- Karabük T Tipi Kapalı Cezaevi'nde son iki buçuk yıldır hiçbir tutsak tahliye edilmedi. Keyfi uygulamaların her geçen gün arttığını belirten tutsaklar, milletvekillerinin cezaevlerini ziyaret etmesini istedi.
Son iki buçuk yıldır hiçbir tutsağın tahliye edilmediği Karabük T Tipi Cezaevi'nde haklarındaki hapis cezalarının infaz sürelerini tamamlamalarına rağmen bazı siyasi tutsakların tahliyeleri İdare ve Gözlem Kurulu’nun (İGK) kararları ile engellendi. 26 siyasi tutsağın bulunduğu cezaevinde infaz sürelerini tamamlamış 13’ünün tahliyeleri farlı zamanlarda alınan Kurul kararlarıyla ertelendi. Soyut yorumlarla “iyi halli olmadıkları” gerekçeleriyle tutsakların tahliyelerinin önüne geçen Kurul, ceza erteleme sürelerini en ileri tarihe attı. Öyle ki bu 13 tutsaktan 6’sına dair karar tek seferde 12 ay sonrasına ertelendi. Kurul’un bu kararları nedeniyle cezalarını infazları tamamlamış olmalarına rağmen son 2 buçuk yıldır hiçbir siyasi tutsak tahliye edilmedi.
Cezaevinde İGK’nin infazını ertelediği siyasi tutukların isimleri ve ertelenme süreleri şu şekilde: Şirin Taşdemir 6 ay, Hakkı Aygün 6 ay, Halil Temel 6 ay, Kadri Alkoç 3 ay, Ahmet Bayna 3 ay, Ejder Doğan 15 ay, Ali Koç 15 ay, Abdullah Ok 9 ay, Aydın Kudat 15 ay, Abdurrahman Güner 15 ay, Mustafa Karakaya 12 ay ve Adem Oktay 6 ay.
Siyasi tutsakları tahliyelerini engelleyen İdare ve Gözlem Kurulu, Anayasa Mahkemesi’nin karalarını dahi tanımama noktasına geldi. AYM’nin “Örgüte üye olmamak ile birlikte örgüt adına suç işlemek” suçunu düzenleyen düzenlemeyi iptal etmesi üzerine, bu yasa maddesinden hükümlü bulunan Ahmet Bayna isimli siyasi tutsak, tahliye talebiyle 15 Aralık’ta 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. 19 Aralık’ta kararını veren mahkeme, Bayna’nın tahliyesine karar verdi. Aynı gün toplanan cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu, Bayna’nın “iyi halli” olmadığını ileri sürerek mahkemenin kararını uygulamadı. Bunun üzerine Bayna, avukatları aracılığıyla Karabük İnfaz Hakimliğine başvuruda bulundu. Hakimlik ise İdare ve Gözlem Kurulu’nun kararını usul ve yasaya uygun buldu.
Tutsaklar anlattı
Cezaevinde tutulan Ali Koç, Hakkı Aygün, Murat Tekin ve Süleyman Tatar, avukatları aracılığıyla MA'ya gönderdikleri mesajla maruz bırakıldıkları uygulamaları aktardı. İnfaz yakmalara mesajlarında işaret eden tutsaklar, özellikle de cezaevinin birinci ve ikinci müdürleri olan M.Ö. ile F.Ç.’nin, “Hiçbir şekilde sizlere iyi hal raporu vermeyeceğiz. İnfazınızı yakacağız” tehditlerine maruz kaldıklarını belirtti.
Şiir defterine el konuldu
Tutsaklardan Ali Koç, cezaevinde yazdığı şiirlerin bulunduğu defterin gerekçesiz bir şekilde alıkonulduğunu ifade ederek, “Koğuş araması sırasında şiir defterimi aldılar. Bunun üzerine cezaevi savcılığına dilekçe yazdım, ancak ‘kovuşturmaya yer yoktur’ kararı verildi ve defter keyfi bir şekilde verilmedi. Ayrıca cezaevinde Kürtçe kitap ve dergi verilmemesi sorunu devam ediyor. Dönem değerlendirme raporlarında ise tutsakların söylemedikleri beyanlar kayıtlara geçiriliyor” dedi.
İki yıldır tedavi edilmiyor
Tutsaklardan Hakkı Aygün, mesajında şunları aktardı: “İki yıldır göz rahatsızlığımdan dolayı muayene olmam ve gözlük almam gerekiyor ancak ağız içi aramaya maruz kaldığım için tedaviye gitmiyorum.”
