Tektanrıcılık felsefesi ve Zerdeşt

Kültür/Sanat Haberleri —

11 Şubat 2021 Perşembe - 11:50

  • Ferhad Ebdulhemîd Palewan tarafından kaleme alınan ‘Zerdeşt û Avesta û Felsefeya Yekxwedaperestiyê’ (Zerdeşt, Avesta ve Tektanrıcılık Felsefesi) adlı eser Muhsîn Ozdemîr’in Kürtçenin Kurmancî lehçesine çevirisiyle Sîtav Yayınları’ndan çıktı. Biz de çevirmen Muhsîn Ozdemir’le kitap, Zerdeşt ve tektanrıcılık üzerine konuştuk.

MIHEME PORGEBOL

 

Ferhad Ebdulhemîd Palewan tarafından kaleme alınan ‘Zerdeşt û Avesta û Felsefeya Yekxwedaperestiyê’ (Zerdeşt, Avesta ve Tektanrıcılık Felsefesi) adlı eser Muhsîn Ozdemîr’in Kürtçenin Kurmancî lehçesine çevirisiyle Sîtav Yayınları’ndan çıktı. Biz de çevirmen Muhsîn Ozdemir’le kitap, Zerdeşt ve tektanrıcılık üzerine konuştuk.

 

Bize biraz bu kitabın çeviri sürecinden bahseder misin? Nasıl karar verdiniz? Süreç nasıl ilerledi?

Sitav yayınları, benden Zerdeşt hakkında bir kitap çevirme  isteklerinden bahsetti. Çok bilinen birkaç kitap önerisi de yaptılar. Farsça ve Soranice yayımlanmış yirmiden fazla eseri inceledim. Bunların arasından en az bilinen de Zerdeşt û Avesta’dı (Felsefeya Yekxwedaperestî – Tektanrıcılık Felsefesi). Bu eser, Kurmanci yayımlanması için Süleymaniye Zerduştiler Evi tarafından Sitav yayınlarının sahibi Kahir Bateyî hocamıza önerilmişti. Eser kitap olarak basılı halde temin edilemedi. Elimizdeki hali PDF formatındaydı ve o da teknik açıdan çok karışıktı. Fakat ben okuyup üzerine biraz yoğunlaştıktan sonra çevirmek için bu eseri seçtim. Sitav yayınlarının dayanışma ve desteğiyle eser üzerinde aylarca çalıştım ve nihayetinde de Kürtçenin Kurmancî lehçesine çevirdim. Ömrünün yirmi yılını Kürt ulusunun inancı hakkında araştırmalara adayan Mamoste Ferhad Ebdulhîd Palewan’ın ruhunun bu çalışmayla şad olacağına inandığım için de ayrıca mutluyum.

 

Bu kitap neden önemli?

Bu kitap yirmi yıllık bir çalışma sonucu hazırlanmış, Kürt okurların yine bir Kürdün kaleminden kendi ulusal inanışları hakkında aydınlanabileceği bir kitaptır. Zerdüştlük dini ve felsefesi insanlık tarihi için öyle güçlü bir temel atmıştır ki, hala hiçbir din ve felsefe onun içinde barındırdığı insani ve doğayla bütün bir toplum tahayyülüne erişememiştir. Bu yüzden de birçok semavi din, daha doğrusu bu dinlerin öncüleri tarafından hadsiz ve sebepsiz saldırı ve karalamalara maruz kalmıştır. Çünkü Zerdeşt Kürt toplumunun içinden çıkmıştır. Kürtlerin kökenleri ve tarihi hakkında tartışmaya mahal bırakmayan bir belge olması itibariyle de türlü saldırılara daha çok maruz kalmıştır. Hatta öyle bir aşamaya getirmişlerdir ki Kürtlerin evliya ve âlimlerini bile kendilerininmiş gibi gösterip onları Kürtlük temelinden uzaklaştırmak istemişlerdir. Bu yüzden ben bu konunun aydınlatılmasını bir sorumluluk olarak görüyorum. Okurların da bu kitapla kendi sorumluluklarıyla daha çok yüzleşmelerini umut ediyorum.

 

Tektanrıcılık Felsefesi nedir? Bu felsefenin içerisinde Zerdüşt kendini ne şekilde gösteriyor?

Bundan binlerce yıl önce bütün evrenin tek bir yaratıcısı olduğu fikri bile farkını yeterince ortaya koyuyor zaten. Ya da tek bir tanriya inanmak, onun birliğine inanmak. “Yekta” sözcüğü dini terminolojide tasvirsiz, emsalsiz, eşsiz, yegane, biricik gibi anlamlar barındıran bir kavrama dönüşmüştür. Yektaperestlik ya da tektanrıcılık felsefesi de bir fikirin üzerinden yükselmiş toplumsal birlik ve bütünlüğü sağlamayı amaçlar. Elbette bu, üzerinde ayrıca mülakatlar yapmayı gerektiren geniş bir konudur. Zaten bu konuda binlerce kitap basılmış ve yayılmıştır. Fakat asıl önemli olan, bu felsefenin içinde Zerdeşt’in rolünü görebilmektir. Zerdeşt’in ‘Gata’larda bu konuya dair özgün ifadeleri var. Bu ifadeler bize insanlığın düşün ve düşünce dünyasına adım attığı andan itibaren yaşamın ne olduğuna dair bir merak içinde olduğunu açıkça söylüyor. İnsan o andan itibaren iyilik ve kötülüğün ne olduğunu sormuştur. Başarı ve kurtuluşun yolu nedir?

