- Almanya Kürdistanlı Topluluklar Konfederasyonu’na (KON-MED) bağlı FED-KURD, FED-MED, FED-DEM, FED-GEL ve FCDK-KAWA federasyonlarının bünyesinde bulunan 49 dernekten sadece 16’sında Kürtçe kurs var. Kurslar düzensiz yürütülüyor. Öğretmen ve yer sıkıntısı da ciddi bir sorun.
- FED-MED Eşbaşkanı Ahmed Kobanê, bugüne kadar özellikle derneklerde kültür ve dil çalışmalarına yeterli ağırlık verilmediği özeleştirisini vererek şunları belirtiyor: “Yeni dönemle birlikte çalışmalarımız iki temel üzerinde yürütülecektir. Birisi kültür ve dil, diğeri ise diplomasi olacaktır.”
- YMK Başkanı Mamoste Semir Xıdır Ebdi da, "Bu soruna hep birlikte el atmalıyız. Büyük sorumluluk Kürdistani kurumlara ve siyasi partilere düşüyor. Ana dile ciddi yaklaşmalılar. Birinci gündem yapmalılar. Ulusal bir program hazırlanabilir. Ana dilimiz her şeyimizdir. Kimliğimizdir, varlığımızdır" dedi.
ARAT ARARAT
Almanya Kürdistanlı Topluluklar Konfederasyonu’na (KON-MED) bağlı FED-KURD, FED-MED, FED-DEM, FED-GEL ve FCDK-KAWA federasyonlarının bünyesinde bulunan 49 dernekten sadece 16’sında Kürtçe kurs var. Var olan kurslara katılan öğrenci sayısı ise 177.
Almanya’nın 16 eyaletinden 7’sinde resmi okullarda 32 öğretmen tarafından 3 bin 300 ile 3 bin 500 arası öğrenciye ders veriliyor. Yaklaşık iki milyon Kürt’ün yaşadığı Almanya’da bu rakamlar, ortada ciddi bir sorunun olduğuna işaret ediyor. Bu haberle, Almanya’da yaşayan Kürtlerin ana dilleri Kürtçe'ye olan ilgisini mercek altına aldık. Bu sebeple Almanya’da bulunan Kürt kurumlarıyla görüştük. Maalesef tablo iç açıcı değil.
Yüzde 30’unda kurs var
Almanya’da KON-MED’e bağlı 5 federasyon var. Bu federasyonlara bağlı 49 derneğin yalnızca 16’sında Kürtçe kurslar var. Federasyon eşbaşkanlarından edindiğimiz bilgilere göre kurslar yetersiz olduğu gibi mevcut kurslara ilgi de az. Başlarken çok sayıda kayıt yapılıyor fakat az sayıda insanla sona eriyor ya da tamamlanmadan iptal ediliyor. Ayrıca kurslar düzensiz yürütülüyor. Öğretmen ve yer sıkıntısı da ciddi sorunlar arasında yer alıyor. Kurum yöneticilerinin ilgisizliği ve kurumlarda Kürtçe konuşulmaması da toplumda tepki yaratıyor. Bazı kurslar ise göstermelik düzeyde kalıyor.
NRW’de durum içler acısı
Kürt nüfusunun en yoğun olduğu eyaletlerden biri NRW. NRW’deki dernekleri kapsayan Kuzey Ren-Vestfalya’daki Mezopotamya Özgürlük Toplumu Federasyonu (FED-MED) bünyesindeki 18 dernekten sadece 5’inde Kürtçe kurslar var. Bocholt, Düren, Dortmund, Essen ve Wuppertal derneklerinde Kurmancî kursları veriliyor. Bunlardan sadece Dortmund’da Kurmancî’nin yanı sıra Kirmanckî/Dimilkî kursu da var. Var olan bu kurslara katılan öğrenci sayısı, Dimilkî hariç, 52 kişi. Bu kurslar dönem dönem açılıyor ve ilk başlarda bolca kayıt yapılıyor ama zamanla öğrenci sayıları düşüyor. Öğretmen ve materyal sorunu yaşandığı da dile getiriliyor.
