Üç gazetecinin durumu ağır

3 Nisan 2022 Pazar - 18:00

  • Tutsak üç gazetecinin durumunun ağır olduğuna dikkat çeken DFG Eşbaşkanı Serdar Altan, "Tedavilerinin sağlıklı bir ortamda yapılabilmesi için serbest bırakılmaları gerekir" dedi. 

Hükümet, hasta tutsaklarla ilgili tutumunu tutuklu gazeteciler gündeminde de sürdürüyor. Hükümet yetkilileri, her açıklamalarında cezaevinde herhangi bir gazetecinin olmadığını iddia ederek, tutuklu gazetecileri “örgüt üyesi” ilan ediyor. Gazeteci örgütlerinin açıkladığı veriler hükümeti yalanlıyor. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) verilerine göre, cezaevlerinde 63 gazeteci bulunuyor. Bu gazetecilerden üçü ise hasta. 

Devrim Ayık

DFG'nin tutuklu hasta gazeteciler arasında gösterdiği gazetecilerden birisi Özgür Halk dergisi çalışanı Devrim Ayık. İHD’nin de "acil tahliye edilmesi gereken" 38 kişilik listesinde bulunan Ayık, kolon kanseri. Ayık'ın yüzde 70 engelli raporu bulunuyor, bir gözü görmüyor, diğer gözünde ise yüzde 30 görme kaybı bulunuyor. Günden güne hastalığı ilerleyen Ayık’ın hakkında henüz bir hüküm kurulmamış. Ayık, 8 Nisan’da bir kez daha İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak. 

 Ferhat Çiftçi

Azadiya Welat gazetesinin Antep Temsilcisi Ferhat Çiftçi de bir diğer hasta tutsak gazeteci. Çiftçi, 16 Şubat 2011'de "örgüt üyesi olmak" ve "örgüt propagandası yapmak" iddialarıyla tutuklandı. Çiftçi, Adana 6.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 19 yıl 8 ay cezasına çarptırıldı. Çeşitli cezaevlerine sürgün edilen Çiftçi, şu anda Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde tutuluyor. Hastalığına uzun süre teşhis konulamayan Çiftçi, teşhis ve tedavi sürecin başlayana kadar kendi ihtiyaçlarını tek başına karşılayamaz duruma geldi. Ünlü fizikçi Stephen Hawking mustarip olduğu ve 100 binde 1 ila 8 kişi aralığında tespit edcilen Kronik İnflamatuar Demiyelinizan Polinöropati (CIDP) hastalığı teşhisi konulan Çiftçi, ilk başta uygulanan tedaviye olumlu yanıt verdi. İhtiyaçlarını tek başına karşılayacak duruma gelen Çiftçi, salgın nedeniyle tedavisinin yarım kalmasıyla durumu yine kötüleşmeye başladı. Çiftçi’nin koşullu salıverme süresine ise 3 yıl 7 ay kaldı. 

Çiftçi, 20 Şubat’ta DFG’ye gönderdiği mektupta hastalığına ilişkin son durumu, “Cezaevi şartlarında hastalıklar tabi ki daha zorlayıcı oluyor. Korona, şartları daha da zorlaştırdı. Zaten var olan tedavi imkanlarının sınırlı halini daha da sınırladı. Her üç ayda bir muayeneye gidiyorum. Ama istediğimiz zaman ya da ihtiyaç oldukça esas doktorumuza ulaşma olanağımız yok. İlk aylarda düzelmeler olsa da son bir aydır durumumda tekrar gerileme var. Yakında tekrar kontrol muayenem var. Bakalım ne çıkacak” sözleriyle özetledi.

Ziya Ataman

Bir diğer hasta tutsak gazeteci de Ziya Ataman. KHK ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) stajyer muhabiriyken, “devletin bilgilerini başka yerlere sızdırma” ve “örgütten kaçan birini de tutuklayarak örgüte götürdüğü” iddiasıyla 11 Nisan 2016’da tutuklanan Ataman, akrabası Kadir Ataman’ın ifadesi üzerinden yargılandı. Akrabası Kadir Ataman her ne kadar soruşturma aşamasında ve mahkeme aşamasında ifadeleri işkence ve tehdit altında verdiğini söylese de Ataman'a, 24 Ekim’de Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada “örgüt üyesi olmak” iddiasından 14 yıl 3 ay hapis ceza verildi. Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan Ataman’ın cezaya itiraz süreci devam ediyor. 

Ataman’ın tutuksuzken başlayan ve tedavi edilebilir düzeyde olan hastalığı, cezaevinde kontrolden çıktı. Bağırsakları iflas eden Ataman, cezaevindeyken koronavirüse yakalanmasıyla hastalığı daha ağır seyretmeye başladı. Ataman, kendi sağlığına ilişkin veri ve bilgileri bir mektupla paylaştığı İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Cornelia Rohr, şu tespiti yaptı: “Ziya’nın bana gönderdiği mektupta ifade ettiği belirtiler hayati risk teşkil ediyor. Bu nedenle Ziya’nın derhal tahliye edilmesi ve tedavisinin hijyenik bir ortamda yapılması zorunludur. Aksi durumda Ziya ve Ziya gibi birçok tutsağın cezaevinde tutulması hastalığın bu alanda yayılması anlamına gelmektedir. Bu da diğer tutukluların salgına yakalanma riskini artırıyor.”

Serbest bırakılmalılar

Hasta gazetecilerin durumunu değerlendiren DFG Eşbaşkanı Serdar Altan, cezaevlerinin "kanayan bir yara" haline geldiğini söyledi. "Hasta tutsaklar üzerinden ciddi bir politika yürütülüyor. Adete ölüme terk edilmiş durumdalar" diye Altan, şunları ifade etti: "Gazeteci arkadaşlarımız da bu durumdan nasibini alıyor ve bunun yarattığı ciddi bir travma durumu söz konusu. Bu travma hem kendileri hem aileleri hem de toplum üzerinde etkilidir. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Tüm gazetecilerin serbest bırakılması gerekiyor fakat durumları ağır olup hastalıkları ilerlemiş olan bu bahsettiğimiz arkadaşların bir an önce serbest bırakılması gerekiyor. Tedavilerinin sağlıklı bir ortamda yapılabilmesi ve özgürlüklerinden daha fazla mahrum kalmaması için serbest bırakılmalılar."

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.