UNESCO uyarıyor: Sur tehdit altında

Kültür/Sanat Haberleri —

Amed, Sur

Amed, Sur

  • UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri, Çevre Bakanlığı ve kayyumun da katkısıyla yıllardır süren tahribat, kaçak yapılaşma ve etkisiz koruma politikaları nedeniyle tehlike altında.
  • UNESCO’nun son raporları, alanın “Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi”ne alınması hatta tamamen listeden çıkarılması ihtimalini yükseltiyor. Konu bugün Amed Kent Konseyi gündemine gelecek.
  • Mimarlar Odası Amed Şubesi eski Eşbaşkanı Ferit Kahraman, “‘Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmesi, tek başına bir koruma sağlamayacak. Halihazırda Dünya Miras Listesi’nde yer alan bir alan korunamıyor. Neden sürecin bu aşamaya gelmesine izin veriliyor?” diye sordu.

ROJHAT ABİ/AMED

Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri, 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edildi. Suriçi yerleşimi, Hevsel Bahçeleri, On Gözlü Köprü ve Dicle Nehri havzasını kapsayan alan; yalnızca tarihi yapılar bütünü değil, binlerce yıllık insan-doğa ilişkisini yansıtan bütüncül bir kültürel peyzaj olarak tanımlandı. UNESCO bu alanı, “üstün evrensel değerlere” sahip olması nedeniyle yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da ortak mirası olarak kabul etti. Bu nedenle miras alanının çevresindeki bölgeler de olası tehditlere karşı “tampon bölge” ilan edildi ve devletin etkin koruma, yönetim ve denetim sorumluluğu bulunduğu vurgulandı.

Koruma yerine tahribat

Ancak aradan geçen yaklaşık on yıllık sürede, UNESCO’nun öngördüğü koruma politikalarının hayata geçirilmediği, aksine tahribatın giderek arttığı görüldü. Suriçi’nde yaşanan yıkımlar, Hevsel Bahçeleri’nde tarımsal kimliğin dönüşmesi ve On Gözlü Köprü çevresindeki plansız yapılaşma, alanın bütünlüğünü ciddi biçimde zedeledi.

UNESCO Dünya Miras Merkezi ve ICOMOS tarafından hazırlanan son raporun taslak karar bölümünde, Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı’nın “Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi”ne alınması açık biçimde tavsiye edildi. Bu öneri, Riyad’da gerçekleştirilen Dünya Mirası Komitesi’nin 47’nci oturumunda gündeme alındı ancak Türkiye’nin girişimleri sonucunda karar bir sonraki toplantıya ertelendi.

Denetimsiz tahribat sürüyor

Mimarlar Odası Amed Şubesi eski Eşbaşkanı Ferit Kahraman, UNESCO Dünya Miras Komitesi’nin alandaki tahribatın denetimsiz biçimde derinleştiğine dikkat çektiğini belirtti. Kahraman, 28 Kasım–2 Aralık 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilen UNESCO Dünya Miras Merkezi/ICOMOS Ortak Reaktif Gözlem Misyonu’nun ardından hazırlanan raporun, kamu kurumları açısından açık bir uyarı niteliği taşıdığını söyledi. Raporda, alanın mevcut haliyle korunamadığı, yönetim planlarının etkisiz kaldığı ve özellikle tampon bölgelerde ciddi ihlaller yaşandığı tespit edildi.

Tarihi ve tescilli yapılar yıkıldı

Suriçi’nin mimari ve kentsel dokusunun, Diyarbakır’ın tarihsel kimliğinin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Kahraman, şu değerlendirmelerde bulundu: “Sur içinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eliyle yıkılan tarihi ve tescilli yapılar var. Bu müdahaleler, alanın özgünlüğünü zedeledi. Hevsel Bahçeleri’nde ise yüzyıllardır süregelen geleneksel tarım pratikleri terk edildi. Yerel halkın Sur’dan göç ettirilmesiyle birlikte, bahçelerde endüstriyel tarıma dayalı üretim yaygınlaştı. Bu durum, alanın kültürel ve ekolojik kimliğini baskı altına aldı.”

Çevresi kaçak yapılarla kuşatıldı

Kahraman, dünya mirası ilanının ardından yaşanan kayyum süreciyle birlikte On Gözlü Köprü çevresinde ciddi bir kaçak yapılaşma süreci başladığını ifade etti. Köprünün çevresinin kafe, restoran ve düğün salonlarıyla doldurulduğunu belirten Kahraman, bu yapıların miras alanının siluetini ve algısını bozduğunu söyledi.

