- 57 yıllık ömrünün 39 yılı cezaevinde geçen Cuma Özkan, hastalıklarına rağmen tahliye edilmiyor. Babasını cezaevinde tanıyan Şehriban Özkan, “Elinden tutup gezemedim. Mezun olduğumda, evlendiğimde yanımda yoktu" dedi.
Cuma Özkan, 57 yıllık ömrünün 39 yılını cezaevinde geçirdi ve tahliyesi için 2027 yılına işaret ediliyor.
Özkan, henüz 14 yaşında olduğu 12 Ekim 1980’de tutuklandı, Adana Askeri Mahkemesi'nde yargılandı ve idam cezasına çarptırıldı. Özkan’ın cezası, çocuk olduğu için 20 yıla indirildi. Özkan, 9 yıllık tutukluluğunun ardından 1989’da şartlı tahliye edildi. Özkan, 1993’te ayrı bir dosyadan gözaltına alınıp tutuklandı. "Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak" suçlamasıyla yargılanan Özkan, müebbet hapis cezasına çaptırıldı. Özkan’ın bu 3,5 yıllık şartlı tahliye de cezasına eklendi. Özkan, tutukluyken askeri darbe döneminde verilen cezası affa uğradı, ancak müebbet hapis cezasına eklenen 3,5 yıldan kaynaklı tahliye edilmiyor. Özkan'a tahliye için 2027 yılı gösteriliyor. Yozgat, Konya, Malatya ve Antep cezaevlerinde tutulan Özkan, son 19 yıldır da Antep H Tipi Cezaevi’nde.
Babasını cezaevinde tanıdı
Özkan, 30 yıllık cezasını tamamlamasına rağmen tahliye edilmiyor. Özkan’ın tahliyesi için avukatı Bermal Kutlu Şahin'in girişimleri de sonuçsuz kaldı. Şartlı tahliye döneminde evlenen Özkan'ın tutuklandıktan üç ay sonra dünyaya gelen kızı Şehriban Özkan (30), babasını cezaevinde tanıdı. Demir parmaklıklar ardında tanıdığı babasının tahliye edilmesini bekleyen Şehriban Özkan, 30 yıllık baba hasretini, MA’dan Mahmut Altıntaş’a anlattı.
Cezaevi dışında görmedi
Çocukluğunun cezaevi kapılarında geçtiğini söyleyen Özkan, bir yandan hasretlik bir yandan ekonomik sorunlarla boğuştuklarını belirtti. Özkan, “Ben küçüktüm, annemin de kronik rahatsızlığı vardı. Bu şekilde kar kış demeden babamın görüşüne gidiyorduk. Ben cezaevi dışında babamı görmedim. Biri bana ‘kızım’ diye seslense duygulanıyorum. Bu kelimenin bendeki anlamı çok büyük. Tüm yolları annemle tek başımıza yürüdük, zor günler geçirdik. Bir baba-kız ilişkisi nasıl olur bilmiyorum. Artık babamı yanımda istiyorum” dedi.
O mendili 19 yıl sakladı
Babası ile üç yaşındayken Konya Cezaevi’nde tanıştığını kaydeden Özkan, “Küçüktüm hatırlamıyorum ama babam bu görüşmeyi daha sonra bana, ‘Görüşte bütün çocuklar ailelerinin yanındaydı. Sadece bir çocuk köşede ağlıyordu. Kucağıma aldım, annenin yanına getirdim. Bu Şehriban mı diye sordum? Annen de ‘evet Şehriban’ dedi, şeklinde anlattı. O gün babamın kucağında ağlamışım. Babam da gözyaşlarımı sildiği mendili 19 yıl saklamış. O mendili evlendiğimde bana hediye etti” şeklinde konuştu.
Artık hukuksuzluk bitsin
Babasının Ocak 2024’te tutukluğunun 31 yılının tamamlanacağını söyleyen Özkan, “Daha önce yargılandığı davadan af çıkmasına rağmen o davadan şartlı tahliye ile dışarda geçirdiği 3,5 yıl cezasına eklenerek tahliye edilmiyor. Babam gibi birçok siyasi tutuklu haksız bir şekilde keyfi gerekçelerle infazları ertelenerek cezaevinde tutuluyor. Bu hukuksuzluğun artık son bulmasını istiyorum. Babamın içeride ölmesini istemiyorum” dedi.
Umutla direnip yaşadı
“Babam 39 yıldır cezaevinde direniyor, bunca yıl cezaevinde umut ve direnişle kalmak çok zor” diyen Özkan, babasının sağlık sorunlarının olduğunu belirtti. Özkan, “Cezaevinde yaşadığı hak ihlalleri ve kötü muameleyi de bize anlatmıyor. Cezaevi şartlarını biliyoruz. Biz bile görüşe gittiğimizde birçok ihlale maruz kalıyoruz. Onlar da kalıyor” diye konuştu.
Sessiz kalınmamalı
Hukuk örgütlerinin tutsakların sesi olması gerektiğini söyleyen Özkan, şunları ekledi: “Bu hukuksuzluğun son bulması gerekiyor. Halkın da bu adaletsizliğe sessiz kalmaması gerekiyor. Ancak ne yazık ki yeterince ses çıkmıyor. 30 yaşındayım, babamla oturup yemek yiyemedik, gezemedik. Üniversiteden mezun olduğumda, evlendiğimde yanımda yoktu. 30 yıldır baba hasreti çekiyorum, artık babamın serbest bırakılmasını istiyorum. Tüm siyasi tutsakların serbest bırakılması gerekiyor.” ANTEP