Yüzde 90’ına rötarlı tahliye

8 Mayıs 2022 Pazar - 17:15

❏

  • Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şube Eşbaşkanı Şevin Kaya, 30 yıllık hükümlülerin yüzde 90’ının tahliye edilmesi gerektiği zamanda tahliye edilmediğini söyledi.

Türk cezaevlerinde 31 Mart itibarıyla 314 bin 502 tutuklu ve hükümlü bulunuyor, bu sayı 2014'te 177 bin 262 idi. 8 yılda bu yüzde 77,5 oranında arttı. Güncel verilere göre; toplamda 8 çocuk kapalı cezaevi olmak üzere 384 cezaevi var. Kapasitesi 275 bin 859 kişi. 2014'ten beri 178 yeni cezaevi açıldı, 10 cezaevine de kapalı ve açık cezaevi ek binaları yapıldı. Türk cezaevlerinde Nisan 2022 itibarıyla tesbit edilebilen 651 ağır'i ağır bin 517 hasta tutsak var. 46 tutsak, 2021’den beri katledildi. İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi'nin, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için “Yaşam Hakkı Korunsun, Hasta Mahpuslar Serbest Bırakılsın” konulu panelinde konuşan Kaya, İmralı’da başlayan tecrit politikasının tüm cezaevlerine yayıldığını hatırlattı. İktidarın, siyasi tutsaklara, düşman ceza hukuku ve düşman infaz rejimi uyguladığını kaydeden Kaya, "1 Ocak 2021’de yürürlüğe giren uygulama biçimiyle iyi ya da kötü halli olma durumuna göre 6 ayda bir her hükümlüye bir karne veriliyor. Bu karneye göre de tahliye engellenme imkanı tanınıyor. 2021’de başlamasının nedeni de 90’lı yıllarda cezaevine girmiş ve müebbet hapisle cezaevinde kalanların tahliye olacağı döneme gelmesi. 30 yıllık arkadaşların tahliyesini engellemek adına çıkarılan bir prosedür" dedi.

ÖHD Ankara Şube Eşbaşkanı Şevin Kaya

 

 Zaten PKK üyeliğinden tutsak

Tutsakların, pişmanlık ya da tahliye etmeme sopasıyla 'terbiye' edilmeye çalışıldığını belirten Kaya, şunları söyledi: "Kararı veren heyet, tahliyesi gelmiş mahpusları görüşmeye çağırıyor ve 'Abdullah Öcalan’ı liderin olarak görüyor musun?’ diye soruyor. Bir kişi ceza almış olabilir, ancak kanun onun örgütle ilişkisinin kesildiğini söyler. O kişi cezaevindeyken hukuken örgütle bağı yoktur, ancak PKK üyesi olmaktan ceza almış biri cezaevinde örgüte sempati duymaktan dolayı tahliye edilmiyor.”

Sincan'da bir yıldır tahliye yok

Kaya, diğeri bir infaz yakma sebebinin de farklı cezaevindeki tutsaklara mektup göndermek olduğunu aktardı. Sincan Kadın Cezaevi'nde bir yıldır kimsenin tahliye edilmediğini ifade eden Kaya, bu kurullara sınırsız ve keyfi bir güç verildiğini söyledi. Kaya şu bilgileri verdi:

*  30 yıllık hükümlülerin yüzde 90’ı tahliye edilmesi gerektiği zamanda tahliye edilmedi.

* Sincan Kadın Cezaevi'ndeki bir kadın tutsak, hiç evlenmediği halde eşini öldürdüğü ileri sürülerek tahliyesi engellendi. 

 

MİT cezaevlerinde ifadeye zorluyor

Halil Coşkun

ÖHD İzmir Şubesi Cezaevi Komisyonu’ndan Halil Coşkun, MİT ve TEM Şube’nin tutsaklara baskı yaptığını söyledi.  

Av. Coşkun, cezaevlerinde TEM ve MİT’in tutsaklar üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, “Bolu Cezaevi’nden Kırıklar Cezaevi'ne sürgün edilen Deniz Ataş hükümlü olmamasına rağmen cezaevi, hükümlüymüş gibi davranıyor. Tek kişilik hücreye alınmış. İtiraz ettiğinde de Adalet Bakanlığından talimat geldiği iddia ediliyor. Kişinin tek başına tutulması sağlık sorunu yaşamasına yol açıyor. ‘Avukat geldi’ bahanesiyle TEM Şubesi polisleri tarafından açık bir şekilde baskı kuruluyor ve tehdit ediliyor. İdare, polislerle görüşmesi için kendisine baskı kurmuş. Daha önce de Bolu Cezaevi’nde kendisine baskı kurularak Tahir Elçi'nin katledildiği dosyada ifadesini değiştirmesi istenmiştir. Şu anda mahpus üzerinde hem MİT, hem de TEM Şube tarafından dosyada kendi lehlerine ifade vermesi için zorlanıyor ve baskı kuruluyor” dedi. 

 

Sibel Balaç 143. günde

Sibel Balaç

Ölüm orucundaki Sibel Balaç’ın annesi Nuray Balaç, kızının sağlık durumunun kötü gittiğini söyledi. 

Ankara Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Sibel Balaç ile Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Gökhan Yıldırım, başlattıkları ölüm orucu eylemlerini sürdürüyor. Balaç, adil yargılanma talebiyle 19 Aralık 2021’de ölüm orucu eylemi başlattı. Balaç’ın eylemi 143. gününde girerken, 6 Mayıs'ta kızını ziyaret eden Nuray Balaç, "Evladımın ölmesini istemiyorum. Öldükten sonra evladımın sesini duyacaksanız hiç duymayın, kapıma gelmeyin” dedi. Balaç, kızına çoğu bir yıl içinde toplam 700 günlük hücre cezası verildiğini kaydederek,  “Evladım suçsuz, taleplerini yerine getirin, serbest bırakın. Şu an bırakırsanız iyileşir ama hastanelik olursa toparlanması zor olacak” diye konuştu.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.