Welat'ın ailesi bayramları kutlayamadı

Welat

Welat

  • Hewlêr'de dron saldırıları sırasında yaşamını yitirerek, arkasında iki çocuk ve bir eş bırakan Welat'ın ailesi, iki bayramı kutlayamadı, yasını tutumayı sürdürdü.

Kürt yeni yılı Newroz kutlamaları, bu yıl Tahir Abdullah’ın ailesi için eskisi gibi olmadı, aslında hiç kutlama olmadı. Normalde yeni hayatı ve baharın gelişini simgeleyen bu günde, Tahir ve eşi Çiman, şehit oğullarının yasını tutuyorlar. Dolayısıyla Newroz'la çakışan Ramazan Bayramı'nı da kutlayamadılar.

31 yaşındaki Welat, bu ayın başlarında Federe Kürdistan'ın başkenti Hewlêr'e düzenlenen bir dron saldırısında şehit düştü. Asayiş’in üyesi olan Welat, sivil havalimanında görev yapıyordu. Yerel medyaya göre, bir dron hava savunma sistemleri tarafından vurulunca yere düşen şarapnel parçaları Welat’ın hayatını aldı. Tahir Abdullah, Hewlêr'deki aile evinde The National gazetesinden Lizzie Porter'e konuştu. Tahir Abdullah, “Bu yıl bizim için ne Ramazan Bayramı ne de Newroz var” diyor. Welat, Newroz geleneği olan aile pikniğinde annesine mangalda et pişirmekte yardım etmeyi severdi, ancak bu yıl geleneksel aile buluşması yerine Tahir ve Çiman evde kalıp taziyeleri kabul ediyor. Tahir, “56 yaşındayım ve hayatımda hiç Newroz'a gitmediğim bir yıl olmadı ama bu yıl çok özel, çünkü Welat yanımızda değil. Biz yastayız” diye konuşuyor.

İki çocuk babasıydı

Boş zamanlarında ağırlık kaldırmaya meraklı olan Welat geride iki küçük çocuk bıraktı: 5 yaşındaki Ayman ve 6 aylık Mîr ile dul bir eş. Çiman, “Onlara bakmak için elimizden geleni yapacağız. Onlar onun parçaları” diyor.

Welat, Ortadoğu’da genişleyen ABD-İsrail ile İran savaşından etkilenen çok sayıda kurban arasından sadece biri. Bu çatışma bölgede yaygın ölümlere ve yerinden edilmelere yol açtı; küresel piyasaları sarsarak enerji fiyatlarını yükseltti, hisse senetleri ve emtialarda oynaklığa neden oldu. Washington ve İsrail’in İran hedeflerine yönelik saldırıları devam ederken Tahran ve bölgesel vekilleri de misilleme yapıyor. Irak, karmaşık yollarla çapraz ateşe yakalanan ülkelerden biri. Ülkedeki İran destekli silahlı gruplar, ABD, Batı veya Körfez’le bağlantılı gördükleri hedeflere neredeyse her gün saldırı düzenliyor. Bunlar arasında büyükelçilikler, oteller, enerji altyapısı ve Hewlêr Havalimanı yer alıyor; havalimanının sivil terminali, bir ABD askeri üssünün yanında bulunuyor. ABD ve İsrail ise bunlara yönelik saldırılar düzenliyor ve şimdiye kadar onlarca kişiyi öldürdü. Ülke genelindeki sonuçlar ağır oldu: Diplomatlar ve NATO personeli tahliye edildi, petrol sahaları kapatıldı, Hürmüz Boğazı’ndaki sıkışma nedeniyle ham petrol ihracatı durma noktasına geldi ve devlet gelirlerinin büyük kısmından mahrum kaldı.

Kendi ölümümü beklerdim

Tahir, 7 Mart akşamı saat 10.00 civarında oğlunu aramıştı. Önceki günlerde havalimanına yönelik sık saldırılar nedeniyle Çiman’la birlikte onu defalarca aramışlardı. “Cevap verdi ve ‘Hepimiz iyiyiz’ dedi. Konuşurken bir patlama duydum. ‘Bu neydi?’ diye sordum. ‘Bir drondu, hava savunması tarafından vuruldu. Normal, her gün oluyor. Endişelenme’ dedi” diye paylaşan Tahir, bir buçuk saat sonra tekrar aradı ama cevap alamadı. Welat’ın bir arkadaşı arayarak oğlunun yaralandığını söyledi. Hastaneye götürüldüğünde Welat’ın yaşamını yitirdiği geldi. Tahir Abdullah, “Çok korkunç bir histi. Kendi ölümümü beklerdim ama Welat’ınkini beklemiyordum” diyebiliyor.