İnsan, bütün varlığı boyunca düşünceyle bu gizemin ortaya çıkarılması mücadelesini vermiştir. Bu yolda bir çok acı, eziyet ve nahoşlukla karşılaşmıştır. Peygamberler, filozoflar, idealist öncü ve liderler, aydınlar, sanatçılar yazarlar, sanatçılar vd… Bunların her biri bir şekilde bu soruyu zihinlerinde değerlendirmiş, kendi yaklaşımlarına göre de bu soruya bir cevap vermişlerdir. Ancak bunu sorgulayanlar arasında en akılcı ve detaylı yanıtı felsefi bir çerçeveden gayet de sade bir perspektifle Zerdeşt vermiştir. Binlerce yıl önce Avesta’da (Gatalar’da) cesaret ve kararlılıkla verilen bu yanıt, hem o dönem hem bugün hem de yarın için insanlığın en önemli yol göstericisi olmuş ve bu yüzden de önemli bir yere sahiptir.

Zerdeşt varlık ve yaşam, iyilik ve kötülük, kurtuluşa giden yol konuları hakkındaki bu temel ve önemli soruların her birinin yanıtı için, uzun bir düşünce sürecinden sonra kendi özgün yanıtını bulmuştur. İlk olarak da varlığı anlamlandırmaya çalışmıştır. Zerdeşt, doğadaki fenomen ve görüngülerden ilham alarak derin bir düşünce ve akılcı yorumlarla bu konuda kendine birçok soru sormuştur. Kendine verdiği yanıtlar da böyle bir yoğunlaşma sürecinin ardından açığa çıkmıştır.

 

Tektanrıcılık felsefesi toplumsal değerlerin düzenlenmesinde nasıl bir rol oynamıştır?

Öncelikle Zerdeşt’e ve öğretilerine göre tektanrıcılık inancı huzurlu, akılcı, farkındalık sahibi ve dayanışmacı bir toplum yaratma misyonu üstlenir. Zerdeşt, kendi algı ve düşüncesiyle, kendi gözlemleriyle tanrısını tanımış ve halka tanıtmıştır. Zerdeşt’in bulduğu tanrısı dürüstlük, saflık, iyi düşünce, akılcılık, zeka, dostanelik, adalet, beceri, yaratıcılık ve iyilikten oluşuyor. Karakterinde hiçbir şekilde kötülük, kandırma, öfke, bozgun ve muğlaklık barındırmaz. Zerdeşt zihinleri bulandırmadan, insanları düşünce ve vesvese ikilemine düşürmeden sorunu çok zekice ve ustalıkla hakikat alanına çeker. Bu insanların algı, akıl ve düşüncelerini eğitmek için bir mesajdır. Bu mesaj da iyiliğe dair olanı yüceltmeye yönelik nitelik ve haysiyetlerin düzenlenmesini amaçlar. Zerdeşt’in tüm çaba ve girişimlerinin amacı kendi mesajını kitlelere ulaştırarak insanların düşünce, söz ve davranışlarını olabildiğince öz ve kusursuz hale getirmektir.

 

Zerdeşt ve Avesta’nın tek tanrılı diğer dinler üzerinde nasıl bir etkisi olmuştur?

Tek tanrılı Sami dinlerine mensup birçok alim kendi farklılıkları ve kadim tarihlerini ispatlamak için bu konuda kafa yordu. Özellikle de İbraniler. Fakat Zerdeşt’in Yahudilerden çok uzun zaman önce kendi dinini ve mesajını yaydığı şüphe götürmez bir şekilde biliniyor artık. Bu kitapta bu konuya da genişçe yer veriliyor. Zerdeşliğin bu dinlerle yani ten tanrılı Sami dinleriyle karşılaştırılmasına da bu kitapta yer veriliyor.

 

Bu felsefe toplumumuzda, yani Kürtler arasında ne şekilde gösteriyor kendini?

Toplumumuzda tek tanrıcılıktan söz edildiğinde akla üç Sami dini yani Yahudilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık geliyor. Daha doğru ifadeyle şöyle söyleyebiliriz kendi güç ve imkanları doğrultusunda Zerdeştlik dinini her fırsatta karalamışlardır. Ancak ne mutlu ki son yıllarda araştırmacı ve aydınlarımız sayesinde yavaş yavaş Zerdeştlik gerçekliği anlaşılmaya başlıyor. Zaten bu kitabın bir diğer amacı da bilimsellik adı altında Zerdeştlik hakkında ortaya atılmış kimi iddialara cevap olmaktır.

 

Bu kitabın çevirmeni ve bir araştırmacı olarak tektanrıcılık, Zerdeşt ve Zerdeştlik hakkında yapılan araştırmaların dili ve üslubu üzerine genel olarak neler söyleyebilirsin?

Elbette Kürtlüğümüzün kodları ve tarihimiz hakkında daha derin bir aydınlanma ve farkındalık için daha çok üretim ve fedakarlığa ihtiyaç var. Şunu da söyleyeyim; her ne kadar başka dillerde türlü araştırmalar yapılmış olsa da kodlar ve Kürtçe ifade konusunda bir kendine dönüş gerçekleşiyor. Bu yüzden Kürtçe eserlerde daha anlaşılır bir dilin kullanılması Kürtçeyi yabancı kodlardan kurtaracaktır. Örneğin bize Ahûra Mezda yerine Ahura Mazda demek öğretilmişti. Bunun gibi binlerce örnek var. Son zamanlarda Kürtçe eserlere dönük çok yoğun bir ilgi olduğunu ve bundan ötürü de çok mutlu olduğumu söylemek isterim.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.