Tugay sistemi YPJ’yi yutmayacak

Dosya Haberleri —

Newroz Ehmed

Newroz Ehmed

YPJ Komutanı Newroz Ehmed, YPJ'nin Rojava'daki varlığına ilişkin tartışmalara dair sorularımızı yanıtladı

  • YPJ sıradan bir askeri birlik değildir. Oluşturulacak askeri sistemde biz kadınlar kendi özgünlüğümüzü ve örgütlülüğümüzü koruyacağız. Bu bir lütuf değildir. Bu, sahada kazanılmış bir haktır. YPJ’nin varlığı pazarlık konusu değildir. Kadın özgürlüğü bu topraklardan silinemez. Bu kazanımlar bizim kırmızı çizgimizdir.
  • YPJ’nin merkezi komutası ve ideolojik mekanizmaları aynen korunacaktır. Tugay sistemi, YPJ’yi yutan ya da eriten bir yapı olmayacak; tersine, YPJ’nin iradesini sahaya daha etkili yansıtacak bir araç olarak işleyecektir. Hiyerarşi, baskı aracı değildir. YPJ’de komuta, kadın iradesini güvence altına alan bir sorumluluktur.

ERKAN GÜLBAHÇE

QSD ile Geçici Şam Hükümeti arasında 30 Ocak’ta imzalanan anlaşma sonrası gönlü Rojava direnişinden yana olan herkesin aklının ucunda yer alan sorulardan biri de YPJ’nin geleceğinin ne olacağı. Anlaşmaya göre QSD savaşçılarından oluşan yeni bir askeri tümen kurulacak ve bu tümen tugaylardan oluşacak. Bu tugaylar Hesekê, Qamişlo ve Dêrik’e konuşlandırılacak. Kobanê güçleri için de Halep sınırları içerisindeki ordu tümenine bağlı özel bir tugay oluşturulacak. Konuya dair sorularımızı yanıtlayan YPJ Komutanı Newroz Ehmed, tugay sisteminin YPJ’yi yutan ya da eriten bir yapı olmayacağına aksine YPJ’nin iradesini sahaya daha etkili yansıtacak bir araç olarak işleyeceğine vurgu yaptı.

Şam’daki geçici hükümet, 10 Mart mutabakatından 30 Ocak anlaşmasına kadar YPJ’nin temsiliyetini kabul etmiyordu. Ancak son anlaşmayla birlikte YPJ’nin oluşturulacak tugaylar bünyesinde faaliyetini sürdürmesi öngörülüyor. Sizce Şam’ın geri adım atmasının temel nedenleri neler oldu?

Şam’daki geçici yönetim YPJ’yi tanımak istemedi. Çünkü YPJ’yi tanımak demek kadın özgürlüğünü, halkın iradesi ve ortaya çıkan yeni toplumsal düzeni tanımak demekti. Bu gerçeği inkar etmeyi tercih ettiler. Uzun süre oyaladılar. Ama sahadaki hakikat, inkar siyasetini paramparça etti. YPJ’nin karşısında geri adım atmamak mümkün değildi. Çünkü YPJ masa başında kurulmuş bir yapı değildir. YPJ, savaşın en kanlı, en karanlık anlarında doğmuş bir direniş mevzisidir. Biz sadece silah taşımadık; halkı savunduk, DAİŞ’e karşı cephe tuttuk, kadın iradesini fiilen örgütledik. Şam yönetimi YPJ’yi yok saydıkça sahada daha fazla sıkıştı, daha fazla çözümsüzlüğe gömüldü. Şu gerçek bilinmelidir ki YPJ sıradan bir askeri birlik değildir. YPJ, kadın özgürlük çizgisinin silahlı, politik ve toplumsal ifadesidir. YPJ’yi tasfiye etmek isteyen her güç, doğrudan halkın demokratik iradesine savaş açmış olur. Şam bunu denedi. Başaramadı. Çünkü bu topraklarda YPJ’nin varlığı artık geri döndürülemez bir hakikattir. YPJ’nin oluşturulacak tugaylar bünyesinde faaliyetini sürdürmesi yönünde karşı taraftan her ne kadar olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmiş olmasa da, en azında bu noktada YPJ olarak bizim tavrımız nettir. Oluşturulacak askeri sistemde biz kadınlar kendi özgünlüğümüzü ve örgütlülüğümüzü koruyacağız. Bu bir lütuf değildir. Bu, sahada kazanılmış bir haktır. Bu kazanım kadınların direnişinin, halkın desteğinin ve Önderlik çizgisinin ürünüdür. YPJ’nin varlığı pazarlık konusu değildir. Kadın özgürlüğü bu topraklardan silinemez. Bu kazanımlar bizim kırmızı çizgimizdir.

