250 milyon grevci, tarihin en büyük grevi (mi?)

Dosya Haberleri —

16 Aralık 2020 Çarşamba - 22:30

  • Hindistan’daki grev, önce Avrupa’daki, ardından ise Türkiye’deki sol yayınlar tarafından “dünya tarihinin en büyük grevi” ilan edildi ve katılımcı sayısı hakkında 200 ila 250 milyon arasında değişen rakamlar verildi. 

OSMAN OĞUZ

Hindistan’daki grev, önce Avrupa’daki, ardından ise Türkiye’deki sol yayınlar tarafından “dünya tarihinin en büyük grevi” ilan edildi ve katılımcı sayısı hakkında 200 ila 250 milyon arasında değişen rakamlar verildi. 1 milyar 380 milyon olan nüfuslu ülkede bu rakam, yurttaşların en az 7’de 1’inin greve çıktığı anlamına geliyordu.

Birgün, Evrensel, Duvar...
Birgün gazetesi grevi, “Hindistan’da işçiler hayatı durdurdu” başlığıyla veriyor ve “250 milyon işçi tek günlük greve çıktı” bilgisini paylaşıyordu. Sol Haber “Hindistan’da yeni yasaya karşı 250 milyondan fazla işçi ve köylü greve çıktı” derken Evrensel’in başlığı ise “Hindistan’da büyük grev: 250 milyon emekçi iş bıraktı” olacaktı. Gazete Duvar’da yayımlanan bir yazının başlığı ise neredeyse “romantik” bir tınıya sahipti: “Yeryüzünün en büyük grevi ‘tarihin sonunda’ gerçekleşiyor” Marksist.Org, “Aşırı sağcı Modi’ye karşı 250 milyonluk grev” başlığıyla yayınladığı haberinde ülkenin birçok eyaletinde hayatın durduğu bilgisini paylaşıyordu.

Hindistan basını da yüz vermiyor
Hindistan’da oldukça büyük bir grevin gerçekleştiğine şüphe yok ama bu rakamlar ve “dünya tarihinin en büyük grevi” anlatısı gerçeği yansıtıyor mu? Rosa Luxemburg Vakfının Yeni Delhi bürosunda çalışan ve Hindistan ile Çin’deki otoriter ve neoliberal transformasyon süreçleriyle ilgili araştırmalar yapan Aurel Eschmann, Almanya’nın en eski sol gazetelerinden “Neues Deutschland”a yazdığı yazıda bunun “temelsiz bir abartı” olduğunu söylüyor.
“250 milyon grevci” bilgisi, sendikaların grev öncesinde açıkladığı hedeflere dayanıyor. Eschmann’ın verdiği bilgiye göre bu rakamlar, Hindistan’ın -komünist Kerala gazetesi dışında- hiçbir sol yayınında da yer almıyor; keza ülkedeki sol yayınlar, sendikaların propagandif açıklamalarının da teyite muhtaç olduğunu biliyor.

Hindistan’a bakıp kendini görmek
Eschmann, Avrupa basınındaki abartma hâlini ise şöyle açıklıyor: “Bu haberlerde mesele, büyük oranda, Hindistan’daki somut ilişki ve çelişkiler değil, aksine (sol basın) Hindistan’da kendisini, kendi ihtiyaçlarını ve umutlarını görmek istiyor: Hindistan’da başlangıcını bulabilecek yeni bir Sosyalist Enternasyonal umudu.”
Anaakımdaki haber yapmama hâlinin de, sosyalist basındaki abartının da dünyanın nüfus açısından ikinci büyük ülkesine Avrupa merkezci bakışı bir kez daha ortaya çıkardığını belirten Eschmann, Hindistanlı filozof Gayatri Chakravorty Spivak’ın Çin’deki işçi mücadelelerine dair analizler yapan Fransız Marksistler Gilles Deleuze ve Michel Foucault’ya yönelik eleştirilerini hatırlatıyor: “Spivak ikisine de Güney’deki hareketleri sadece teori oluşturma gayeleri için (haksızca) sahiplendikleri ve böylelikle bu hareketlerin seslerini kıstıkları suçlamasında bulunuyordu.”

Avrupamerkezciliği aşmak
Hindistan’a Avrupamerkezci ve oryantalist bakışın günün sonunda olan biteni gündemleştirmediğini aksine görünmezleştirdiğini belirten yazar, makalesini şu cümlelerle bitiriyor: “Keza eğer Hindistan’da gerçekten de 250 milyon insan greve katılsaydı ve bu grev yerelde ya da uluslararası alanda hiçbir görünür etkiye sahip olmasaydı, bunun eninde sonunda güçlendireceği Hindistan’daki ve hatta dünyanın herhangi bir yerindeki eylemlerin etkisiz/gereksiz olduğu görüşü olurdu. Bu Avrupamerkezci ve oryantalist bakışı ortadan kaldırmak, yalnızca lüzumlu değil ayrıca mümkün de ama bunun için ek bir yoğunlaşma ve anlama çabasına ihtiyaç var.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.