Yazar Gharbi M. Mustafa’nın “Dağlar Ağladığında” kitabı üzerine

  • Ailesinin Başûrê Kurdistan dağlarına göç etmesine izin verildiğinde, Hamko kendini ilk kez evinde hisseder, arkadaşlar edinir. Ancak burada da rejimin zulmünden kaçış yoktur.

 

Derleme ve çeviri: Yeni Özgür Politika

Gharbi M. Mustafa, Başûrê Kurdistanlı Kürt bir yazar ve edebiyat bilimci. Dohuk Üniversitesi’nde dünya edebiyatı dersleri veriyor. Mustafa’nın edebiyatı; hafıza, sürgün ve Kürt kimliği temaları etrafında şekilleniyor.

“Dağlar Ağladığında” (orijinal adıyla When Mountains Weep), yazarın ilk romanı. Daha sonra yayımlanan Tozla Gelen (2018) ve Sessiz Zirvelerin Fısıltıları (2024) adlı kitapları izledi. Romanın Almanca çevirisi, “Wenn Berge weinen” başlığıyla okurlarla buluşmakta. İngilizce aslından Niko Fröba tarafından Almancaya kazandırılan bu eser, Berlin merkezli Transit Buchverlag yayınevi tarafından 2026 yılında yayımlandı.

Roman, 1980’li ve 1990’lı yıllarda Irak’ta büyüyen Kürt bir çocuk olan Hamko’nun gözünden, onun çocukluktan yetişkinliğe uzanan hikâyesini anlatmakta. 

Hamko’nun dağlara göçü

Hamko, ailesiyle birlikte Musul’da yaşamakta. Okula başladığı gün, ona içinde bulunduğu ortama/topluma “ait olmadığını” hissettiren acımasız bir dönüm noktası olur. Iraklı Araplar, Kürt olan her şeyi aşağılamakta, Hamko hakaretlere ve dayağa maruz kalmakta. Kürtçe konuşması bile yasak; ağzından anadili Kürtçe sözcükler çıktığında, öğretmeni acıyı arttırsın diye ellerine önce su döküp sonra cetvelle vurmakta. 

Ailesinin Başûrê Kurdistanê dağlarına göç etmesine izin verildiğinde, Hamko kendini ilk kez evinde hisseder, arkadaşlar edinir. Ancak burada da rejimin zulmünden kaçış yoktur. İran-Irak Savaşı patlak verdiğinde Hamko, BAAS rejiminin ordusunda kendi halkına karşı savaşmak zorunda bırakılır. Ardından Türkiye’ye kaçış, yeni yokluklar ve tehlikeler gelir. 

Roman sadece siyasi baskı ve şiddeti değil, aynı zamanda ataerkil bir toplumda büyümenin getirdiği çelişkileri, çocukluk şakalarını, ilk ürkek aşkı, kimlik arayışını ve ailevi ve kültürel baskılardan sıyrılma çabasını da anlatır. 

Mustafa, olayları şiirsel bir dille ve nükteli, alaycı bir mizahla aktarıyor. Kısa kısa bölümlerin her biri, çarpıcı bir yaşam dersine bağlanıyor. 

Sürükleyici anı kitabı

Roman bir otobiyografi ya da otokurgu değil, bir “memoir” (anı kitabı) olarak nitelendiriliyor: Yazar, belirli bir yaşam dönemine ait gerçek anılarını anlatı araçlarıyla işliyor. 

Frankfurter Allgemeine Zeitung’dan Martina Wagner-Engelhaaf, kitabı “Avrupa’dan bakıldığında çok uzak görünen bir yaşam dünyasını, Kürtlerin iç perspektifinden, şiirsel ve yoğun bir dille gözler önüne seriyor” sözleriyle övüyor. Deutschlandfunk Kultur’dan Stephanie von Oppen ise romanı şöyle değerlendiriyor: “Son derece etkileyici ve güncel bir roman. Şiirsel dili, ince alaycı mizahı ve Kürt sözlü anlatı geleneğine yaptığı göndermelerle Hamko’nun hikâyesi, okuru son sayfaya kadar bırakmıyor.” 

Dağlar Ağladığında yalnızca bir bireyin büyüme hikayesi değil; aynı zamanda Saddam Hüseyin yönetimindeki Irak’ta Kürt halkının sistematik baskı, şiddet, umutsuzluk ve zorunlu göçle şekillenen ortak kaderinin evrensel bir anlatısı. Günümüzde hâlâ devam eden çatışmalar ve baskılar göz önüne alındığında, bu roman hem geçmişi anlamak hem de bugünü kavramak için hayati bir pencere açıyor.