YPJ, bundan sonra tugaylar bünyesinde nasıl bir yeniden yapılanmaya gidecek? Bu süreçte YPJ’nin kendi komuta yapısı ve iç işleyişi nasıl korunacak?

YPJ, tugaylar içinde yer alsa dahi komuta özerkliğini, örgütsel kimliğini ve ideolojik çizgisini tartışmasız biçimde koruyacaktır. Kendi kadroları, kendi komutanları ve kendi iç disipliniyle faaliyet yürütmeye devam edecektir. Kurulacak olan tugayların içerisinde özgün kadın alayları da olacaktır. Bu konuda hiçbir geri adım, hiçbir pazarlık söz konusu değildir. Yeniden yapılanmanın amacı nettir: Sahadaki koordinasyonu güçlendirmek, mevzileri sağlamlaştırmak ve kadın özgürlüğü çizgisini daha örgütlü biçimde savunmak. YPJ’nin merkezi komutası ve ideolojik mekanizmaları aynen korunacaktır. Tugay sistemi, YPJ’yi yutan ya da eriten bir yapı olmayacak tersine, YPJ’nin iradesini sahaya daha etkili yansıtacak bir araç olarak işleyecektir. Hiyerarşi, baskı aracı değildir. YPJ’de komuta, kadın iradesini güvence altına alan bir sorumluluktur. Hiçbir kadın savaşçı, iradesizleştirilen ya da edilgen bir unsur haline getirilemez. Eğitim, kadro politikası ve ideolojik çalışmalar kesintisiz sürecektir. Bu, YPJ’yi yalnızca “askeri bir bileşen” olarak görmeye çalışan tüm yaklaşımlara karşı en net cevaptır. Kadınların komuta hakkı, örgütlü duruşu ve özgürlük çizgisi bu süreçte daha da sağlamlaştırılacaktır. YPJ bu süreçten zayıflayarak değil, daha örgütlü, daha disiplinli ve daha kararlı çıkar.

Tugaylarda yer alacak YPJ’li sayısı belli mi?

Her tugay bünyesinde özgün kadın savaşçı YPJ taburları mevcut olacak. Genel tugay içerisinde şimdiye kadar olduğu gibi QSD ile eşgüdümlü çalışmalarını devam ettirecek. Aynı zaman da kadın komutalar genel tugay yönetimlerinde yerlerini alacaklar. Elbette oluşturulacak tugay ve içerisinde yer alacak kadın savaşçıların sayısına dair şu an herhangi bir sayı belirtmemiz tam yerinde olmayacaktır, fakat kendi özgülümüzde bir orantı ile tugaylarda YPJ olarak yerimizi alacağız.

Hesekê, Qamişlo ve Kobanê’de Şam’la oluşturulması planlanan ortak noktalarda YPJ güçleri de yer alacak mı? Şam’a bağlı güçlerle birlikte çalışma yalnızca kontrol noktalarıyla mı sınırlı olacak?