8 dernekte 47 öğrenci
Kuzey Almanya’daki Kürtlerin federasyonu olan FED-DEM’e bağlı derneklerde de durum çok parlak değil. Bu federasyona bağlı 8 dernek var. Bu derneklerden aktüel olarak Kiel, Hannover, Kassel, Bremen ve Hamburg kentlerinde toplam 47 öğrencinin katıldığı Kurmancî kursları var.
Mamoste sorunu yaşanıyor
Bir diğer federasyon Kürdistan Demokratik Topluluklar Federasyonu’na (FCDK-KAWA) bağlı 9 dernek var. Bu federasyona bağlı derneklerden sadece Saarbrücken, Darmstadt ve Frankfurt kentlerinde verilen kurslara 42 kişi katılıyor. Mannheim, Limburg ve Bensheim kentlerinde başlayan kurslar, mamoste olmadığı veya mamostenin bırakması nedeniyle iptal edilmiş. Diğer 3 dernekte de hiç kurs yok. Derneklerdeki duruma ilişkin gelen federasyon yetkilileri şu notu düşüyor: “Halkın ilgisi yok. İlgi olan yerlerde de mamoste yok.”
Biliyor ama konuşmuyorlar!
Kürdistan Halkları Federasyonu (FED GEL) Dil Komünü’nün verdiği bilgilere göre federasyona bağlı 10 dernek var. Bu derneklerden şu an sadece Münih ve Böblingen derneklerinde kurslar var. Toplam 26 kişi katılıyor. Geçen yıl verilen bazı kurslar bittikten sonra yeniden başlamamış. Bazıları ise başlamadan iptal edilmiş. Ravensburg derneği kurs başlatma kararı almış. Augsburg, Schongau ve Landshut kentlerinden Kürtçe kurs talebi var fakat imkanların yetersizliği nedeniyle online verilmesinin planlandığı söyleniyor. Gelen bilgiler arasında şöyle bir cümle var ki oldukça dikkat çekici: “Özellikle dernek yöneticileri, üyeleri ve yakın ailelerinin kayıt yaptırmaması eleştiri konusu oluyor.”
FED GEL Dil Komünü, şu çağrıyı da yapıyor: “Kendi ana dilini bilmesine rağmen konuşmayan yöneticilerimiz, üyelerimiz, gönüllü çalışanlarımız var. Aslında en büyük engel budur ve acilen tedbir almalıyız.”
Katılımcılar da Alman!
Doğu Almanya Özgür Kürdistanlılar Federasyonu (FED-KURD) bünyesinde 3 meclis ve 3 dernek var. Bunlardan sadece Berlin’de 10 kişiyle, çoğunluğu Alman dostların katıldığı bir kurs veriliyor.
***
Dili ihmal ettik
Kuzey Ren-Vestfalya yani kısa adıyla NRW’de yüz binlerce Kürt yaşıyor. NRW, Kürt nüfusunun yoğun yaşadığı eyaletlerin başında geliyor. FED-MED Eşbaşkanı Ahmed Kobanê, bugüne kadar özellikle derneklerde kültür ve dil çalışmalarına yeterli ağırlık verilmediği özeleştirisini vererek şunları belirtiyor: “Var olan derneklerimizde kursların olmamasının temel nedenlerinden biri, bölgelerde topluma öncülük yapan meclislerin bu konuda kendilerini sorumlu görmemeleridir. Bazı şehirlerde cami ve dernek çalışmalarının aynı binada olması da olumsuz etki yaratıyor. Meclislerdeki bir iki kişiyle de bu tür kültürel çalışmalar yürütülemiyor. Dil konusunda gönüllü çalışmalar yürüten arkadaşların fedakârlığı söz konusu fakat bunlar yetmiyor. Yeni dönemle birlikte çalışmalarımız iki temel üzerinde yürütülecektir. Birisi kültür ve dil, diğeri ise diplomasi olacaktır.”
***
Kimliğimiz varlığımızdır
Almanya’da bulunan Kürdistan Öğretmenler Birliği (YMK) Başkanı Mamoste Semir Xıdır Ebdi’ye Almanya’da resmi okullarda verilen Kürtçe derslerine ilginin neden az olduğunu ve gerekçelerini sorduk. Bir eğitmen ve YMK Başkanı olarak gözlemlerini bizimle paylaştı.
