Maaloula’da Aramice’nin direnişi
Toplum/Yaşam Haberleri —

Maaloula/foto:AFP
- Şam’a 55 kilometre uzaklıktaki Maaloula, dünyada Hz. İsa’nın ana dili Batı Aramicesi’nin hala günlük hayatta konuşulduğu nadir yerlerden biri. Suriye iç savaşında HTŞ’nin işgaline uğrayan, kiliseleri yakılan köyde yaşayanlar, dillerini yok olmaktan korumak için inatla mücadele ediyor.
TİJDA YAĞMUR
Dünyada Batı Aramicesi’nin günlük hayatta hala konuşulduğu nadir yerlerden biri, Şam’a 55 kilometre uzaklıktaki Maaloula köyü. Suriye iç savaşında El Nusra/HTŞ’nin saldırısına uğrayıp işgal edilen bu kadim yerleşimde yaşayanlar, Hz. İsa’nın dilini yok olmaktan korumak için kararlı bir mücadele veriyor.
Maaloula, Qalamoun Dağları’nın yüksek kesimindeki sert kireçtaşı tepelerinde, bir yarıkta kurulmuş. Köy, dik ve dar sokaklar, aşağıdaki geniş ve kurak vadiye bakan antik manastırlara kıvrıla kıvrıla uzanıyor. Köyün adı Aramice “ma’la” kelimesinden geliyor, anlamı “giriş”.
Maaloula köylüsü Michline Zarour, “Maaloula sihirli bir kasaba ve zamanın hiçbir döneminde bir daha benzeri olmayacak. Bu kutsal yere ait olduğum için kendimi şanslı sayıyorum” diyor.
2013’te El Nusra/HTŞ çeteleri köyü işgal ederek burayı fiilen askeri üs haline getirdi. Kiliseler yakıldı, Meryem Ana imgeleri tahrip edildi, halkın büyük kısmı kaçmak zorunda kaldı. Yakındaki Cubb’adin ve Bakh’a köyleri de aynı dili konuşuyordu. Savaş nedeniyle bu iki köyde boşaltıldı. Maaloula hala o günlerin derin izlerini taşıyor.
Ayrıca 2013’teki işgal sırasında 13 rahibe ve üç yardımcısı El Nusra tarafından kaçırıldı. Üç aylık rehine hayatından sonra ancak serbest bırakıldılar.
Savaş sonrası Esad rejimi de köyün Müslüman sakinlerinin dönmesini yasakladı. Bugün çoğunluğu Hıristiyan olan Maaloula halkı, yeni hükümetin yarattığı katliam tehditi karşısında endişeli. Ancak tüm bu baskılara rağmen dilini yaşatmaya çalışıyorlar.
Sadece dört öğretmen
National Geographic’e konuşan Michline Zarour, “Annemden öğrendiğim gibi oğluma Aramice öğretiyorum. Ama etrafımdaki koşullar bunu her geçen gün zorlaştırıyor. En büyük sorun, izin almadan hayatımıza giren sosyal medya. Her şey Arapça ve İngilizce. Oğlumun medya tüketiminde Aramice yok” diyor.
Köyün tek okulu, Aramice Öğretim Merkezi, sadece dört öğretmenle ayakta duruyor. Aramice araştırmacısı ve Michline’in amcası George Zarour, “20. yüzyıla kadar çocuklar Arapçadan önce Aramice öğrenirdi. Tarlalarda, harman yerlerinde dil doğal akıyordu. Şimdi her şey değişti. Kuraklık tarımı bitirdi, savaş kitlesel göçü başlattı” diye anlatıyor.
Dilbilimciler, Maaloula lehçesinin Hz. İsa dönemindeki Aramice’ye hala çok yakın olduğunu belirtiyor. Ancak köy halkı, dilin günlük kullanım olmadan yaşayamayacağını çok iyi biliyor. Almanya’da dilbilim doktorası yapan Maaloula doğumlu Rimon Wehbi, “Aramice’nin hayatta kalması günlük aktif kullanıma bağlı. Arapça düşmanımız değil, çoğumuz iki dilli. Sorun, Aramice’nin Arapça yanında anlamlı bir rol oynamasını sağlamak. Sosyal alanlar yaratabilir ve topluluğu destekleyebilirsek Maaloula’da bu dil küreselleşmiş dünyada bile yaşayabilir” diyor.
‘Biz İsa’nın dilini konuşuyoruz’
Köydeki Aziz Thecla Manastırı’ndan bir rahibe, “Biz gerçekten İsa’nın dilini konuşuyoruz. Bununla gurur duyuyoruz” ifadelerini kullanıyor.
George Zarour, savaş sırasında ailesiyle kaçmak zorunda kaldığı o travmatik günü hala hatırlıyor: “Binalar kurşun delikleriyle doluydu, sokaklar bomba çukurlarıyla kaplıydı, kiliseler yıkılmıştı. Her şeye rağmen Maaloula’ya tutunmaya devam ediyoruz.”
George Zarour köye döndüğünden beri Aramice kitaplar yazıyor, öğretmen yetiştirme kursları düzenliyor ve Elias Hanna Vakfı’yla iş birliği içinde ücretsiz dersler veriyor. Wehbi de “Yawna” adlı sivil toplum örgütüyle çocuklara ve diasporadaki gençlere ücretsiz kurslar, dijital sözlükler ve eğitim materyalleri sunuyor.
Maaloula, yalnızca bir köy değil. Suriye’de Türkiye ve Katar destekli iktidarın azınlıklara, dillere ve kültürlere neler yaptığının canlı kanıtı. Aynı zamanda o kültürü yok olmaktan kurtarmak için verilen sessiz, inatçı mücadelenin de sembolü.
Michline Zarour son olarak, “Maaloula halkı dayanmayı bilir. O yüzden yapmaya devam edeceğimiz şey de dayanmak” diyor.















