Zarokîstan’da büyüyen nesil
Toplum/Yaşam Haberleri —

Zarokistan
- Zarokîstan Perperîk’e giden 3,5 yaşındaki Aram’ın babası Mecnun Akyel: Aram burada sadece dilini değil, kültürünü ve tarihini de öğreniyor. Eve geldiğinde Mihemed Şêxo’dan bahsediyor, Şakîro’nun şarkılarını söylüyor.
- 5 yaşındaki oğlunu Zarokîstan’a gönderen Resul Gül: Belediyeler ve siyaset, ana dili daha fazla önemsemeli. İki okul değil, 50 okul olmalı. 160 öğrenci değil, binlerce çocuk bu eğitimden yararlanmalı.
- Zarokîstan Koordinatörü Dilan Güvenç: Aileler ‘Zarokîstan var ama sonrası ne olacak?’ kaygısını taşıyor. Zarokîstan bir çıkıştır ancak talebi karşılamakta yetersiz. Yerel yönetimlerin daha fazla sorumluluk alması gerekiyor.
AZİZ ORUÇ/AMED
DEM Parti’nin her kentte çok dilli kreş açma hedefi maalesef uygulamaya geçmedi. Kürtçe kreşlerin açıldığı tek kent Amed ise ihtiyacı karşılamanın çok gerisinde. Amed’de yüzlerce kreş içinden sadece 4 tanesi Kürtçe hizmet veriyor. 62 DEM’li belediyeden sadece Amed Büyükşehir Belediyesi, Zarokîstan 450 Evler ve Zarokîstan Bağcılar Gündüz Bakın Evleri’ni açtı. Peyas (Kayapınar) Belediyesi de Zarokîstan Xalxalok ve Zarokîstan Perperik’i açtı. Parmakla sayılacak Kürtçe kreşler ihtiyacı karşılamada yetersiz olsa da buralara giden çocuklar şanslı bir nesil olarak büyüyor.
Peyas’da hizmet veren Zarokîstan Perperik’i yerinde ziyaret ederek hem belediye yetkilileri hem eğitmenler hem de çocuklarını kreşe getiren ailelerle konuştuk. Hepsinin ortak görüşü Zarokîstanların sayılarının arttırılması ve ana dilde eğitim için daha fazla çalışma yürütülmesi.
Kurmancî ve Kirmanckî
Zarokîstanlarda 3-6 yaş arası çocuklara Kurmancî ve Kirmanckî lehçelerinde eğitim veriliyor. Bu şekilde çocukların kendi dilleri ve kültürleriyle büyümelerine olanak tanınıyor. Zarokîstan modeli özellikle Amed’de çocukların kültürel ve dilsel gelişimini destekleyen önemli bir örnek olarak öne çıkıyor. Çocuklar drama, müzik ve sanat atölyeleri gibi sosyal etkinliklerden yararlanıyor. Eğitimler hafta içi 08:00-17:00 saatleri arasında sürdürülüyor.
Önemli bir rol üstlenen Zarokîstan kreşlerine aileler yoğun ilgi gösteriyor. Çocuklarının kendi dillerinde ve kültürlerinde eğitim alabilecekleri okul öncesi kurumların ve okulların sayısının artırılmasını talep ediyorlar. Belediye ve ilgili kurumlar ise sorunlarını aşarak hizmetlerini genişletmeyi hedefliyor.
Zarokîstan’dan sonra Aram
3,5 yaşındaki oğlu Aram’ın Kürtçeyle büyümesini sağlayan Mecnun Akyel, bundan duyduğu memnuniyeti dile getiriyor. Amed’de doğup büyüyen ve devlet hastanesinde pratisyen hekim olarak çalışan Akyel, ana dilde eğitimin giderek zorlaştığını belirterek, “Asimilasyon politikaları derinleşiyor, diller yok olma riskiyle karşı karşıya. Bu hepimizin eksikliği. Buna karşı birlikte durmalı, dilimizi daha çok konuşmalı ve sahiplenmeliyiz” dedi.
