Yürüyüş yarın başlıyor

Tülay Hatimoğulları

Tülay Hatimoğulları

  • Büyük Özgürlük Yürüyüşü, yarın Qers ve Wan'dan başlıyor.

Türk cezaevlerin açlık grevi ve dışarıda devam eden Adaleti Nöbeti'nin "Abdullah Öcalan'a Özgürlük, Kürt Sorununa Çözüm" talebini sahiplenmek için organize edilen Büyük Özgürlük Yürüyüşü, bugün Qers ve Wan’da başlıyor.  Kitlesel bir katılımın olması beklenen yürüyüşte, 75 insan hakları aktivisti de hazır olacak. Bir kolu Qers, bir kolu Wan'dan başlatılacak olan yürüyüşün, 15 Şubat'ta Riha’nın Amara köyünde son bulması planlanıyor. Qers'te bugün kitlesel açıklama sonrası milletvekilleri ve sivil toplum örgütü temsilcileri gün içerisinde hem esnaf hem de aile ziyaretleri yaparak, tecrit ve yürüyüşün amacına ilişkin bilgi verecek. Günboyu sürecek olan bu ziyaretlerin ardından 2 Şubat’ta Digor ve Îdir'e doğru yola çıkılacak. Yürüyüş için hazırlıklar tamamlandı.

Bir yol açılmalı

Qers kolunda yer alacak olan DEM Parti Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları, dün DEM Parti İl binasında halka seslendi. Hatimoğulları, "Kürt sorununun demokratik yöntemlerle çözülmesi, Sayın Öcalan'ın özgürlüğü ve tecridin kırılması için yola çıkıyoruz. Yürüyüşümüzün temel amacı cezaevlerinde başlatılan açlık grevi ve annelerimizi dışarıda başlattıkları Adalet Nöbeti'ne destek de içeriyor. Kürt sorununun çözülmemesi nedeniyle çok acılar çekildi. Bizler, Kürt sorununun barışçıl demokratik çözümü için elimizden gelen çalışmayı Meclis'te, kentlerde ve sokaklarda yapmaya devam edeceğiz. Açlık grevleri acı bir tabloya dönmeden umarım bir yol açılır. Biz, işte bunun için bu özgürlük yürüyüşünü başlattık" diye konuştu. 

Kars Valiliğinin yasağı

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit de dün Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, bu yürüyüşlerde bir kez daha Meclis’i inisiyatif almaya çağıracaklarını söyledi. Koçyiğit, şunları ifade etti: "Kars Valiliği, yürüyüş haberimizi duyar duymaz, kentte 5 günlük eylem ve etkinlik yasağı kararı almış. Kararı kınıyoruz, barış için, demokrasi, özgürlük, eşitlik için inisiyatif alan, bu karda kışta yollara düşen, bu ülkenin geleceği için elini taşın altına koyan bir yürüyüşü böyle kriminalize etmek, durdurmaya çalışmanın kendisi olsa olsa acizlik olur. Bir kez daha ifade ediyoruz; bu yürüyüşü her ne olursa olsun yapacağız.  Bu yürüyüşü 15 Şubat’ta tamamlayacağız. Bu yürüyüşün sonucunda bu ülkenin de yeniden bir kapının aralanması, barışa şans verilmesi için elimizden gelen bütün çabayı sarf etmeye devam edeceğiz. Bir kez daha Türkiye’deki bütün demokratik kamuoyunu, kadınları, ezilenleri, sanatçıları, her kesimi bu barış sesine ses olmaya davet ediyorum. Barış her zamankinden elzem, bugün ekmek kadar, su kadar barışa ihtiyacımız var. Yaşadığımız her hukuksuzluğun nedeni savaş ve çatışma ikliminden kaynaklandığını belirtmek istiyorum ve çağrımı yenilemek istiyorum." ANKARA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.