Dosyası Yargıtay’da olan Murat Tekin, kendisine gönderilen mektupların verilmediğini, gönderdiği mektupların da adreslerine ulaşmadığını kaydetti.
Cezaevindeki ihlaller kamuoyunda yer alıp, siyasi parti temsilcileri tarafından ziyaretler gerçekleştiğinde idarenin kendilerine daha olumlu yaklaştığını belirten Süleyman Tatar, “Bu anlamda cezaevlerindeki haksız uygulamalara sessiz kalınmaması ve cezaevlerinin özellikle milletvekilleri tarafından ziyaret edilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.
*****
Kitaplara Kürtlük soruşturması
Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Yasin Yılmaz, koğuş baskınlarında el konulan kitaplar nedeniyle bazı tutsaklar hakkında soruşturma başlatıldığını söyledi.
Agirî’nin Panos (Patnos) ilçesinde bulunan L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Yasin Yılmaz, ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde bazı tutsaklar hakkında soruşturma açıldığını söyledi. Cezaevi idaresi izniyle verilen bazı kitaplara koğuş baskınlarında el konulduğunu belirten Yılmaz, “Kendi kaydettikleri kitaplara soruşturma açıyorlar ve şu an 50’ye yakın tutsak hakkında soruşturma açılmış durumda. Açtıkları soruşturmalar sonucunda birkaç arkadaşın tahliyesi engellendi. ‘Kitabın bütünlüğü bozulmuş’ ve ‘Kürtlük ve Kurdistan bilincini diri tutuyor’ gerekçesiyle kitaplar toplatıldı ve soruşturmalar başlatıldı” diye kaydetti.
*****
'Kalamaz' raporuna rağmen tutuluyor
Sol kolu ve sağ eli olmayan, ATK'nin 6 kez "cezaevinde kalamaz" raporu verdiği Ergin Aktaş'ın ihtiyaçlarını karşılayamadığını belirten İHD, tahliye edilmesi çağrısında bulundu.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, her hafta düzenledikleri “F Oturması” eyleminin 614’üncüsünü İHD İstanbul Şube binası önünde gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde, Metris R Tipi Cezaevi’nde bulunan engelli ağır hasta tutsak Ergin Aktaş’ın sağlık durumuna dikkat çekildi. İHD İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu Üyesi Meryem Bars, “Sol eli dirsekten, sağ eli ise bilekten itibaren olmayan, tek başına öz bakımını ve kişisel ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda engelli bir mahpustur. Üstelik KOAH hastasıdır ve bu hastalıklara bağlı sorunları ve rahatsızlıkları devam etmektedir” dedi.
Aktaş için 2013'ten beri Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından ayrı ayrı 6 kez “cezaevinde kalamaz” raporu verildiğini söyleyen Bars, Emniyet'ten gelen “tehlikeli” ibaresinin yer aldığı “güvenlik” raporu nedeniyle serbest bırakılmadığını ifade etti. Avukat Gülizar Tuncer ise Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuru yapıldığını ve ret kararının çıktığını belirterek, davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıyarak, “tedbir” talebinde bulunulduğunu ifade etti. Tuncer, Aktaş’ın hapiste tutulması, sağlık ve yaşamına ağır risk oluşturmaktadır” dedi.
*****
Kanserli tutuklu yaşamını yitirdi
Van T Tipi Cezaevi’nde tutulan ve bir yıldır kanser tedavisi gören 63 yaşındaki Naif Aybar, yaşamını yitirdi.
Adli bir suç nedeniyle Van T Tipi Cezaevi’nde tutulan 63 yaşındaki Naif Aybar, önceki gün sabah saatlerinde hayatını kaybetti. Aybar’ın bir yıl önce kanser hastalığına yakalanıp tedavi gördüğü öğrenildi. Aybar’ın cenazesi otopsi için Dursun Odabaşı Tıp Merkezi’ne getirildi. İşlemlerin ardından kalabalık bir konvoyla Wan’ın Elbak ilçesine bağlı Dêr Mahallesi’ne götürülen cenaze, burada defnedildi.
Aybar’ın, hastane, savcılık ve Adli tıp Kurumu’na (ATK) yapılan tüm başvurulara rağmen tahliye edilmediği öğrenildi.