Akyel, oğlunun Zarokîstan’daki değişimini ise şu sözlerle anlatıyor: “Evde Kurmancî konuşmaya çalışsak da Aram’ın Türkçeye daha yatkın olacağını düşünüyorduk. Zarokîstan yeniden açılınca hemen başvurduk. Yoğun talep nedeniyle bir süre bekledik ardından Aram eğitime başladı. Bu hem ona hem bize çok iyi geldi. Aram burada sadece dilini değil, kültürünü ve tarihini de öğreniyor. Eve geldiğinde Mihemed Şêxo’dan bahsediyor, Şakîro’nun şarkılarını söylüyor. Onu dinleyerek uyuyor, büyüyor.”
Ana dilinde eğitim veren kurumların sayısının artırılması gerektiğini vurgulayan Akyel ailelerin de bu sürece aktif katılım göstermesi gerektiğini belirtiyor. Akyel, “Belediyelere, yerel yönetimlere daha büyük iş düşüyor. Biz aileler de kolektif şekilde bu süreçlere dahil olmalıyız. Çocuğun değişim ve dönüşümü biz aileleri de toplumu da değiştirir, dönüştürür. Onun için daha çok bunu istemeli ve bunun için mücadele etmeliyiz” dedi.
Ari MaMuzik’e Aram Zarokîstan’a
Yıllardır Amed’de yaşayan harita mühendisi Resul Gül de oğlu Aram Deniz’in ana dilinde eğitim alabilmesi için Zarokîstan’ı tercih eden ailelerden biri. Resul Gül, Zarokîstan’ın asimilasyona karşı önemli bir kurum olduğuna işaret ederek şunları söylüyor: “Kızım Ari Helen 10, Aram Deniz ise 5 yaşında. Kızım devlet okuluna, oğlum Zarokîstan’a gidiyor. Kızımı müzik eğitimi için MaMuzik’e gönderdik, orada Kurmancî de öğrendi.”
Belediyelere yönelik kayyum uygulamalarını eleştiren Gül, “Asimilasyon politikalarının derinleştiği bir dönemde, nefes almamızı sağlayan belediyelere kayyum atanması durumu daha da ağırlaştırdı. Dil ve kültürel etkinlikler büyük zarar gördü. Çocuklarımız önemli imkanları kaçırdı, bunun etkisini yıllardır hissediyoruz. Şimdi yeniden bir şeyler yapmak ve çocukların eğitimi için çabalamak çok önemli. Hem biz hem çocuklarımız kendi dilimiz ve kültürümüzle yaşamak istiyoruz” diye konuştu.
Üç kuşakta kaybolan dil
Ailesinin Kirmanckî konuştuğunu ve evde farklı bir dil konuştuğunda kendisini rahatsız hissettiğini belirten Gül, yaşadığı deneyimden yola çıkarak şunları söylüyor: “Ana dilimde konuşamıyorsam ve bu hissi yaşıyorsam, çocuğumun aynı duyguyu yaşamaması için çabalıyorum. Dil şu anda kaybolma riskiyle karşı karşıya. Bir nesil önce annem ve babamla Türkçe konuşamıyorken, bugün ben çocuklarımla Kürtçe konuşamıyorum. Bu çok ciddi ve acı bir durum.”
“Eğer devlet bu eğitimi vermiyorsa, bunu bizim sağlamamız gerekiyor” diyen Gül şu çağrıda bulunuyor: “Belediyeler ve siyaset, ana dili daha fazla önemsemeli. 2 okul değil, 50 okul olmalı. 160 öğrenci değil, binlerce çocuk bu eğitimden yararlanmalı. Bu imkan herkes için sağlanmalı.”
Aram ile biz de Kürtçe öğreniyoruz
Gül, oğlunun Zarokîstan’a başlamasının ardından yaşanan değişimi ise şöyle anlattı: “Aram’la iki yaşına kadar Kirmanckî konuştuk. Zarokîstan’da Kurmancî öğrenmesiyle birlikte birçok şey değişti. Aram 20’ye kadar Türkçe sayamıyor ama Kurmancî sayıyor. ‘Ben Türkçe saymayacağım, Kurmancî sayacağım’ diyor. Hem dil hem kültür açısından çok şey öğreniyor; Kürt sanatçıları tanıyor, şarkılarını biliyor. 40 yıl sonra ben de onun için Kurmancî öğrenmeye başladım. Her çocuk kendi dilini öğrenmeli, rüyasını kendi diliyle görmeli. Yaşamın her alanında Kürtçe olmalı. Ancak bu şekilde dilimizi ve kültürümüzü koruyabiliriz.”
