Toplum cezaevlerinden sorumlu

❏

  • ÖHD Hapishane Komisyonu üyelerinden Av. Yusuf Çakas, tüm toplumun cezaevlerinden sorumlu olduğunu söyledi.

Salgınla birlikte cezaevlerinde tecritten sağlık hakkına erişimin engellenmesine kadar bir çok hak ihlalinde artış yaşandı. Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Hapishane Komisyon Üyesi ve Mezopotamya Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) yöneticisi Av. Yusuf Çakas, tutsakların seyahat etmek dışında, sağlık, iletişim, yaşam hakkına sahip olduklarını ve bunların uluslararası mevzuatta güvence altına alındığını hatırlattı. 

Salgın süreciyle birlikte izole edilmiş yerler olan cezaevlerinde hak ihlallerinde artışların yaşandığını dile getiren Çakas, ”Açık ve kapalı aile görüşlerinin olmaması, cezaevlerinde temasın kesilmesi, tutsakların dış dünya ile bağlantılarının kopması, beraberinde keyfi uygulamaları getirdi. Bu keyfi yaklaşmalarda yaşanan tartışmalar disiplin cezası ya da kötü muamele olarak tutuklu ve hükümlülere dönüyor” dedi. 

 

Salgın sürecinde artan ihlaller

 Çakas, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinden bir kaçını şöyle sıraladı:

* Elazığ Cezaevi’nde işkence iddiası vardı. Salgın  öne sürülerek görüşler kaldırılırken, iki ya da üç kişilik odalarda ayakta sayım dayatılıyor. Üç kişilik bir odada ayakta sayım yapılmasının izah edilir bir yanı yok. Yemek kalitesi düşürüldü. Çölyak hastaları gibi diyet uygulanması gereken tutsaklar var. Bazı hükümlülerin bu diyet listelerine uyulmamasından ağır hastalık süreçleri başladı.

* Urfa Hilvan 1 Nolu Cezaevi’nde tutuklu ve hükümlülere su verilmiyor. Su kesintisi yaşanıyor bu koşullarda içme suyuna ulaşamayan ya da düzenli duş alamayan kişinin hijyen koşullarına ulaşması mümkün değil.

* Osmaniye, Afyon Cezaevi’nde de özellikle son dönemlerde sorunların yaşandığı biliniyor.

* Kırşehir Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerine ilişkin devam eden bir açlık grevi söz konusu.

* Elazığ Cezaevi’nde de Kürtçe gelen mektuplarda çeviri sorunu yaşanıyor. Özel çeviri için yüksek meblağlar isteniyor. Ya Kürtçe gelen mektubu örgütsel değerlendirip hiç vermeme durumu var ya da çeviri talebi ile ciddi ücretler alınmakta.

Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin tüm kamuoyu tarafından bilindiğini vurgulayan Çakas, şunları ekledi: “Sırf siz onu sevmiyorsunuz, sizinle benzer görüşte değil diye ‘tutukluların işkence görme hakkı vardır’ diyemezsiniz. O nedenle bizim çağrımız tüm hukuk örgütlerine, siyasi partilere, barolara ve Meclis’edir; lütfen bu konuda duyarlı olalım. Bir kişi eğer cezaevinde hak ihlaline uğruyorsa bu hepimizin sorunudur. Bu tüm toplumun sorunudur.” AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.