Tahran'ın emrindeki gruplar

Federe Kürdistan ve Irak merkezi hükümeti, ülkeyi çatışmanın dışında tutmak istediklerini belirtiyor. Bağdat’ta Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani de gerilimin düşürülmesi çağrısı yaptı; Cuma günü NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile telefonda yaptığı görüşmede, tüm tarafların askeri tırmanmadan geri adım atmasını istedi, ancak ülkeyi şiddetin içine çekilmekten korumak zor görünüyor. Irak sınırları içinden saldırı düzenleyen İran'a bağlı gruplar, devletin içine derinden yerleşmiş durumda, ancak Bağdat’ın otoritesi dışında hareket ediyor ve Tahran’dan emir alıyor.

Anormalin normalleşmesi

Irak’ın uzun ve acı dolu çatışma tarihi, ülkeyi mevcut savaştan uzak durmaya bu kadar istekli kılan nedenlerden biri. Federe Kürdistan hükümetinin iki ana partisinden biri olan Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (YNK) üst düzey yetkilisi Dirbaz Resûl, The National’a “Mesajımız net: Bu çatışmanın parçası değiliz. Bizi bu çatışmanın dışında bırakın, çünkü güvenlik ve istikrarımız için çok şey feda ettik. DAİŞ saldırısı sırasında binlerce hayat, sadece Federe Kürdistan'da değil, Irak’ın diğer bölgelerinde de güvenlik ve istikrarı savunmak için kaybedildi” dedi.

Öte yandan, çok sayıda savaşı yaşamış bazı Iraklılar, mevcut duruma karşı umursamaz bir tutum sergiliyor. Süleyman  Hanna, 1980-88 İran-Irak Savaşı’nda 13 yıl askerlik yaptı; daha sonra 2014’te DAİŞ'in Musul’u geçici olarak ele geçirmesi üzerine Hewlêr'e kaçtı. 60'lı yaşlarında bir hırdavat dükkanı sahibi olan Hanna, bu ayın başlarında Ainkawa semtindeki dükkanının karşısındaki bir kiliseye isabet eden dron nedeniyle sokakta büyük bir patlama duydu. “Biz savaş ve şiddete” diyor omuz silkerek. Çatışmanın normalleşmesinin anormal olduğunu biliyor. “Eh, buna eğitildik” diye ekliyor.

Hanna, 1980’lerde Saddam Hüseyin ile dönemin İran Yüce Lideri Ruhullah Humeyni arasındaki savaşı, Irak’ın merkezi cephesinde Diyala vilayetinde yaşadığını anlatıyor. 20. yüzyılın en ölümcül çatışmalarından biri olan bu savaş, hem Saddam hem de yeni kurulan İslam Cumhuriyeti için belirleyici bir dönemdi. Hanna, şunu söylüyor: “O savaş 8 yıl sürdü ve sonunda bitti. Bu savaş da bitecek.”

Hewlêr sarılmış ve gergin

Elbette henüz bitmedi. Hewlêr’de hava neredeyse her gün dron saldırılarına sahne oluyor; hava savunma sistemleri tarafından sıkça vuruluyorlar, ancak şehir sarsılmış ve gergin durumda. Bölgedeki milyonlarca insan gibi Hewlêrliler de çatışmanın ve hayatlarındaki kesintinin ne kadar süreceğine dair belirsizlik içinde mücadele ediyor. Matematik öğretmeni 56 yaşındaki Samer Hoşaba, öğleden sonra köpeği Bella’yı gezdirirken şunları paylaşıyor: “Her gün bir öncekinden daha kötü görünüyor. Durmuyor. Korkutucu; dronlar havada patlatılıyor ve parçaların nereye düşeceğini bilmiyorsun.”

Çatışma nedeniyle okullar üç haftadır kapalı; Samer de işe gidemiyor. “Ne zaman normal hayatımıza dönebileceğiz?” diye sordu.

