Toplumsal hafıza mekanı olsun

11 Nisan 2022 Pazartesi - 18:00

Newala Qesaba’yı yapılaşmaya açmak orada gömülü olanlara  ve ailelerine yönelik büyük bir şiddet, suç ve saygısızlıktır.

Newala Qesaba’yı yapılaşmaya açmak orada gömülü olanlara ve ailelerine yönelik büyük bir şiddet, suç ve saygısızlıktır.

  •  Yüzlerce kişinin toplu olarak gömüldüğü Newala Qesaba’da, 8 katlı bina ve lüks villaların inşası için çalışma başlatılmasına ortak yazılı açıklamayla tepki gösteren 26 baro, hak, hukuk ve sivil toplum örgütü, toplumsal hafıza mekanına dönüştürülmesini istedi. 

 

Ermeni Soykırımı kurbanlarının ardından çatışmalarda şehit düşen ve faili meçhul adı altında katledilen Kürtlerin de toplu olarak gömüldüğü Newala Qesaba’da (Kasaplar Deresi) yeni yapılar inşa edilmesine tepki gösteren sivil toplum örgütleri, uluslararası sözleşmeler gereği derhal korunma altına alınmasını, objektif ve şeffaf bir soruşturma sürecinin başlatılmasını ve cenazelerin Minnesota Protokolü’ne uygun işlemlere tabu tutulmasını ve sorumluların hesap vermesinin yolunun açılmasını istedi. 

Newala Qesaba, Siirt kent merkezine yakın bir noktada bulunuyor ve İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) verilerine göre 405 dönümlük bir alanı kapsıyor. Newala Qesaba, 1915’te soykırıma uğrayan çok sayıda Ermeni’nin toplu olarak gömüldüğü bir yer olarak biliniyordu. 1980 sonrası çatışmalarda şehit düşen gerillalar ve ‘faili meçhul’ adı altındaki devlet cinayetlerinin kurbanı insanların da toplu bir şekilde defnedildiği bir yere dönüştü. Kürdistan’ın efsanevi komutanlarından Mahsum Korkmaz’ın (Egîd) da cenazesinin defnedilen kişiler arasında olduğu belirtiliyor. Kimi verilere göre en az 300 Kürt’ün cenazesi burada, ancak bu sayı hiçbir zaman tam olarak netleştirilemedi. İlk kazı 22 Nisan 1989’da yapıldı ve birkaç saat içinde 8 kişinin kemiklerine ulaşıldı. Kazı çalışmaları, aynı gün Siirt Valiliği talimatıyla durduruldu ve o günden bu yana derede çalışma yapılmadı. 

Önce çöplük, sonra yapılaşma

Dere, zamanla yapılaşmaya açıldı. Çöplük haline getirilen alanda, ilk olarak duble yol yapıldı. Sonrasında düğün salonu için imar izni verildi. Bu da yetmedi toplu mezarların bulunduğu tahmin edilen alanda polis akademisi kuruldu. 

Lüks konut projesi

Kefensiz yüzlerce Kürt ve Ermeni’nin gömülü olduğu alanda şimdi de bina ve villalar yapılacak. Yeni proje için derenin girişine, projenin detaylarını içeren tabela asıldı. War Yapı adlı şirketin yapımını üstlendiği proje kapsamında, onlarca villa, 8 katlı binalar ve yüzme havuzu yapılacak. Bina ve villaların yapılacağı alana ayrıca satış ofisi kuruldu ve ofisin çevresi demir bariyerlerle çevrelendi. MA, bu yeni gelişmeyi gündeme getirdi, gazetemiz de 1 Nisan’da ‘Toplu mezarın üstüne villa’ manşetiyle paylaştı. İHD Siirt Şubesi eski Başkanı ve gazeteci Zana Aksu, dernek olarak Şubat 2011’de derenin koruma altına alınması için dönemin yetkilileri hakkında Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduklarını hatırlatarak, “Ancak onca resmi başvuruya rağmen ne kimse hakkında işlem yapıldı ne de Newala Qesaba koruma altına alındı. Çıkarılan 8 cenazenin akıbeti ise aydınlatılmadı” dedi. 