Şam hükümet güçleriyle ortaklaşa kontrol sağlayacağımız noktalar şeklinde bir konu söz konusu değil. Fakat QSD’nin bulunacağı kontrol noktalarında bizler de YPJ olarak yerimizi alacağız. Şu an gerçekleşen görüşmelerde de YPJ görüş ve uygulama noktasında iradesini ortaya koymaktadır, bundan sonra var olan tüm çalışmalarda da YPJ hem savaşçı hem de komuta düzeyinde varlığını koruyacaktır. Şimdiye kadar askeri güç olarak ortak kontrol noktaları konusunda herhangi görüş ya da karar söz konusu olmamıştır. Fakat İç Güvenlik Güçleri’nin içerisinde kadınlar temsilini sağlamıştır, bu temsiliyet üst düzeyde sorumlulukla da kendisini göstermektedir. Şam’da yürütülen görüşmelerde ortaklığımız ne düzeyde olacak ve aynı zamanda nasıl bir kapsamda ilerleyecek bu noktalar hala tartışılmaktadır. Bu temelde bölgemize geçen hükümet güçleri de entegrasyon aşamasında yapılması gerekenler ve nasıl geliştirileceği noktasında ortak fikir ve pratikleştirme boyutu için geçiş yapmışlardır. Elbette hükümet güçleri bizim kontrol ve gözetimimiz dahilinde, belirlediğimiz noktalara kısa bir dönem için yerleştirilmişlerdir. Bizlerin de bölge halkı olarak da hem savunma hem de toplumsal düzeni sağlama anlamında belli bir tecrübe ve birikimimiz mevcuttur. İdeolojik ve pratik boyutta temellerimiz güçlüdür, bu aşamadan sonra gelişen süreç içerisinde Şam hükümet güçleriyle nasıl bir eşgüdümlü çalışma yürütüleceği konusunda karşılıklı görüş alışverişi devam edecektir. Çalışmalarımız belirlenen temsilciler tarafından yürütülecektir. Örneğin şehir valileri, iç güvenlik güçleri sorumluları gibi… QSD olarak da ortak bir komisyon belirlendi ve Suriye Savunma Bakanlığı ile direk ve koordineli bir şekilde çalışmalarını sürdürecektir.

Bu yeni süreçte YPJ’nin ideolojik çizgisinin ve kadın kazanımlarının korunması nasıl güvence altına alınacak?

YPJ, kadın özgürlüğü ideolojisinin silahlı ve örgütlü ifadesidir. Bu nedenle YPJ’nin varlığı pazarlık konusu olamaz, ideolojik çizgisi hiçbir sürecin tali unsuru değildir. YPJ saflarında kadınlar sadece silah taşımaz karar alır, komuta eder, eğitir ve denetler. Her mevzide, her devriyede ve her örgütsel adımda kadın özgürlük çizgisi esas alınır. Bu çizgi, geçici siyasi dengelere ya da askeri yeniden yapılanmalara göre şekillenmez. Bu süreçte YPJ’nin ideolojik çizgisinin ve kadın kazanımlarının güvence altında olmasının somut nedenleri vardır. YPJ kendi komuta zincirine, iç disiplinine ve karar mekanizmalarına sahiptir. Yeniden yapılanma ya da entegrasyon süreçleri bu gerçeği ortadan kaldırmaz. Kadın savaşçıların komuta, eğitim ve örgütlenme süreçleri YPJ’nin kendi denetimindedir. Hiçbir dış yapı YPJ’nin iç işleyişine müdahale edemez. YPJ’nin gücü yalnızca askeri değildir ideolojik bilinçtir.

Tüm bu gelişmeler ışığında, YPJ’nin uzun vadede nasıl bir konumda duracağını düşünüyorsunuz? Bu süreç YPJ’yi zayıflatır mı, yoksa farklı bir biçimde güçlenmesine mi yol açar?

Elbette bu süreç kolay bir süreç değildir. YPJ çok yönlü, planlı ve uzun vadeli saldırılarla karşı karşıyadır. Bu saldırılar yalnızca mevcut devlet güçlerinden ibaret değildir; teknik, siyasi, diplomatik ve psikolojik boyutları olan kapsamlı bir kuşatma söz konusudur. Ama tam da bu nedenle YPJ’nin direnişi basit bir askeri direnç değil bir varoluş ve irade savunmasıdır. Amaç halkları karşı karşıya getirmek, milliyetçiliği ve şovenizmi kışkırtmak, Kürt-Arap çatışması gibi yapay düşmanlıklar üzerinden bölgeyi bitmeyen bir savaşa sürüklemektir. Bu plan tutmamıştır. YPJ hiçbir zaman yalnızca bir askeri yapı olmadı. YPJ, kadın özgürlüğünün, demokratik toplum iddiasının ve halkın kendini savunma iradesinin ete kemiğe bürünmüş halidir. Bugün yaşanan gelişmeler, sahada kimi belirsizlikler yaratsa da, YPJ’yi zayıflatan değil yeni koşullara göre kendini yeniden örgütleyen, daha derin ve kalıcı bir güce dönüştüren bir süreci işaret etmektedir. Tüm bu gelişmeler YPJ’yi zayıflatmak bir yana, onun tarihsel ve siyasal konumunu daha da berraklaştıran bir sürece işaret etmektedir. Deniz, Ziyad, Sîdar ve niceleri, bu mücadelenin yalnızca savunma değil aynı zamanda bir yeniden kuruluş mücadelesi olduğunu göstermiştir. Bu süreç YPJ’yi biçimsel olarak dönüştürebilir; yöntemler, araçlar ve mücadele tarzı değişebilir. Ancak öz olarak YPJ’nin zayıflaması değil daha derin, daha bilinçli ve daha kapsayıcı bir hatta, güçlenmesi söz konusudur.