Xıdır Ebdi, Kürtlerin çocuklarını kendi ana dillerini öğrenmeye teşvik etmemelerini ve kendi dillerine önem vermemelerini şu nedenlere bağlıyor: “Yıllarca Kürt dili yasaklandı. Baskı altında kaldı, zulümlere maruz kaldı. Bu durum insanlarımızın kafasında ‘Dilimiz akademik bir dil değil, ekonomide kullanılan bir dil değil, işe yaramıyor, resmi bir dil değil, çocuklarımız büyüdüğünde kendi dillerini bilseler dahi işlerine yaramayacak, geçimlerini sağlayamazlar, başka dil öğrenseler daha iyidir’ algısını oluşturmuş. Bu algı, ailelerin yaşadıkları ülkelerin dillerine yönelmesine neden oluyor. Dolayısıyla birçok aile kendi ana diline önem vermiyor. Diğer bir nokta ise bazı ebeveynlerin kendilerinin ana dillerini bilmemesi, okuyamaması ve yazamamasıdır.”
Derslere katılım neden az?
Almanya’daki Kürt nüfusuna kıyasla resmi okullarda verilen Kürtçe derslere katılımın yetersiz olduğuna dikkat çeken Semir Xıdır Ebdi, derslere katılımın düşük olmasının nedenlerini şu 4 maddede sıraladı:
* Birincisi, Kürt dilinin bir standarda ulaşmış olmaması. Bu durum ailelerin kendi diyalektlerini gerekçe göstererek çocuklarını derslere göndermemesine, uzak kalmasına ve kayıtlarını sildirmesine neden oluyor.
* İkincisi, Almanya’da ana dil dersleri ders planlamasına göre öğleden sonra veriliyor. Bu durum çocuk sayısını olumsuz etkiliyor. Çünkü çocuklar farklı sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler nedeniyle derslere gelmiyor. Ana dil derslerine katılımın mecburi olmaması da etkili oluyor.
* Üçüncüsü, bazı şehirlerde ana dil dersleri yok. Aileler ve Kürdistani kurumlar bu konuda öncülük yapmalı ve okullara ana dil için başvuru yapmalıdır. Bazı aileler böyle bir imkanın varlığından bile habersiz. Bu konuda büyük eksiklik var.
* Dördüncüsü, birçok aile ‘Çocuklar Kürtçe derslere katılırsa yükleri artar, diğer dersleri aksar. Diğer yabancı dilleri zayıflar’ düşüncesiyle çocuklarını Kürtçe derslerine göndermiyor.”
Ulusal bir program hazırlanmalı
Aktüel olarak Bremen, Berlin, Rheinland-Pfalz, Brandenburg, Saarland, Niedersachsen ve NRW olmak üzere 7 eyalette 32 öğretmenle 3 bin 300 ile 3 bin 500 arası öğrenciye ders verildiğini aktaran YMK Başkanı Semir Xıdır Ebdi, son olarak şunları belirtti: “Kürtçe diline olan ilgisizlik, derslere katılımın az olması, ailelerin ilgisizliği gibi sorunlar sadece YMK’nin sorunu değil. Bu soruna hep birlikte el atmalıyız. Büyük sorumluluk Kürdistani kurumlara ve siyasi partilere düşüyor. Ana dile ciddi yaklaşmalılar. Sadece söylemde değil, eylemde de sahip çıkmalılar. Birinci gündem yapmalılar. Stratejik yaklaşmalı ve uzun vadeli projelerle soruna el atmalılar. Ulusal bir program hazırlanabilir. Ana dilimiz her şeyimizdir. Kimliğimizdir, varlığımızdır. Kaybedersek her şeyimizi kaybederiz. Bu sorun sadece YMK ya da eğitim kurumlarının işi değildir, hepimizin işidir. Herkes kendi cephesinden bu soruna el atmalı. Basınımız bu konuda gerekli önemi vermiyor. Ana dil sorununu daha çok gündemleştirmeli, ailelerin çocuklarını derslere göndermeye teşvik edici haberler yapmalıdır.”
***
Enstitü sessiz
Kürt dili çalışmalarında en aktif rolü oynaması gereken kurumlardan biri olan Kürt Enstitüsü’nden ise, Kürtçe çalışmalarına ilişkin sorularımıza herhangi bir dönüş alamadık.
Yarın: KON-MED Eşbaşkanı Kerem Gök ile ana dil sorunuyla ilgili çözüm önerilerini konuştuk.