ın “Renklerin Diyojen’i” olarak adlandırdığı Agop Arad, yalın çizgileri ve güçlü renk kullanımıyla İstanbul’un sıradan insanlarını resmin merkezine taşır. Balıkçılar, seyyar satıcılar, ayakkabı boyacıları ve gündelik hayatın görünmez emekçileri, Arad’ın tuvalinde dikkatle ve içtenlikle yer bulur. Kitap, sanatçının bu yaklaşımını toplumcu gerçekçi sanat anlayışı bağlamında değerlendirerek dönemin estetik ve düşünsel iklimine ışık tutuyor.

Renklerin Diyojen’i Ressam Agop Arad, resim ile edebiyatın kesiştiği, dostlukların ve üretimlerin iç içe geçtiği bir kültür evreninin anlatısı. İSTANBUL