Taksim'de anmaya izin verilmedi

Gözaltı

Gözaltı

  • 1 Mayıs Taksim İnisiyatifi’nin Kazancı Yokuşu’nda yapmak istediği anmaya izin vermeyen polis, aralarında sendikacılar, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin bulunduğu çok sayıda kişiyi gözaltına aldı.

İstanbul’da çok sayıda demokratik kitle ve gençlik örgütünün katılımıyla kurulan 1 Mayıs Taksim İnisiyatifi’nin Kazancı Yokuşu’nda gerçekleştirmek istediği anma, polis tarafından engellendi. Çağrı öncesinde Taksim Meydanı ve çevresini bariyerlerle kapatan polis, Gezi Parkı yakınlarında grubun etrafını çevirdi. Metro İstanbul, saat 11.27’de yaptığı açıklamada, İstanbul Valiliğinin kararı doğrultusunda Taksim metrosu ve fünükiler hattının kapatıldığını açıkladı.

Ellerindeki karanfilleri havaya kaldıran eylemciler, “1 Mayıs alanı Taksim Meydanı” sloganı attı. DİSK’e bağlı Elektrik, Gaz, Su, Baraj Çalışanları Sendikası (DİSK/Enerji-Sen) Genel Başkanı Süleyman Keskin, polis ablukası altında yaptığı konuşmada şunları kaydetti: "Günlerdir çalışmalarımızı birlikte yürütüyoruz. Memleketin dört bir yanında sokağa işaret eden bir yerde duruyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Taksim’de, 1977’de yitirdiğimiz yoldaşlarımızı anmak için bir etkinlik düzenlemek istedik. Ama kaymakamlık kararıyla bugün yapacağımız anmanın yasaklandığını söylüyorlar. Bu memlekette onlarca kez en demokratik hakkımızı elimizden almaya kalktılar. Defalarca hepimizi yargıladılar. Mahkemeleri sonuçları çok net ortada: Ne kaymakamın ne valinin bunları yasaklama yetkisi var. Taksim’e yürümek istediğimiz için onlarca kez yargılandık, hepsinden de beraat ettik. Yasa çok net: İşçiler, emekçileri kendileriyle özdeşleşen bir meydanda açıklama ve anma yapabilir. Bu bizim en demokratik, en meşru hakkımız. Bu taleplerimizden de geri adım atmayacağız."

Keskin’in konuşmasının ardından grup, oturma eylemine başladı. 30’dan fazla eylemci, polis tarafından darp edilerek gözaltına alındı.

1 Mayıs 1977 ve Kazancı Yokuşu

DİSK’in çağrısıyla 1 Mayıs 1977’de Taksim Meydanı’nda düzenlenen kitlesel İşçi Bayramı kutlaması sırasında, çevredeki binalardan ve alanın farklı noktalarından ateş açılması ve ardından yaşanan polis saldırısı üzerine büyük panik yaşandı. Kalabalığın Kazancı Yokuşu’na yönelmesiyle izdiham meydana geldi. Türkiye tarihine “Kanlı 1 Mayıs” olarak geçen İstanbul’daki 1 Mayıs 1977 kutlamalarında 41 kişi hayatını kaybetti.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB başta olmak üzere emek ve meslek örgütleri, her yıl Kazancı Yokuşu’nda bir araya gelerek 1 Mayıs 1977’de yaşamını yitirenleri anıyor. Anmalarda hayatını kaybedenlerin isimleri okunuyor, saygı duruşunda bulunuluyor ve Kazancı Yokuşu’na karanfiller bırakılıyor.