26 örgütten ortak açıklama

Newala Qesaba’nın yapılaşmaya açılmasının ölülere suç ve saygısızlık olduğunu belirten hukuk ve sivil toplum örgütleri, dün ortak bir yazıl ıaçıklama yaptı. 1915’ten itibaren Ermeniler ve Keldaniler olmak üzere 1980 ve 90’lı yıllarda da ise başta Kürtler olmak üzere bir çok etnik grubun ağır insan hakları ihlallerine uğradığının hatırlatıldığı açıklamada, yüzlerce insanın zorla kaybedildiği, işkenceye uğradığı ve faillerinin bulunamadığına dikkat çekildi. 22 Nisan 1989’da 8 cenazenin çıkarıldığı hatırlatılan açıklamada, “Çıkarılan 8 cenazenin kimlikleri, ölüm nedenleri de aydınlatılmamıştır. Zorla kaybetme fiilleriyle ilgili hakikatin ortaya çıkarılmaması, toplumsal hafızada derin yarıklar oluşturmakta, travmanın sürmesine süreğenleşmesine yol açmaktadır. Öncesinde çöplük olarak kullanılan Newala Qesaba, sorumluların adalet önünde hesap vermesi için alanın korunması yerine yapılaşmaya açılarak taammüden suç işlenmiş ve işlenmeye devam edilmektedir” denildi. 

Toplumsal ortaklığa saldır

 Yapılaşma ile gerçeğin görünmez kılınmak istendiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Her kapatma insanlığa karşı işlenmiş suçlarla yüzleşme olanağını ortadan kaldırmak, ölü yakınlarının yas tutma hakkını ellerinden almak, yaşananların mağdurları ve tanıklarını adaletsizliğe mahkûm etmek, onları hesaplaşılamayan bir geçmişe gömerek geleceksiz bırakmaktır. Adalet, toplumsal ortaklığın ilkesidir. Bu nedenle Newala Qesaba’nın yapılaşmasıyla ortaya çıkabilecek adaletsizlik, toplumsal ortaklığın kendisine bir saldırıdır.

Sadece ölülerin yakınlarının değil, bu topraklarda yaşayan hak bilincine sahip tüm yurttaşların, Newala Qesaba’da bulunan cenazelerin kimliklerinin tespit edilerek, usulüne uygun bir şekilde yakınları tarafından gömülmesi talepleri vardır. Ayrıca burada yaşanmış suçların tanınması, faillerin açığa çıkarılarak yargılanması ve ‘bir daha asla’ yaşanmaması için gerekli tüm tedbirlerin alınması gerekmektedir.

İnsanlığa karşı suç örtülüyor

Zaman Türkiye’de devlet sorumluluğunu karartmanın sistematik özel bir aracı olmaktadır. İşkence, kötü muamele ve yaşam hakkı ihlalleri bir şekilde soruşturulmamakta ve zaman aşımına uğratılarak, insanlığa karşı suçların üstü örtülmektedir. Bunun için BM Genel Kurulu tarafından 20 Aralık 2006’da kabul edilen ‘Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi’ ve AİHM Jordan kararı gibi uluslararası sözleşmelerde yer aldığı şekilde Newala Qesaba’nın derhal korunma altına alınması gerekmektedir. Ayrıca bağımsız uzmanların ve soruşturmacıların yer aldığı objektif ve şeffaf bir soruşturma sürecinin başlatılması ve cenazelerin Minnesota Protokolü’ne uygun olarak ilgili uzmanlarca çıkartılarak kimliklendirilmesi ve ölüm nedenleri saptanarak sorumluların hesap vermesinin yolu açılmalıdır.

İnsanlık onurunu onarmak için

 Diğer yandan insanlığa karşı işlenen suçlarda, sahici ve samimi bir özrün bir adımı olduğundan Newala Qesaba da toplumsal hafıza mekanına dönüştürülmelidir. Bu mekanlarda çiğnenen ve gömülen insanlık onurunu onarmanın tek yolu, onların onuruna saygı gösterecek bir hakikat arayışının önünü açmak ve adaleti sağlamaktır. Bu hem toplumsal ortaklığın onarılması talebi hem de tüm yurttaşların dile getirme sorumluluğu taşıması gereken bir taleptir.

Şiddet, suç ve saygısızlık

Newala Qesaba’yı yapılaşmaya açmak orada gömülü olan ölülere ve ailelerine yönelik büyük bir şiddet, suç ve saygısızlıktır. Bunun için bu ülkede insanlık onuruna sahip çıkan tüm yurttaşları Newala Qesaba’da yaşanan bu ihlale karşı çıkmaya ve sorumluluk almaya davet ediyoruz.”

İmzası bulunan kurumlar

Ortak açıklamaya imzacı olan baro,  hak, hukuk ve sivil toplum örgütleri şöyle: Amed Barosu, Batman Barosu, Şırnak Barosu, Van Barosu, Muş Barosu, Mardin Barosu, Hakkâri Barosu, Adıyaman Barosu, Bingöl Barosu, Dersim Barosu, Kars Barosu, Urfa Barosu, Siirt Barosu, Ölüye Saygı ve Adalet İnisiyatifi (ÖSAİ), İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV), Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV), Hafıza ve Adalet Merkezi, Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER), Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY-DER), Diyarbakır Tabip Odası, Özgürlükçü Demokrat Avukatlar (ÖDAV), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Doğu-Güneydoğu Dernekleri (DGD) ve 78’liler Girişimi. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.