50 yıl sonra stagflasyon
Dünya Haberleri —

Ekonomik kriz/foto:AFP
- Ortadoğu’daki gerilim Avrupa’da sıfır büyüme riskini beraberinde getiriyor. Ekonomistler 1970’lerde olduğu gibi bir stagflasyona işaret ediyor.
- ABD’nin, Hürmüz Boğazı’nı açması için verdiği “süre” doldu. İsrail, İran’da hedef alacağı enerji ve altyapılarının listesini hazırladı, saldırı için Trump’ın talimatını bekliyor.
ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş, 40’ncı gününde kritik bir dönemeçte. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a Hürmüz Boğazı’nı açması için verdiği “süre” Avrupa saatiyle Çarşamba 01.00’da doluyor. Boğazı açmaması halinde, İran’daki tüm köprüleri ve elektrik santrallerini “yerle bir edeceğini” duyuran Trump’ın yeni bir saldırı dalgasını başlatması bekleniyor.
Trump’a göre İran'ın bu saldırıdan kurtulmasının tek yolu, "kendisi için kabul edilebilir" bir anlaşma yapması. Bu anlaşmanın bir parçası olarak da Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışının "serbestçe" sağlanması gerekiyor. İsrail’in, diplomatik girişimlerin başarısız olması ihtimaline karşı İran içindeki enerji ve altyapı hedeflerine yönelik genişletilmiş bir liste hazırladığı bildirildi. CNN’e göre, plan İsrail tarafından onaylandı. İsrailli bir güvenlik yetkilisi, Washington’dan “yeşil ışık” gelmesi halinde önümüzdeki haftalar için ek askeri saldırıların da planlandığını ifade etti. Axios ise yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde; ABD ve İsrail’in İran’ın enerji tesisleri ve köprülerine yönelik ortak saldırı planının hazırda beklediği aktarıldı.
3 kez ‘süreyi’ erteledi!
Trump’ın İran’dan Hürmüz Boğazı’nın açılmasını istemesi ve açılmazsa ülkenin enerji tesislerini hedef alacağını söylemesi enerji piyasalarını olumsuz etkileyince, 23 Mart’ta olası ABD’nin saldırıları ertelendi. Trump, süre dolmadan 27 Mart tarihinde bu kez “İran’ın talebi üzerine” saldırıları 10 gün daha ertelemişti. Ardından 6 Nisan’da dolması beklenen süreye 3 Nisan’da bir erteleme daha yapmıştı. Ekstra 48 saat verdiğini söyleyen Trump, Hürmüz Boğazı açılmazsa, Salı gecesinin “Enerji tesisi günü ve köprü günü” olacağını söyleyerek ABD’nin saldırılara başlayacağını belirtti.
Fransa: Sivil altyapı hedef alınamaz
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Trump’ın, İran’a yönelik saldırılarda sivil alt yapıları da hedef alacaklarını yinelediği bir dönemde, enerji ve sivil alt yapıları hedef alan her türlü saldırıya karşı olduklarını belirtti. Barrot, bu tür sivil alt yapıları hedef alan saldırıların “halihazırda endişe verici olan durumu daha da kötüleştirerek, yeni bir gerilimi artırma ve misilleme aşamasına” kapı aralayacağını ifade etti.
Diplomatik temaslar sonuçsuz
Öte yandan, savaşın sonlandırılması için Pakistan ve Mısır öncülüğünde diplomatik temaslar yapıldı. Arabuluculara yakın kaynaklara göre, taraflar arasında 45 günlük bir ateşkes planı gündemde. Bu plan, ABD ile İran arasında daha kapsamlı müzakereler için zaman kazanmayı hedefliyor. Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Andrabi, söz konusu planı doğrulamadı. Andrabi, “45 günlük ateşkes ya da 15 maddelik planla ilgili haberler var. Bu tür spesifik konular hakkında yorum yapmıyoruz. Barış süreci devam ediyor” sözlerini kullandı.
ABD’nin İran ile görüşmelerdeki özel temsilcisi Steve Witkoff Pakistan’ın ABD’nin sunduğu 15 maddelik planı İran’a ilettiğini açıklamış, İran ise bu talepleri kabul edilemez olarak nitelendirmişti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Pazartesi günü yaptığı açıklamada arabulucuların mesaj taşıdığını doğruladı, ancak ateşkes planlarına ilişkin detay vermedi. Bekayi, Trump’ın tehditlerine sert tepki göstererek, “Müzakere, ültimatomlarla, suçlarla ve savaş suçu tehdidiyle bağdaşmaz” dedi.
