Yüzleş ve özür dile

5 Mayıs 2020 Salı - 13:45

  • Dersim’de soykırımın başlangıç gününün 83. yıl dönümünde, yüzleşmesi ve özür dileyip gereğini yapması için bir kez daha devlete çağrı yapıldı.

Dersim’de 4 Mayıs 1937’den beri uygulama başlanan soykırım kararı, günümüze kadar çeşitli biçimlerde devam ediyor. 25 Aralık 1935’de çıkarılan 2884 sayılı Tunceli Kanunu ve ardından başlatılan operasyon hazırlıklarının bir sonrası 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu kararıyla Dersim’de soykırım süreci fiilen başlatıldı. Bakanlar Kurulu tarafından alınan karar şöyleydi:

“Son günlerde Tunceli’de vukua (meydana) gelen hadiselere dair raporlar 04 Mayıs 1937 tarihinde Atatürk ve Mareşal’in huzurları ile tetkik (inceleme) ve mütalaa edilerek (düşünülerek) aşağıdaki sonuca varılmıştır:

1- Toplanan kuvvetlerle Nazimiye, Keçizeken (Aşağı Bor) Sin, Karaoğlan hattına kadar, şedit (sert) ve müessir (etkili) bir taarruz harekatı ile varılacaktır.

2- Bu defa isyan etmiş olan mıntıkadaki halk toplanıp başka yere nakil olunacaktır ve bu toplanma ameliyesi de (çalışması) köylere baskın edilerek hem silah toplanacak, hem de bu suretle elde edilenler nakledilecektir. Şimdilik 2 bin kişinin nakli tertibatı hükümetçe ele alınmıştır.

Sadece taarruz hareketiyle ilerlemekle iktifa ettikçe (yetinildikçe) isyan ocakları daimi olarak yerinde bırakılmış olur. Bunun içindir ki, silah kullanmış olanları ve kullananları yerinde ve sonuna kadar zarar vermeyecek hale getirmek, köyleri kamilen (bütünüyle) tahrip etmek ve aileleri uzaklaştırmak lüzumlu görülmüştür. Malatya’dan ve Ankara’dan gönderilen kuvvetlerin cepheye vasıl olmaları ve cephedeki kuvvetlerin ufak tefek talimleri ve istirahatları ve bundan başka Diyarbakır’dan gelecek taburun tavzifi (görevleri) bütün bunlar düşünülerek bir hafta sonra yani 12 Mayıs’ta ileri harekete başlanabileceği anlaşılmaktadır.

Not: Paraya acımaksızın içlerinden çok adam kazanıp kullanmaya çalışmak lazım.”

 

Bu karar sonrasında

 Bu karar sonrasında 1937-1938’de askeri kıyım başladı ve resmi belgelere göre 13 bin 800 insan katledildi, bir o kadarı da sürgün. Dersim Araştırmaları Merkezi’ne göre ise Dersim’de 50 bin kişi katledildi. O gün Türkiye’nin bütünlüklü görünen siyasi yelpazesi bu kıyıma birlikte karar verdi. Dünün ittifakının bugün de ötekiler karşıtlığı üzerinden devam ettiğini belirten Merkez, ”Ermenilere, Kürtlere ve Alevilere karşı işlenen tarihsel suçlar orta yerde duruyorken, ‘benim vatandaşım’ söyleminin hileli bir yalanın tekrarı olduğu riyasını bir kez daha tarihe iliştirmiştir. Dersim’de toprağa kefensiz düşen on binlerce insanımızın acısını yüreklerimizde taşıyoruz. Ülkeyi yönetenleri bir kez daha yaşanan bu derin acıyla yüzleşmeye ve özür dilemeye davet ediyoruz” dedi.

