Siyasi güçlere birlik çağrısı

Demokratik Birlik İnisiyatifi

Demokratik Birlik İnisiyatifi

  • Ulusal birliğin işgalcilerin planlarını boşa çıkarmanın tek garantisi olduğunu vurgulayan Demokratik Birlik İnisiyatifi, tüm siyasi güçlere şöyle seslendi: "Bir anlaşmaya varmak, ortak bir strateji oluşturmak ve demokratik bir ulusal program geliştirmek, halkımızın çıkarlarını koruyacaktır."

Demokratik Birlik İnisiyatifi önceki gün Amed’de “Kurdên Bakur yekîtiya xwe ya neteweyî nîqaş dikin/Kuzey Kürtleri ulusal birliği tartışıyor” başlıklı konferans düzenledi. Konferansın sonuç bildirgesi dün Keçi Burcu’nda açıklandı. Bildirgenin Kurmancîsini Demokratik Birlik İnisiyatifi sekretaryasından Gülser Yıldırım, Kirmanckîsini ise Murat Kan okudu. Sonuç bildirgesinden şunlar ifade edildi: "Ortadoğu'daki güç dengesinin değiştiği ve sınırların yeniden çizildiği bu tarihi dönüm noktasında, Kürtlerin ulusal birlik içinde hareket etmesi çok önemlidir. Kürtler ancak bir araya gelerek bu kritik dönemde haklarını elde edebilir ve mevcut kazanımlarını koruyabilirler.

Fırsat ve tehlikeler

Kürt güçlerinin birlik ve beraberlik eksikliği nedeniyle Kürdistan hem tarihi fırsatları kaçırmakta hem de büyük tehlikelerle karşı karşıya kalmaktadır. Kürt halkının yüzyıllardır süregelen varoluş ve özgürlük mücadelesinde başarılı olmasının en önemli yollarından biri de ulusal birliğe ulaşmaktır. Halkımız, kritik zamanlarda ulusal birliğin gerekliliğini görmüş ve başarının ancak geçmişten alınan dersler ve birlik yoluyla elde edilebileceğini bilmektedir.

Çabalar hep vardı

Kürt ulusal birliği, sadece bugün değil, her zaman Kürt şahsiyetlerinin ve liderlerinin gündeminde yer aldı. Merhum Mam Celal'in çabaları sayesinde Kuzey güçlerinin ortak ulusal birliğine yönelik girişim, Şam'da ‘1993 Protokolü’ olarak bilinen ve Kürtler arasında büyük umut yaratan bir protokolün kamuoyuna açıklanmasına yol açtı. O günden bu yana birçok çaba gösterilmiş olmasına rağmen Kürtlerin arzu ettiği birlik henüz sağlanamadı. Sayın Öcalan'ın bu konudaki çabaları 2000'li yılların başlarından bu son döneme kadar devam ediyor. Sayın Abdullah Öcalan, 2013'te Kürt Ulusal Kongresi'nin toplanmasını talep ettiğinde, Sayın Mesûd Barzanî, üç Kürt liderinin (Mesûd Barzanî, Abdullah Öcalan ve merhum Mam Celal) adına, Kürdistan'ın her yerinden güçleri Hewlêr'e davet etti. Bu toplantının çabaları sayesinde Kürtler ulusal birliğe çok yaklaştı, ancak dış güçlerin müdahalesi nedeniyle ulusal birlik kurulamadı.

Birliği, tehlike görüyorlar

Tarih bize göstermiştir ki; soykırım da dahil hegemonların politikaları, Kürtler arasında bölünme ve ayrılık olduğunda daha fazla ön plana çıktı. Bu bölünme, hegemonların Kürtlere karşı politikalarını ve komplolarını kolayca uygulamalarına her zaman olanak sağladı. Kürtlerin birleşmesi de büyük tehlikeleri önledi. DAİŞ, özellikle Kobanê'de halkımıza saldırdığında, Kürt güçlerinin birliği Kürdistan topraklarının savunmasında çelik bir kalkan görevi gördü. Yine son olaylarda, Kürtlerin ‘Yek e yek e yek e, gelê Kurd yek e’ sloganıyla Rojava'yı savunmadaki eşsiz duruşu, topraklarındaki tüm yapay sınırları ortadan kaldırıp varlıklarını tüm dünyaya gösterdi. Bu duruş, ulusal birliğin işgalcilerin planlarını boşa çıkarmanın tek garantisi olabileceğini kanıtladı. Yaşanan örnekler, güçler birleştiğinde tüm dengelerin kendi çıkarlarına göre değiştiğini de gösterdi. Bu temelde bir anlaşmaya varmak, ortak bir strateji oluşturmak ve demokratik bir ulusal program geliştirmek, halkımızın çıkarlarını koruyacaktır.

Halkın çağrısına uyulmalı

Konferansımıza katılanlar, tüm grupların, örgütlerin ve farklı siyasi partilerin ulusal birlik konusundaki son çalışmalarına, taleplerine ve açıklamalarına önem veriyor. Halkımız bugün Kürt ulusal birliğini gerçekleştirme konusunda güçlü bir irade göstermişse siyasi partilerin ve grupların verebileceği tek yanıt, bu birliğe doğru adımlar atmak, ortak bir duruşla birlikte çalışmak, bireysel ve siyasi çıkarları bir kenara bırakmaktır.”

Devlet adım atmalı

‘Kuzey Kürtleri Ulusal Birliği Tartışıyor’ başlıklı konferansımızın katılımcıları, Türkiye'de bir yılı aşkın süredir devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yasal bir aşamaya dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Sürecin tek taraflı ve yavaş ilerlemesi ve somut adımlar atılmaması, toplumun umutlarının da yıkılmasına yol açıyor. Devletin, Kürt milletinin kimliğini ve tüm haklarını temel kanunda teyit etmesi gerekiyor. Siyasi tutukluları serbest bırakmalı ve ‘umut hakkı’ ile siyasi yargılamalar için gerekli kanunları derhal yürürlüğe koymalıdır." AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.