Almanya’daki Aleviler ve Erdoğan!

Elif SONZAMANCI yazdı —

17 Aralık 2021 Cuma - 23:30

  • Hak kavramı Erdoğan için zehir görevi görüyor. Haktan hukuktan bahseden toplumun çeşitli kesimleri ise ezberden ‘terörist ilan’ ediliyor. Dolayısıyla Alevilerin hak kazanımı aldığı Almanya işbirlikçi, Aleviler ise terörist oluyor.

Geçtiğimiz günlerde Erdoğan Siirt’te‚ ’Demokrasi Buluşmaları’ adını verdikleri etkinliğe katıldı. Alevileri temsilen ise Cem Vakfı adına Ercan Güvenç’i dinledi. Güvenç konuşmasında devleti övdü, meğerse ortada sorun falan yok, zulüm falan yok, Aleviler boşuna ortalığı velveleye verip duruyorlarmış. AKP hükümeti de her derde derman, Alevilerin de sorunlarına yetişmeye çalışıyormuş. Güvenç’i dinleyen Erdoğan, bir de altını çiziyor, "Aleviler devletin güdümüne girme korkusundan sıyrılmalı". Kibri ile yıkıyor ortalığı. "Alevilik Ali’yi sevmekse ben dört dörtlük Aleviyim" diyerek zaten Aleviliğe, Alevilere bakış açısını özetlemişti. Cemevlerine camiler gibi yaklaşıp, yıllarca projeler geliştiren de yine iktidarın kendisi değil miydi? Alevilerin tarihlerini görmezden gelen, hak talebini cemevlerinin boya badana işleri, çimento harcıyla eşitleyen yine iktidarın kendisi. Öyleki Soylu’nun danışmanı uzun bir süredir cemevlerine ihtiyaç ziyaretleri düzenliyor. Aleviler taleplerini gündeme getirince ‘boyumu aşıyor’ diye yanıtlıyor, Soylu. Oysa boyunu aşan ne kadar iş yaptığını biliyoruz. Ayinesi iştir insanın lafa bakılmaz.

Erdoğan’a dönecek olursak, bir de düşman ilan ediyor, "Bu işin en büyük tahrik unsuru da yurtdışı" diyor, "birinci derecede Almanya."

Erdoğan sözlerine devam ediyor: "Almanya’da özellikle Alevilikten öte Alisiz Alevilikle adeta yeni bir din ihdası öne sürülüyor." Bundan 2 yıl önce 30 milyon Euro parasal destek sunulduğundan bahsediyor. Erdoğan’ın sözlerinden anlıyoruz ki; asıl sorun Alevilerde. Aslında ortada yüce gönüllü bir devlet var, Aleviler elinin tersiyle itiyor.

Erdoğan’ın özellikle Almanya’daki Alevileri hedef göstermesi yeni değil. Daha önce de defalarca nefret söylemlerini devam ettirmişti.

Zira Almanya’da Aleviler eşit yurttaşlık hakkı temelinde önemli bir hak kazanımı olan ‘kamu tüzel kişiliği hakkı’ kazandı. Böylelikle kiliseler hangi haklara sahiplerse, Aleviler de aynı haklara sahip oldular. Yıllardır Aleviler eşit yurttaşlık hakkı istiyor, bunu dillendiriyor, cemevlerine ibadet statüsü verilmesini istiyor, çocuklarının zorunlu din derslerinden muaf tutulmasını istiyor, nitekim AİHM’in bu yönlü kararları var fakat hiçbiri uygulanmıyor. Aleviler olmadan Alevi sorunlarını, Kürtler olmadan Kürt sorununu tartışan Erdoğan’a göre Aleviler suçlu, Kürtler suçlu.

Avrupa’daki Alevileri de ‘Alisiz Alevilik’ kavramıyla ötekileştiriyor. Kendinden olmayanı terörist ilan eden Erdoğan, Alevilerin kendi içerisindeki kavgaları ve anlaşmazlıklarından faydalanarak manipülasyonlarını sürdürüyor. Aslında kavganın büyümesini istiyor. Zira ortada karmaşadan beslenen bir iktidar geleneği söz konusu. Bu noktada Ali’yi tartıştırıyor. Oysa Ali Alevi inancının temeli. Ali’nin Alevilikteki rolünün, tarihten mi geldiği, imam Hz. Ali’nin mi kastedildiği tartışması iktidarın en çok kullandığı argüman. Buna paralel olarak Alevilik İslam içi mi, dışı mı tartışması da keza iktidarın beslendiği bir argüman.

Alevileri bir tanıma sığdırmaya çalışan, bir çerçeveye hapseden, asimile eden anlayışa en büyük hizmet bu gündemlerin temel gündem olarak Aleviler arasında tartıştırılmasıdır. Devlet kendi tanımladığı Aleviliği yaymak için yıllarca başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın bir çok ülkesine Gri dedeler yolladı.

Hak kavramı Erdoğan için zehir görevi görüyor. Haktan hukuktan bahseden toplumun çeşitli kesimleri ise ezberden ‘terörist ilan’ ediliyor. Dolayısıyla Alevilerin hak kazanımı aldığı Almanya işbirlikçi, Aleviler ise terörist oluyor.

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Erdoğan hakkında, toplumu kin ve nefrete teşvik etmekten dolayı suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Alman devletinin, kurumlarına 30 milyon Euro verdiği iddiasına yönelik hukuksal süreci başlattıklarını da belirtti. Adaletin, hukukun bittiği bir zeminde bu adım sonuç verecek mi bilinmez ama Alevilerin daha etkili yöntemlere ihtiyacı var. Zira yok etme, asimile etme politikaları üzerinden adım atan bir gelenek söz konusu.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.