YPJ, yalnızca Kürt kadınlarının değil bölgede özgürlük, eşitlik ve onurlu yaşam talep eden tüm kadınların ortak referansı haline gelmiştir. YPJ, halkını ve değerlerini savunma kararlılığını bugün dünden daha güçlü bir bilinçle sürdürmektedir. Kadınlar, her düzeyde karar alma süreçlerinin öznesi olmaya devam edecektir. Bu, YPJ’nin pazarlık konusu yapılamayacak kırmızı çizgisidir. YPJ’nin asıl gücü, silahından önce toplumsal meşruiyetidir. Halkla kurduğu bağ, kadın özgürlüğü mücadelesinin yarattığı bilinç ve güven, YPJ’yi sıradan bir askeri güç olmaktan ayırır. Kadınların hem savunmada hem yönetimde hem de toplumsal yaşamda görünür olması, bu sürecin YPJ’yi daha da kökleştirecek yönüdür. Bu süreç, YPJ’yi daraltan değil sorumluluk alanını genişleten, politik ve toplumsal etkisini büyüten bir yön taşımaktadır. Kadınlar, yalnızca savunmada değil geleceğin inşasında da belirleyici olmaya devam edecektir. Elbette riskler vardır, bu inkar edilemez. Ancak YPJ’nin geçmişten gelen deneyimi, fedakarlık kültürü ve halkla kurduğu güçlü bağ, bu riskleri yönetme kapasitesini de beraberinde getirir. YPJ, krizlerden dağılarak değil, güçlenerek çıkmayı defalarca başarmış bir yapıdır. Şunu net söyleyebiliriz: YPJ uzun vadede zayıflamayacaktır. Aksine, kadın komutası, ideolojik netliği, toplumsal kökleri ve sahadaki kararlı duruşuyla her yeni süreci kendi lehine dönüştürme potansiyeline sahiptir.

Son olarak, hem YPJ saflarında mücadele eden kadınlara hem de Rojava’da ve Kürdistan’ın diğer parçalarında süreci izleyen kadınlara vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

YPJ saflarında savaşan yoldaşlarımıza ve Rojava’da, Kürdistan’ın diğer parçalarında bu süreci izleyen tüm kadınlara şunu söylemek isteriz: Bugün yürüttüğünüz mücadele yalnızca bir askeri direniş değildir bu mücadele insanlık tarihinin en onurlu, en köklü ve en haklı direnişlerinden biridir. Tarih, sizin bu direnişinizi asla unutmayacaktır. Aksine, bu çağın kahramanlarını yazarken YPJ’li kadınları altın harflerle kaydedecektir. Bu süreçte kadın hareketlerinden gelen dayanışma mesajları bizlere bir kez daha şunu göstermiştir: Kadınların katledilmesini meşrulaştıran bu zihniyete karşı mücadele, sadece Kürt kadınlarının değil, tüm dünya kadınlarının ortak mücadelesidir. Bugün yapılan saldırılar yalnızca belli bir coğrafyaya değil, kadın özgürlüğünün kendisine yöneliktir. Bu nedenle bizler, öldürmeyi, yağmayı, gericiliği ve vahşeti sistem haline getiren bu saldırgan akla karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz. YPJ’de savaşan kadınların direnişi, tüm kadınlara şunu kanıtlamıştır: Özgürlük örgütlü mücadeleyle, bedel ödemeyi göze alan bir iradeyle kazanılır. Bu yüzden kadın direnişi yenilmezdir. Kadın özgürlüğü bu çağın en büyük devrimidir. Ve bu devrimin öncüsü, bugün Rojava’da ve Kürdistan’ın dört bir yanında direnen kadınlardır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.