Yara kanamayı sürdürüyor

Dersim’de 12 Alevi örgütü, 83. yıl dönümünde yazılı açıklama yaptı. Alevi Bektaşi Federasyonu, Ankara Dersimliler Derneği, Ankara Vartolular Derneği, Ankara Divriği Kültür Derneği, Demokratik Alevi Derneği, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Kızılırmak Yerel Dernekleri Federasyonu, Sivas-Gürün Yuva ve Külahlı Dernekleri tarafından yapılan açıklamada, devlette hakim olan tekçi ve gerici zihniyetin eseri olduğu belirtilerek, yaranın kanamaya devam ettiği vurgulandı. Cumhuriyet öncesi ve sonrası tekçi zihniyet karşısında olanlara yönelik zulmün, bugün de devam ettiği belirtilen açıklamada, ”Bu zihniyetin dışında kalanlar defalarca talan, katliamlara maruz kalmışlardır. Dersim’in inançsal ve kültürel olarak Alevi, etnik kimlik bakımından ‘Kürt’ olması, ulus devletin kalıplarına uymuyordu. Dersim binlerce yıldır ocak örgütlenmesi şeklinde kendini yönetiyordu. Ocak merkezli bir yaşam esastır. Bu  Dersimlinin toplumsal beynidir. Binlerce yıldır ‘El ele el hakka’ düsturuyla her türlü tahakkümcü ve hiyerarşik iktidar ilişkilerinden uzak eşitlikçi, demokratik, çoğulcu, ekolojik bir örgütlenme modelini esas alarak bugüne kadar gelmişlerdir. Bu bakımdan inancın toplumsal hafızasıdır.”

Taleplerde ısrar

Son olarak açıklamada, şu talepler sıralandı:

  • Meclis’te ‘Dersim 1937-38 Tertelesi Araştırma Komisyonu’ kurulmalıdır.
  •  Dersim halkı üzerinde yürütülen inkar ve asimilasyon politikalarına son verilmelidir.
  • 4 Mayıs, Dersim 38 Tertelesi günü olarak kabul edilmelidir.
  • Arşivler açılıp devlet katliamla yüzleşmelidir.
  • Dersim ismi iade edilip, Dersim halkından özür dilenmelidir.
  • Evlatlık olarak verilen çocukların akibeti hakkında bilgi verilmelidir.
  • Seyit Rıza ve dava arkadaşlarının mezar yerleri açıklanmalıdır.
  • Dersim’i insansızlaştırmak için yapılan baraj ve HES projeleri iptal edilmelidir.

Dersim Kürtlerin onurudur

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) de yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklama yaptı. Dersim’deki soykırımın, ulus devletin kurulması ile başlayan soykırım ve asimilasyon politikalarının en kanlı aşamalarından biri olduğu belirtilen açıklamada, şunları ifade edildi: “Bu katliamda yaşamını yitiren on binlerce onurlu Alevi Kürt insanımızı saygıyla anıyor, anıları önünde saygıyla eğiliyoruz. Dersim her zaman tüm Kürt halkının onuru olmuştur. DTK olarak Dersim katliamı ile ilgili devleti yüzleşmeye çağırıyoruz.Halkımız nice katliamlardan geçse de her şeye rağmen bugün mücadelesini birçok zeminde sürdürmektedir. Kürt halkı için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.”

HDP’den de benzer açıklama

Halkların Demokratik Partisi (HDP) yazılı açıklama yayımladı.  Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları imzasının taşıyan açıklamada, tarihsel hatırlatmalar yapıldıktan sonra şöyle devam edildi: ”Yerel kaynaklara göre hakikat; kadın ve çocuk ayrımı yapılmadan gerçekleştirilen bu soykırımda 70 bin civarında insan katledildi. Tarihe ‘38 Kırımı’ olarak da geçen katliam sürecinde, on binlerce Dersimli sürgüne gönderildi ve binlerce çocuk da evlatlık verildi. Dersimliler, katliamdan sağ kurtulan ve evlatlık verilen çocukların akıbetini ise hiç öğrenemedi. Dersim’in kayıp kızlarından hiç haber alınamadı.”

Devletin 83 yıl sonra dahi olsa bu vahşi katliamın hakikatiyle yüzleşmesi gerektiği belirtilen açıklamada Hakikat ve Yüzleşme Komisyonu kurulması talep edildi. Açıklamada, Dersim halkının diğer talepleri tekrarladı.

Evlerde anma

Bu arada Dersim Dernekler Federasyonu (DEDEF) bu yıl koronavirüsü salgını nedeniyle evlerde çıralar yakılarak anma gerçekleştirileceğini açıkladı. HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu’ndan Çilem Küçükkeleş Öz, ”Bu sene Dersim’de kaybettiklerimize bir söz verdik. Çıranızı yakıyoruz, yakmaya devam edeceğiz, unutturmayacağız” dedi.

 HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.