İran, müzakereleri reddediyor
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim Ofisi yetkilisi Mehdi Tabatabaei, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için savaşın yol açtığı zararların tazmin edilmesi gerektiğini söyledi. İranlı yetkililer ayrıca Trump’ın “tek taraflı son tarih dayatmalarını” kabul etmeyeceklerini vurguladı.
Reuters’ın haberine göre, İran, Pakistan'ın arabuluculuğuyla ABD'nin sunduğu, “derhal ateşkes ve boğaza uygulanan fiili ablukanın kaldırılması, ardından 15 ila 20 gün içinde daha geniş kapsamlı bir barış anlaşması görüşmelerinin yapılması” teklifini reddetti. İran ise bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş protokolü, yaptırımların kaldırılması ve yeniden yapılanma da dahil olmak üzere 10 maddeden oluşan bir yanıt verdi.
3 bin 600 kişi öldürüldü
Savaşın neden olduğu can kaybı da her geçen gün artıyor. HRANA, ABD-İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarında en az bin 665'i sivil olmak üzere yaklaşık 3 bin 600 kişinin öldürüldüğünü duyurdu. HRANA'nın verilerine göre, sadece Pazartesi günü en az 49 sivil yaşamını yitirdi ve 58 kişi yaralandı.
Küresel piyasalar alt üst
Trump’ın süreyi bir daha uzatacağı veya saldırıya geçmesi haberini yayına hazırladığımız zaman diliminde de belirsizliğini korurken; küresel piyasalar bir kez daha alt üst oldu. Brent petrol vadeli işlemleri, savaşın başlamasından bu yana yüzde 50'nin üzerinde artış göstererek yüzde 1 yükseldi ve varil başına 111,53 dolara çıktı. ABD Batı Teksas Orta Ham Petrol vadeli işlemleri ise yüzde 0,8 artışla 113,31 dolara yükseldi.
Avrupa’da sıfır büyüme
İran savaşı ve genel olarak Ortadoğu’daki çatışmalar, Avrupa’da sıfır büyüme riskini beraberinde getiriyor. Mayıs ayında Avrupa Merkez Bankası (ECB) başkan yardımcılığını üstlenecek olan Hırvatistan Merkez Bankası Başkanı Boris Vujcic, Bloomberg'e verdiği röportajda, “Stagflasyon görmüyoruz ama o yöne gidiyoruz; ne kadar ileri gideceğimizi tahmin etmek çok zor” dedi. Özellikle Trump’ın son günlerdeki sert çıkışları piyasaları sarsıyor. Brüksel ve Frankfurt, 2021-2022'deki enflasyon krizini ilk aşamalarda hafife aldıkları için mevcut riskleri küçümsemek istemiyor. ECB'nin temel senaryosuna göre bu yıl euro bölgesinde enflasyon yüzde 2,6'ya, GSYİH büyümesi ise yüzde 1,9'a ulaşacak. Ancak en kötü senaryoda 2027'ye kadar enflasyon yüzde 6'yı aşabilir ve yüzde 2'lik hedefin oldukça uzağında kalabilir. Ekonomistler 1970’lerde olduğu gibi bir stagflasyona işaret ediyor.
Ekonomist Manuel Alejandro Hidalgo, stagflasyonun sadece enerji şokuyla oluşmadığını, fiyat artışlarının “kendi hayatını sürdüren bir sarmal” haline gelmesi gerektiğini vurguladı. Tarihteki en belirgin stagflasyon örneği 1973-1975 petrol krizinde yaşandı. ABD'de reel GSYİH, 1973 zirvesine göre 1975'in ilk çeyreğinde yüzde 7 daraldı; enflasyon ise yüzde 10'un üzerinde seyretti. O dönemde “Yom Kippur Savaşı” nedeniyle uygulanan petrol ambargosu ham petrol fiyatını dört katına çıkarmıştı. Şu anki artış, savaşın başlamasından bu yana yüzde 50'den az. HABER MERKEZİ