* * *

Her gün 5 işçi katlediliyor

TMMOB Makina Mühendisleri Odası, Türkiye’de hemen her gün ortalama 5 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini belirterek, bu tablonun “iş cinayetleri rejimi” olarak tanımlanabileceğini vurguladı.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası, 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü kapsamında yaptığı açıklamada, iş kazaları, iş cinayetleri ve meslek hastalıklarının önlenebilir olduğu söyledi. Açıklamada, Türkiye’de hemen her gün ortalama 5 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği belirtilerek, bu tablonun “iş cinayetleri rejimi” olarak tanımlanabileceği ifade edildi. Meslek hastalıklarına ilişkin verilerin de ciddi sorunlar içerdiğine dikkat çekilen açıklamada, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 25 yılı kapsayan verilerine göre meslek hastalıklarından kaynaklı ölüm sayısının yalnızca 128, toplam meslek hastalığı sayısının ise 17 bin 690 olduğu aktarıldı.

Açıklamada, mevcut politikaların ve uygulamaların işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında sorunları derinleştirdiği ifade edilerek, şu öneriler sıralandı:

* İSİG önlemleri öncelikle kamu hizmeti olarak ele alınmalıdır.

* İşçi sağlığı ve güvenliği yalnızca teknik değil, aynı zamanda politik bir konudur.

* “İş sağlığı, iş güvenliği” yerine “işçi sağlığı ve iş güvenliği” kavramı kullanılmalıdır.

* Tekrarlayan ve bilinen nedenlerle meydana gelen ölümler “iş cinayeti” olarak tanımlanmalıdır.

* İş kazaları ve meslek hastalıkları “kader” ya da “işin doğası” olarak görülmemelidir.

* İSİG’in sağlanmasında sorumluluk işverenlerde olmalı, işverenlere ve işyerlerine ağır yaptırımlar uygulanmalıdır.

* Sendikalar, TMMOB, TTB, üniversiteler ve ilgili kurumların katılımıyla bağımsız bir ulusal enstitü/kurul oluşturulmalıdır.

* İş Yasası, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası ve ilgili mevzuat, tarafların katılımıyla yeniden düzenlenmelidir.

* Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi, emek ve meslek örgütlerinin çoğunlukta olduğu bir yapıya kavuşturulmalıdır.

* İş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimlerinin mesleki bağımsızlıkları ve iş güvenceleri sağlanmalıdır.

* Sendikalar ve meslek odaları iş kazaları sonrası inceleme ve analiz yapabilmelidir; ölümlü kazalarda işyerleri inceleme tamamlanana kadar kapatılmalıdır.

* Asıl işveren-alt işveren ilişkisi ve esnek çalışma kaldırılmalı; haftalık çalışma süresi 35 saat olmalıdır.

* Sendikalaşma, toplu sözleşme ve grev hakkı önündeki engeller kaldırılmalıdır.

* Çocuk işçiliğine son verilmeli, çocuklar örgün eğitime yönlendirilmelidir.

* Kadın emeğine yönelik eşitsizlikler giderilmeli, eşit işe eşit ücret sağlanmalıdır; ILO’nun 190 sayılı sözleşmesi onaylanmalıdır.

* İşyerlerinin kuruluş aşamasından itibaren İSİG denetimleri yapılmalı; işyeri kurma izni ve işletme belgesi zorunlu hale getirilmelidir.

* Yangın güvenliği ve denetimine ilişkin kapsamlı bir mevzuat oluşturulmalıdır.

* Mesleki eğitim ve yeterlilik sistemi kamucu bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir.

* * *

İzmir'de 16 öğrenciye gözaltı

İzmir'de kampüs içinde ırkçıların stant açmasına izin vermeyen üniversite öğrencileri, 7 ay sonra gözaltına alındı. 

İzmir’de dün sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında 16 üniversite öğrencisi gözaltına alındı. Gözaltına alınma nedeni 7 ay önce Dokuz Eylül Üniversitesi'nde ırkçıların kampüs içinde stant açmak istemesinin engellenmesiyle ilgili olduğu öğrenildi. Öğrencilere "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme", "Eğitim ve öğretimi engelleme" ve "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlamaları yöneltildi. 

Öğrenciler ifade işlemleri için İzmir İl Emniyet Müdürlüğünde tutuluyor. İZMİR

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.