129 b komplosu ellerinde patladı

Dosya Haberleri —

19 Ekim 2022 Çarşamba - 20:00

Veysel Satılmış

Veysel Satılmış

  • Stuttgart Stammheim davası, Almanya’da Kürtlere yönelik kriminalizasyon söz konusu olunca hukukun nasıl da ayaklar altına alındığının açık bir örneği. Davada yargılananlardan Veysel Satılmış da anlattıklarıyla bunu tek tek deşifre etti.
  • Cezaevinde hücresinde yapılan aramalarda, devam eden 92 duruşma boyunca her defasında çıplak aramaya maruz kalan, tecrit edilen, sadece 1 saat diğer tutsaklarla görüşmesine izin verilen Veysel Satılmış, DAİŞ’lilere dahi tanınan tüm sosyal haklardan mahrum bırakıldı.
  • Pişmanlık dayatmasını kabul etmeyen Veysel Satılmış, "Amaç PKK’yi terörize etmek, Belçika’nın PKK kararına karşı bir anti tez oluşturmaktı. Hesapları tutmadı, bombaları ellerinde patladı. Onurlu bir yaşam dışında başka bir seçeceğimiz ve yaşamımız olamaz" dedi.

SERHAT ARARAT/STUTTGART

Stuttgart’ta 5 Kürt, bir itirafçının beyanları gerekçe gösterilerek, Alman Ceza Kanunu’nun 129 b maddesinden 2 yıl boyunca yargılandı. Stammheim Cezaevi’ndeki yargılamada Kürtlerin elleri ve ayakları zincirlendi, cam kafese konulmak istendi, ağır bir tecride maruz kaldılar. İtirafçının yalan ve manipülasyonla dolu suçlamaları mahkeme boyunca bir bir deşifre olsa da Kürtlere ceza kesilmekten de geri durulmadı. 19 Nisan 2019’da başlayan ve 91 duruşma ardından 30 Nisan 2021’de sona eren davada; Veysel Satılmış, Agit K., Özkan T. ile tutuksuz yargılanın Cihan A. ile Evrim A., 1.5 yıl ile 4 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. 

Davada yargılan Kürtlerden Veysel Satılmış, 4 yıl 3 aylık tutsaklık ardından 19 Eylül’de tahliye oldu. Ancak cezalandırılmaya devam ediliyor. Mahkeme, Satılmış’ın bulunduğu kenti terk etmemesine ve her gün karakola imza vermesine hükmetti. Tüm bu süreci ve Almanya’da Kürtlere yönelik kriminalizasyon politikalarını, tahliye edildiği gün "Cezaevine girmeden önce ne yapıyorsam aynı şekilde yapmaya devam edeceğim" diyen Veysel Satılmış ile konuştuk. 

Gençliğinden beri siyasetin içinde

Bingöllü olan Veysel Satılmış, 1982 doğumlu, gençliğinden bu yana siyaset içinde. Bingöl’de HADEP içerisinde yer alan Satılmış, 2002 yılında tutuklanmış, kısa bir tutsaklık ardından tahliye olunca Avrupa’ya gelmiş. Burada da hiç ara vermeden siyasal çalışmalar içinde yer almaya devam ettiğini belirten Satılmış, "Bilindiği gibi Haziran 2018 tarihinde sözüm ona 'Almanya’da PKK’ye operasyon' adı altında bizleri aldılar. Basına öyle deklare ettiler" diye anlattı. 

Senaryosu önceden yazılmıştı

Daha önce RAF üyelerinin de yargılandığı Stammheim Cezaevi’ndeki bu davanın başından itibaren bir komplo olduğunu, bir senaryo dahilinde hareket edildiğini belirten Veysel Satılmış, "Bu dava öncesinde kurgulanmış ve planlanmış bir komplodur. Bir biçimde Avrupa ülkelerine 'bakın PKK budur' demeye getiren bir tezgahtır. Bir itirafçının gerçek olmayan beyanlarıyla hazırlanmış bu senaryoda, bizler cam kafesler içinde şiddette meyilli birer canavar olarak lanse edilecektik. Hedef buydu" dedi. 

Esin kaynakları Düsseldorf

Almanya’da her yıl tutuklamalar olduğunu ancak burada özel bir konsept uygulandığını vurgulayan Veysel Satılmış, Stuttgart davasını 1989-93 yılları arasında yapılan, PKK kurucularının da yargılandığı Düsseldorf davasına benzetiyor: "Stuttgart davası da bu büyüklükte hazırlanmış, planlanmış ve kurgulanmıştı. Oyuncuları hazır, itirafçıları hazır. Davanın seyrine göre, dış kamuoyu nezdinde nasıl bir etki yapılabilir, hepsi ince hesaplar ile planlanmıştı. Ona göre de bir itirafçıları vardı. Olabilecekleri adeta ezberletmişlerdi. Belli ki dava üzerine çok çalışmışlardı. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim; Alman devleti çok büyük bir hazırlık yapmıştı."

Ayaklara pranga ellere kelepçe!

Gözaltına alındığı günden cezaevi ve yargılama sürecine kadar birçok baskı ve saldırıya maruz kaldıklarını anlatan Veysel Satılmış, Karlsruhe’deki evinin yakınında maskeli polisler tarafından üzerine çullanarak gözaltına alındı. Tutuklanarak Stuttgart’da bulunan Stammheim Cezaevi’ne gönderildi. Satılmış, "Gözaltına alınma sürecinden tutalım ertesi gün cezaevine götürülene kadar ayaklarıma zincir, ellerime kelepçe vuruldu, belime kemer bağlandı. Cezaevi içine girdiğimde ancak bunları çıkarttılar" diyerek, ilk duruşmaya çıkartıldıklarında da benzer bir uygulamaya maruz kaldığını söyledi. 

Bir ay hücrede tutuldu

Cezaevinde de olağanüstü koşullarda tutulduğunu, tecride alındığını söyleyen Veysel Satılmış, şunları aktardı: "İlk tutuklandığınızda 2-3  bilemediniz hafta geçici bir müsaade yeri olur ve orada kalırsınız sonra odalara dağıtılır. Fakat bana böyle bir uygulama yapılmadı. Girer girmez hücreye aldılar. Kaldığım yer kameralar ile donatılmıştı. Yaklaşık bir ay bu hücrede kaldım. Sadece yemek geldiğinde kapı açılırdı. Kaldı ki yemekleri hiç yenilmiyordu. Özel gardiyanların gözetiminde olan bir hücreydi. Bir ay sonra beni oradan çıkartılar ve başka bir hücreye aldılar."