Yüzyıllık sürgünlük: Bedirxanîler

Toplum/Yaşam Haberleri —

26 Ağustos 2022 Cuma - 19:30

Sinem Bedirxan ve Bircan Değirmenci

Sinem Bedirxan ve Bircan Değirmenci

  • Babam yaşarken evimizin gelen insanlarla dolup taştığını hatırlıyorum. Çok önemli şahsiyetler gelip giderdi ziyaretine. Kardeşim Cemşit’in kirvesi Nureddin Zaza, Mam Celal, Dr. Nuri Dersimi, Cegerxwîn, İzzeddin Mustafa Resul, Cemil Paşa ailesi gibi tanınmış pek çok kişi evimizde toplanırdı. 
  • Babam öldüğünde dünya yıkıldı sanki. İnanılmaz bir törendi. Suriye ve Şamdakiler bu kadar büyük bir tören beklemiyorlardı. Kürdistan’ın her yerinden insanlar katılmıştı. Şam’da dedesi Mir Bedirxan’ın yanına defnettik.
  •  2006’da geldik Hewlêr’e. Burada olmaktan çok mutluyum. Türkçe, Farsça ya da Arapça konuşmak zorunda değilim. Kendi dilimde konuşuyorum. Bu benim için çok önemliydi. Kocam kendi topraklarında yaşamını yitirdi ve çok sevdiği Zaxo’ya defnettik.

Bedirxan ailesinin zincirinin yaşayan halkası Sinemxan Bedirxan ile Hewlêr’de konuştuk

BİRCAN DEĞİRMENCİ

Saat 9’a vermişti randevuyu. Uzun süredir mesaili çalışmayı unuttuğum için sabah erken saatte işim olduğunda o gece uyku tutmaz beni. Afyonum patlamadan, gergin, biraz da heyecanlı hazırlanıp çıktım. Yine bir türlü netleşmeyen görüntü. Bulanıklığın sebebi gözlerim ağrıdığından değil, bir türlü dağılmayan toz bulutundan. Yeni şehirleşmeye başlayan, neredeyse gökyüzüne ulaşmaya çabalayan modern binaların olduğu yerlerden geçerek çoğunluğu Hristiyan (Mesihi) yerleşkesi olan Ainkawa’ya geliyoruz. Bitişik nizam dizayn edilmiş villa tipi evlerin olduğu sitedeyiz.  Kapıyı yardımcısı olan güleç yüzlü genç bir kadın açıyor. 

Merdivenden yukarı çıktığımızda siyah beyaz bir fotoğraf karesiyle karşılaşıyoruz. Fotoğrafta duvarlarında eski fotoğraf çerçeveleri, diplomalar, dergi kapakları, bayraklar ve tabloların asılı olduğu ahşap eşyalarla döşeli odada el yazması kitapların bulunduğu kütüphane gözüküyor. Kitaplığın yanında ise üzerinde eski bir daktilonun ve Aram Xaçaturyan’ın taş plaklarının çalındığı gramafonun bulunduğu Bağdat işi ahşap bir sandık. Adeta bir müze görüntüsünü andıran fotoğrafta kapının tam karşısındaki koltukta aklaşmış saçları, üzerinde etnik desenlerin olduğu kıyafeti ve yüzünde yılların yaşanmışlığının izlerini taşıyan çizgileriyle objektife bakan bir kadın.