• NATO Zirvesi öncesi yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan üniversite öğrencileri, eğitim hakkından mahrum bırakılıyor.
  • Mahkemeye bile çıkmadan, suç işleyip işlemedikleri tanımlanmadan mağdur edildiler. Sınavlarına giremediler ve burslarını kaybettiler.

 

Eğitim Sen Hukuk Sekreteri Özlem Tollu, iktidarın üniversite gençliğini, haklarını kullanmasıyla beraber bir toplumsal muhalefeti örmesini ve itiraz geliştirmesini istemeyecek hale getirmeye çalıştığını söyledi.

Yeni eğitim ve öğretim yılı başlarken, öğrencilerin avukatlığını yapan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Berfin Babaoğlu ile Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Hukuk Sekreteri Özlem Tollu, müvekkillerinin yaşadığı hak ihlallerini, MA'ya anlattı.

Avukat Berfin Babaoğlu, öğrencilerin cezaevlerinde eğitim hakkına erişiminin mümkün olmadığını belirtti. Cezaevlerinde eğitim birimlerinin olduğunu, ancak gerek ders kayıtları gerekse de öğrencilerin tahliyelerinden sonra eğitim hayatlarına düzgün devam edebilmeleri için kolaylık sağlanmadığını söyleyen Berfin Babaoğlu, "Genelde tutuklu müvekkillerimizin ailelerine, ders kayıtlarının aileleri tarafından yapılması veya arkadaşları tarafından yapılması gerektiği söyleniyor. Yine yurt başvuruları cezaevinin eğitim birimi üzerinden yapılmıyor. Bu yüzden başvuruları genellikle aileler ve avukatları olarak vekaletlerimizle yapıyoruz. Bunların yanı sıra öğrenciler öğrenim materyallerine doğrudan erişim sağlayamıyor. Devam zorunluluğu olan bölümlere de öğrenciler imza atamadıkları için eğitimlerine devam edemiyorlar" dedi.

Soyut iddialarla üyelik!

NATO Zirvesi eylemlerinden tutuklanan öğrencilerin "örgüt üyeliği" kapsamında yargılandığını söyleyen Berfin Babaoğlu, tutuklama gerekçelerinin de genel geçer soyut iddialar olduğunu aktardı. Berfin Babaoğlu, “Öğrenciler, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı gibi temel bir haklarını kullandıkları için örgüt üyeliği isnadıyla yargılanıyorlar" dedi. 

Mahkemeye çıkmadan

Avukat Özlem Tollu da, yeni eğitim ve öğretim yılının hukuksuzluklarla başladığını dile getirdi. Bu durumun tutsak öğrenciler için büyük bir sorun haline geldiğini vurgulayan Özlem Tollu, şunları söyledi: “Öğrenciler en temel hakları olan ifade, örgütlenme ve protesto gibi haklarını kullandıkları için tutuklanıyor. Daha mahkemeye bile çıkmadan suç işleyip işlemedikleri mahkemece tanımlanmadan mağdur edildiler. Sınavlarına bile giremediler, burslarını kaybettiler."

Gençleri sindirmek istiyor

Hükümetin sadece öğrencilere değil, kendisine muhalefet eden herkese karşı hukuksuz davrandığını belirten Özlem Tollu, şöyle devam etti: "Öğrencilerin NATO eylemlerinde olduğu gibi savaş karşıtı ya da militarist uygulamalara karşı çıkmaları, hükümetin politikalarını eleştiriyor olmaları, iktidar açısından korkuya neden oluyor. İktidar bunun için de başta gençleri susturmak, sindirmek, geri adım attırmak üzerine bir kurgu yapıyor. İçişleri Bakanlığı tarafından 81 ilin valiliklerine ‘Üniversitelerde Güvenlik Tedbirleri’ başlıklı genelge gönderildi. Üniversitelere girerken parmak izi alınması, kamera sistemleriyle sürekli kontrol altında tutulmaları, kolluk güçlerine üniversite öğrencileriyle ilgili bilgilerin toplanarak aktarılması ve kurulan komisyonlarla öğrencilerin çeşitli kategorilerde bir örgütsel aidiyetlerinin bulunup bulunmadığına dair birtakım güvenlik tedbirlerinin alınmasını öngörüyor bu genelge. Devlet üniversite gençliğini, haklarını kullanılmasıyla beraber bir toplumsal muhalefeti örmesini ve itiraz geliştirmesini istemeyecek hale getirmeye çalışıyor.” ANKARA