• Fedekar (Hikmet Demir), 1992'de sevdiği dağlara yönelir; adının anlamına uygun bir biçimde hareket ederek halkının fedakârı olur ve 1995'te Zap'ta şehit düşer. Annesi, "Kendi aklıyla partiyi tanıdı ve iradesiyle katıldı" dedi.

 

Hikmet Demir, Bedlîs'in Nanikasê köyünde dünyaya gelir. Çocukluğundan itibaren sürekli köy işlerine gider ve ailesine yardım eder. Okul çağına geldiğinde okula başlar; okulu fazla sevmez ve üç yıl sonra eğitimini bırakır. Köyde ne iş varsa gider, yapar ve köylülere yardım eder. Babası ona bir ceket alır. Ceketini çok sever. Helebçe Katliamı gerçekleştiğinde ceketini Helebçe'ye gönderir. Ceketini neden gönderdiği sorulduğunda annesine, “Helebçe'nin çocukları da senin çocukların değil mi, onlar çıplak mı kalsın?” der.

Hikmet Demir, köyde hayvancılık ve çobanlık yapar. Dağları çok sever. Her gün dışarı çıkar ve dağlarda dolaşır. Köyde kaybolduğunda herkes dağların eteklerinde dolaştığını bilir.

Gençlik çağına geldiğinde çalışmak için İstanbul'a gider. İnşaatlarda çalışır ve kazandığı parayı ailesine gönderir. Köydeki yaşamı ise yüreğinde taşır, en çok Kürdistan dağlarına özlem duyar.

Çocukluğundan itibaren Kürt Özgürlük Hareketi'ni yakından tanır. Ailesinden de birçok kişi Özgürlük Hareketi saflarına katılmıştır. Artık sırası gelmiştir; 1992'de Kürdistan dağlarına yönelir. Kürdistan dağlarında Fedekar adını alır.

Fedakarlar çoğaldı

Demir ailesi, devletin baskı ve zor politikalarının ardından İstanbul'a göç eder. İstanbul'da 1995'te kuzeni Mehmet Nuri'nin düğününün yapılmasına üç gün kalmışken Fedekar'ın Zap'taki bir çatışmada şehit düştüğü haberi gelir. Anne Gülendan, bütün acısına rağmen Mehmet Nuri'nin düğününün bozulmasını istemez; sessiz kalır ve gözyaşlarını içine akıtır. Baba Abdulbari, de oğlunun şehadeti karşısında herhangi bir şey söylemez; bu kutsal yolu kendi isteğiyle seçtiğini bilir ve gururla karşılar.

Fedekar'ın şehit düşmesinin ardından, 1997'de Demir ailesinin bir oğlu daha dünyaya gelir. Aile cezaevine tutukluları ziyarete gittiğinde, tutuklulardan biri aileye “Büyük Fedekar şehit düştü; bu çocuğun adı da Fedakar olsun” der. Bunun üzerine ailenin diğer oğlunun adı da Fedakar olur.

Fedekar'ın şehit düşmesinin ardından kız kardeşinin oğlu Mazlum Akman da dayısı gibi büyük bir devrimci olur ve dayısının izinden yürür. Mazlum Akman, 2022'de mücadeleye katılır, dayısının adı olan Fedakar adını alır ve 2025'te Gabar'da şehit düşer.

Nasıl yas tutabilirdim?

AW'den Ömer Demir'e konuşan anne Gülendan Demir, Fedekar'ın iyi bir çocuk olduğunu ve dağları çok sevdiğini belirterek, şunları söyledi: “Her zaman dağlara giderdi. Konuşması, oturup kalkması, bütün davranışları siyaset üzerineydi. Kendi aklıyla partiyi tanıdı ve iradesiyle katıldı. Amcasının oğlunun düğünü günü Fedekar'ın şehit düştüğü haberi geldi. ‘Bu aynı zamanda oğlumun düğünü’ dedim. Bu nedenle düğün bozulmasın diye hiçbir şey söylemedim. Sanki feryat ediyormuşum gibi hissettim ama kendimi gülerken buldum. İnsanlık yoluna baş koymuş biri için nasıl yas tutabilirdim? Şehidin babası bana, ‘Neden üzgünsün?’ diye sordu ama ben ona bir şey söylemedim. Düğünden sonra bana yine sordu. Ben de ona, ‘Başın sağ olsun, oğlun şehit oldu’ dedim. Babası hiçbir şey söylemedi, çünkü o da oğlunun mücadeleye katılmasını istiyordu." İSTANBUL