Koruma planları değiştirildi

Suriçi için geçmişte koruma amaçlı imar planlarının hazırlandığını hatırlatan Kahraman, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın sonraki uygulamalarla bu planları değiştirdiğini belirtti. UNESCO Komitesi’nin de bu nedenle Türkiye’den, Hevsel Bahçeleri’nin korunması ve yönetimine dair ayrıntılı analizler yapılmasını, etkili arazi yönetim stratejileri geliştirilmesini talep ettiğini aktardı.

Türkiye’nin raporları gerçeklikten uzak

UNESCO Komitesi’nin Sur ve çevresindeki tarihsel alanların korunmasına yönelik somut adımlar atılması gerektiğini açık biçimde ortaya koyan raporuna rağmen, Türkiye’nin bu yönde etkili bir uygulama geliştirmediğini vurgulayan Ferit Kahraman şunları söyledi: “Komite, 2015 yılında Amed’deki alanları Dünya Miras Alanı ilan ettikten sonra, Sur’da yaşanan kent savaşları nedeniyle bölgeye bir sonraki ziyaretini ancak 7 yıl sonra, 28 Kasım–2 Aralık 2022 tarihleri arasında gerçekleştirebildi. Bu ziyaretin ardından hazırlanan raporun taslak karar bölümünde, alanın Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi’ne alınması açık biçimde tavsiye edildi. Öneri Riyad’da yapılan toplantıda ele alındı ancak Türkiye’nin yürüttüğü lobi faaliyetleri ve çeşitli girişimler sonucunda nihai karar ertelendi.Bu erteleme ile birlikte Komite, alanın üstün evrensel değerlerinin korunmasına yönelik somut adımların atılması ve daha önce iletilen tavsiyelerin hayata geçirilmesi yönünde yeni kararlar aldı. Ayrıca alanın korunmasına ilişkin sürekli olarak güncel koruma durum raporlarının UNESCO’ya sunulmasına hükmetti. Türkiye o tarihten bu yana her yıl bu raporları iletiyor; ancak sunulan raporlarda sahadaki gerçek durumu yansıtmayan, fazlasıyla iyimser bir tablo çiziliyor.”

Dünya Miras Listesi’nden çıkarılabilir

Raporların ardından, bir sonraki Dünya Miras Komitesi toplantısında Amed’deki tarihi alanların statüsünün yeniden ele alınacağını belirten Kahraman, gerekli koruma önlemleri alınmadığı takdirde bu alanların Dünya Miras Listesi’nden çıkarılabileceğini söyledi. Kahraman, sözlerini şöyle sürdürdü: “UNESCO’nun kararlarını dikkate aldığımızda, aradan geçen üç yıllık süre içinde somut ve elle tutulur herhangi bir uygulamanın hayata geçirildiğini söylemek mümkün değil. Aksine, tahribat giderek derinleşiyor. Bu süreç belli bir eşiği aşıp geri dönüşü olmayan bir noktaya ulaştığında, alanın üstün evrensel değeri ciddi biçimde zarar görecek ve mirasın geleceğe aktarılması konusunda büyük bir kayıp yaşanacak. Ayrıca alanın Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmesi, tek başına bir koruma ya da hassasiyet sağlamayacaktır. Tam tersine, halihazırda Dünya Miras Listesi’nde yer alan bir alan söz konusu ve bu alan korunamıyor. Bu durumdayken, neden sürecin bu aşamaya gelmesine izin veriliyor? Tehlike altındaki miras listesine alındığında yine bazı adımların atılması için süre tanınacak. Ancak bu adımların hayata geçirilmemesi, alanda iyileştirme ve korumaya dair somut bir irade ortaya konulmaması halinde, sonuç Dünya Miras Listesi’nden çıkarılma olacaktır.”

Amed Kent Konseyi gündeminde

UNESCO Dünya Miras Komitesi’nin, 13–17 Nisan 2026 tarihleri arasında Diyarbakır’a yeniden bir gözlem heyeti göndereceğini belirten Kahraman, bu ziyaretin ardından hazırlanacak raporun 2027 yılında yapılacak toplantıda belirleyici olacağını söyledi. Mevcut göstergelere bakıldığında, alanın Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi’ne alınma olasılığının giderek güçlendiğini dile getiren Kahraman, “Bu süreç devlet tarafında ciddi bir emek ve irade istiyor. Açıkçası bu konuda kamu kurumlarının iradesi bulunmuyor” dedi.

Konu yarın Amed Kent Konseyi’nde gündeme gelecek. Toplantıya kentteki STK’lar ve Valilik yetkililerinin de katılması bekleniyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.