Welat’sız hayat farklı olacak

Welat Tahir’in akrabaları için hayat bir daha asla eskisi gibi olmayabilir. 29 yaşındaki kuzeni İbrahim Zaher, Welat’la Hewlêr’de arabayla dolaşıp hayatları ve “kişisel meseleleri” hakkında sohbet ettikleri günleri özlemle anıyor. HEWLÊR

 

* * *

Rejim terörünü sürdürüyor

İran'daki rejim, Rojhilatê Kurdistan'da gözaltı ve tutuklama furyasını sürdürüyor.

Hengaw İnsan Hakları Örgütü'n göre; İran rejim güçleri 22 Mart 2026 Pazar günü Mahabad'daki aile evine baskın düzenleyerek 37 yaşındaki Şivan Alizade'yi herhangi bir tutuklama emri göstermeden döverek gözaltına aldı. Yetkililer, tutuklanma nedenlerini, kendisine yöneltilen suçlamaları veya gözaltında tutulduğu yeri açıklamadı. Ailesinin durumu hakkında bilgi edinme çabaları da sonuç vermiyor.

Yine 44 yaşındaki Kiyanuş Amini, Perşembe günü, Besic güçlerinin çıkardığı gürültüyü ve sokakların kapatılmasını protesto ettiği gerekçesiyle tutuklandı. Görgü tanıkları, rejim güçlerinin Amini'yi tutuklama sırasında ağır şekilde dövdüğünü bildirdi. Kendisinin nerede olduğuna veya hakkındaki suçlamalara ilişkin herhangi bir bilgi mevcut değil.

Tahran'daki Aralık protestolarının kurbanlarından Sefer Şokrî'nin babası İsmail Şokrî, Cumartesi günü Beheştê Zahra mezarlığında gözaltına alındı. Ailesi, rejim güçlerinin yaslı babayı tehdit ederek, tutuklanmaya uymadığı takdirde vurulacakları konusunda uyardığını belirtti. Bu durum, aile üzerindeki baskının giderek arttığı bir dönemde yaşanıyor. 18 Mart 2026'da rejim güçleri mezarı başında aralarında annesinin de bulunduğu katılımcılara saldırıp toplu tecavüzle tehdit etmişti. Tahran'da yaşayan 25 yaşındaki Sefer Şokrî, 8 Ocak 2026'da protestolar sırasında rejim güçleri tarafından doğrudan vurularak katledilmişti.

HENGAW'a göre; Şerif Teknoloji Üniversitesi öğrenci Parniyan Xwedabexşî'nin tutuklanmasının üzerinden neredeyse dört hafta geçti ve kendisinin nerede olduğu veya durumu hakkında henüz hiçbir bilgi yayınlanmadı.

Bukan'dan dört kardeşin tutuklanmasının üzerinden ise birkaç ay geçmesine rağmen durumlarının hukuki belirsizliği sürüyor.  Resul Yadiyar, Nasir Yadiyar (38), Musa Yadiyar (26) ve Hamza Yadiyar (25), 5 Mart 2026'da geçici gözaltı kararlarının sona ermesine rağmen serbest bırakılmalarına hâlâ izin verilmiyor. Bukan savcısı Ali Zahed'in müdahalesi nedeniyle tutuklulukları devam ediyor. Kişisel araçlarına da rejim güçleri tarafından el konulmuştu. Musa ve Hamza, Bukan'ın Karmozali köyünde; Nasir ise Daşband köyünde, herhangi bir tutuklama emri gösterilmeden gözaltına alınmıştı. Diğer kardeş Resul Yadiyar ise daha önce 16 Aralık 2025 Salı akşamı İstihbarat Bürosu ajanları tarafından tutuklanıp ve Urmiye'deki istihbarat teşkilatının gözaltı merkezlerinden birine nakledilmişti.

Öte yandan İnsan Hakları Örgütü, son 24 saat içinde Roijhilatê Kurdistan ve İran'ın 15 bölgesinde yaklaşık 206 saldırı gerçekleşti. Saldırıların askeri üsleri, Devrim Muhafızları üslerini, Besic merkezlerini, askeri havaalanlarını, polis karakollarını, petrol kuyularını ve yer altı nükleer kaynaklarını hedef aldığı belirtildi. Saldırıların çoğu Tahran, Elburz, İsfahan, Bendar Abbas, Kum, Buşehr, Muhammed Şahr, Şahr Tebriz, Huzistan ve Horasan'da gerçekleşti.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.