* * *
Zarokîstan sonrası ne olacak?
Zarokîstanların 2015’te açıldığını ve çok dilli eğitimi esas aldığını belirten Zarokîstan Koordinatörü Dilan Güvenç, “Kürtçenin Kurmancî ve Kirmanckî lehçelerinde eğitim veriyoruz. Peyas’ta Kurmancî 7, Kirmanckî 2 sınıfımız olmak üzere toplam 160 öğrencimiz var. Müfredatımız çocuk merkezli, oyun temelli ve ana dil odaklıdır. Demokratik kültür, ekolojik değerler ve toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten bir çerçeveyle çocuklara çok dilli eğitim sunarken, evrensel değerlere ulaşmalarını da hedefliyoruz. Çocukların kendi dili, kültürü ve doğasıyla bağ kurabilecekleri ortamlar oluşturuyoruz. Modelimizi tek tipleştirmek değil, çok kültürlü ve çok dilli yaşamı güçlendirmek üzerine kuruyoruz” diye anlatıyor.
Kreşlerin yanı sıra dilin yaşamın içinde varlığını sürdürebileceğine dikkat çeken Güvenç, devamında şunları belirtti: ''Dilin inkarı üzerine kurulu bir sistemde aileler de ana dillerini sınırlı şekilde kullanabiliyor. Bu en büyük zorluklardan biri. Aileler ‘Zarokîstan var ama sonrası ne olacak?’ kaygısını taşıyor. Biz sadece 3-6 yaş arası eğitim verebiliyoruz. Oysa aileler okul öncesinden üniversiteye kadar ana dilde eğitim istiyor. Zarokîstan bu anlamda bir çıkıştır ancak talebi karşılamakta yetersiz kalıyoruz. Yerel yönetimlerin daha fazla sorumluluk alması, yeni çocuk alanlarının geliştirilmesi ve buralarda çok dilli yapının güçlendirilmesi gerekiyor.”
* * *
Köylerde bile asimilasyon
Kayapınar Belediyesi Başkan Yardımcısı Yılmaz Güneş asimilasyonun etkisinin köylere kadar hissedildiğini belirterek, ana dil sorununun politik bir sorun olduğunu vurguluyor. Devletin yürüttüğü politikalarla Kürtleri asimile etmeye çalıştığına dikkat çeken Güneş, “Amed’de dil ve kültür açısından bir Kürt şehri görmek giderek zorlaşıyor. Bu ciddi bir tehlikedir. 2004’ten itibaren yerel yönetimler bazı adımlar attı. 2016’ya kadar birçok kentte, Zarokîstanların yanı sıra dil eğitimi veren yaklaşık 40 kurum açıldı. Bu çalışmalar toplumda farkındalık yarattı. Ancak kayyum atamalarıyla birlikte en çok etkilenen alanlar dil, kültür ve sanat kurumları oldu. Yalnızca Kayapınar Belediyesi’ne ait 32 kurum farklı kurumlara devredildi” dedi.
Talep çok, imkan az
Belediyelerin yeniden yönetimi devralmasıyla birlikte çalışmaların yeniden başladığını söyleyen Güneş, şunları ifade ediyor: “Kayapınar Belediyesi olarak Xalxalok okulumuzu yeniden düzenledik. Amed’de Büyükşehir Belediyesi’ne ait 2, Kayapınar Belediyesi’ne ait 2 olmak üzere toplam 4 okul öncesi eğitim veren kreş bulunuyor. Belediye bünyesinde dil birimi oluşturduk. Kayapınar’daki Zarokîstan sayısını 4’e çıkarmayı ve dil eğitimi veren kurumları artırmayı hedefliyoruz. Ancak 2024/7 sayılı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi ciddi engeller çıkarıyor. Bir bina dahi yapamıyoruz. Var olan kurumlarda bu çalışmaları yürütmek istiyoruz. Ana dilde eğitim olmazsa, okulda, pazarda, sokakta kendi dilimizi konuşmazsak asimilasyon devreye girer. Bu sorunu toplumla birlikte çözmek istiyoruz. Ailelerin talebi yüksek, biz de imkanlarımız ölçüsünde bu talepleri karşılamaya çalışıyoruz.”















