SPT'ye Meclis'te anlatıldı

14 Eylül 2022 Çarşamba - 19:00

Hüseyin Kaçmaz

Hüseyin Kaçmaz

  • BM İşkenceyi Önleme Alt Komitesi heyetiyle yapılan görüşmede yer alan HDP Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, "SPT, işkencenin, tecridin ve sivil ölümün kaynağı olan İmralı’yı incelemeli” dedi.  

Birleşmiş Milletler (BM) İşkenceyi Önleme Alt Komitesi (SPT), 2015’te Türkiye'ye yaptığı ziyaret sırasında verilen tavsiyelerin yerine getirilip getirilmemesi ve yaşanan hak ihlallerine dair sivil toplum örgütleri, insan hakları örgütleri ve barolarla görüşmeler gerçekleştiriyor. Delegasyon Başkanı Suzanne Jabbour (Lübnan), Catherine Paulet (Fransa), Daniel Fink (İsviçre) ve Juan Pablo Vegas'tan (Peru) oluşan heyetin bugün ziyaretlerini tamamlaması bekleniyor. 

Heyet, ziyaret kapsamında 6 Eylül’de Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu (İHİK) üyeleriyle de bir araya geldi. Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) İHİK Üyesi Hüseyin Kaçmaz, SPT'nin gerçekleştirdiği ziyaretin detaylarını MA'dan Bervina Altan'a anlattı. 

Cezaevleri aktarıldı

AKP’li komisyon başkanının ziyaret sırasında kimi bilgilendirmede bulunduğunu belirten Kaçmaz, "Yapılan faaliyetler, çalışmalar, yapılmak istenenlere dair; sistematik işkenceyi inkar eden bir aktarım yaptı. Bireysel bazı sorunlar ve ihlaller kabul edilse de sistematik işkencenin Türkiye’de olmadığına ilişkin konuştu” dedi. AKP’li başkanın aktarımlarına itiraz ettiklerini söyleyen Kaçmaz, kendisinin de cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini, infaz yasasında yapılan değişiklikleri, infaz yakmaları ve İmralı Cezaevi'nde uygulanan tecride dair bilgilendirme yaptığını belirtti. 

Sessiz kaldılar

İmralı'daki tecride dair sorduğu soruya karşı heyetin sesiz kaldığını ifade eden Kaçmaz, "Bu hak ihlallerinin çıkış noktası olan İmralı Cezaevi’ne ziyaret edecek misiniz?' diye sorduğumda sessiz kaldılar. Olumlu ya da olumsuz bir yanıt alamadım. Eğer işkencenin, hak ihlallerinin önlenmesi amacıyla bir çalışma yapılıyorsa bunların çıkış noktası olan İmralı tecridini de yerinde tespit etmek gerektiğini ifade ettim" dedi.

Uluslararası sorumluluk

AKP-MHP iktidarının yanı sıra uluslararası kurumların da tecritten sorumlu olduğunu ifade eden Kaçmaz, şöyle devam etti: "Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf, Birleşmiş Milletler İşkencenin Önlenmesi Komitesi’nin yetki sınırları içerisinde ama İmralı’da sosyal izolasyon uygulanıyor. Avukat, aile ve telefon görüş hakkı yok. Bu tek başına bir işkencedir. Çünkü dış dünya ile hiçbir iletişim yok ve bu sosyal izolasyon aslında bir işkence türüdür. Artık işkence ifadesiyle de tanımlamak yeterli olmuyor. Bu bir sosyal ölümdür. Dış dünya ile iletişimin kesilmesi ne Türkiye anayasasında ne de uluslararası sözleşmelerde yer alıyor. Anayasaya göre herkes eşit, infaz yasasına göre hükümlülerin hakları vardır. Ailesiyle, avukatıyla görüşme ve telefon hakkı vardır. AKP-MHP’nin Kürt düşmanı politikaları iç hukuku da ayaklar altına alan bir durum yaratmış durumda." 

Sessizlik katmerleştiriyor

Tecride dair sessizliğin sorunları daha da katladığına dikkat çeken Kaçmaz, "Türkiye’de insan hakları ve ifade özgürlüğünde yaşanan gerilemenin temel sebebi İmralı’daki tecridin kendisidir. Bir defa hukukun dışına çıkıldı mı ya da hukuk ayaklar altına alındığında tüm topluma yayılıyor. İnsan hakları ve özgürlük alanında mücadele eden herkes bu tecrit içerisinde sıkıştırılıyor. Bu sebeple siyaseten, etik ve ahlaki olarak bu tecride karşı mücadele edilmeli, karşı çıkılmalıdır. Uluslararası kurumların da dahil olduğu bir tecrit ve işkence sistemi uygulanıyor” şeklinde konuştu.

SPT ziyaret edebilirdi

Kaçmaz, halen Türkiye'de temaslarını sürdüren SPT heyetine İmralı'yı ziyaret etme çağrısı yaparak, "SPT, eğer sözleşmede yer alan şekliyle bir heyet olarak çalışmalarını yürütecek ise, işkencenin, tecridin, sivil ölümün kaynağı olan İmralı’yı da incelemelidir. Tecrit ve işkencenin önüne geçilmesi için SPT’nin inceleme yapması ve raporunu oluşturduktan sonra yayınlaması gerekir. Tecrit son bulmalıdır” dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) İşkence ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezanın Önlenmesi Alt Komitesi (CPT), hak ihlalleri ve kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldıkları gözaltı yerlerini haberli ya da habersiz olarak taraf devletleri ziyaret eder ve tavsiyelerde bulunur. SPT, her ziyaret sırasında hükümet yetkilileri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve BM kurumlarıyla görüşerek, gizli ön gözlemlerini hükümetlere ve Ulusal Önleme Mekanizması’na sunar. Türkiye, İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme’nin İhtiyarı Protokolünü (OPCAT) 2011'de onamıştı.   ANKARA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.