Yerel yenilgi nasıl görüldü?

Elif SONZAMANCI yazdı —

  • Tagesspiegel, "AKP için fiyaskoyla sonuçlandığını" yazarken, FAZ gazetesinde ise , “Uzun zamandır ilk kez, artık otokrasiye doğru önlenemez bir şekilde kaymayan bir Türkiye hayal etmek mümkün” görüşüne yer verildi. 

Türkiye’deki seçimler artık dünya genelinde merakla izleniyor. 31 Mart seçimleri de yerel seçimler olmasına rağmen, genel atmosferi açısından merakla takip edildi. Bu temelde İstanbul’da ve Kurdistan’da seçimlerin kimin tarafından kazanılacağı belirleyiciydi.

AKP iktidarı döneminde yerel seçimler genel seçim havasında geçiyor. Nitekim son seçimler AKP iktidarı açısından varlık yokluk seçimi haline gelmişti. Yıllardır toplumsal kutuplaştırmayı derinleştiren, ayrımcı politikalar izleyen, kendinden olmayana nefes aldırmayan, iktidarını sürdürmek adına bütün şiddet aygıtlarına başvuran, savaş politikalarından beslenen AKP iktidarı bu seçimlerde de benzer politikaları sonuna kadar uyguladı. Seçimlerde en belirgin sahtekarlığı ise kolluk güçlerini Kürt illerine taşımalı olarak yollamaktı.

Adil ve eşit koşullarda gerçekleşmemesine, devletin bütün imkanlarının seferber edilmesine rağmen, halk ceberrut iktidara karşı cevabını sandıkta verdi. AKP büyük bir hezimet yaşadı, taşıma seçmenle değirmen dönmedi.

Erdoğan bilindik balkon konuşmasında bu kez zaferini muştulayamadı, “Hiçbir suretle milletimizin kararına hürmetsizlik etmeyeceğiz” dedi.  Fakat seçim sonuçlarını kabullenmiş görüntüsü veren Erdoğan’a kimse inanmadı. Kazanamadığını gören gaspçı anlayış, seçimin hemen ertesi günü devreye girdi.

DEM Parti’den Van Büyükşehir Belediye Eşbaşkan adayı olan Abdullah Zeydan yüzde 55 oyla seçimi kazandığı halde, Adalet Bakanlığı'nın seçime 2 gün kala yaptığı itiraz üzerine seçilme hakkı elinden alınarak, yerine AKP’li Abdullahat Arvas’a verildi. Gayet planlı bir şekilde yapıldığı ortaya çıkan bu hukuksuzluk tutmadı, halkın müthiş direnişi sayesinde, iktidar geri adım atmak zorunda kaldı.

AKP iktidarı döneminde yerel seçimler genel seçim havasında geçiyor dedik. Dolayısıyla bu seçimler de uluslararası düzeyde izlenen bir seçim niteliği taşıyordu. Türkiye ile hem ekonomik, hem de askeri ilişkilerini her geçen gün ileri aşamaya taşıyan Almanya da seçimleri yakından takip etti. Alman basını özellikle Erdoğan’ın yenilgisi üzerinden konuya geniş yer verdi. Kısaca derlemek gerekirse, Tagesspiegel, "AKP için fiyaskoyla sonuçlandığını" yazarken, FAZ gazetesinde ise , “Uzun zamandır ilk kez, artık otokrasiye doğru önlenemez bir şekilde kaymayan bir Türkiye hayal etmek mümkün” görüşüne yer verildi. Die Zeit "Erdoğan için ağır bir yenilgi" vurgusunu öne çıkardı,  RedaktionsNetwerk Deutschland (RND), "Erdoğan’ın bir gerileme daha yaşadığını" yazdı. ZDF ise "Bu, Erdoğan'ın son yirmi yıldaki en kötü seçim sonucu" ifadesini kullandı. Welt ise, "Muhalefet yerel seçimleri net bir şekilde kazandı” diye belirtti. Spiegel, "Erdoğan’ın İstanbul'u yeniden ele geçirmek istediğini ve başarısız olduğunu" yazdı. Tagesspiegel’de ise, “Agresif bir dış politikadan yana olsa bile, Türk Cumhurbaşkanı kaybettiği seçmenleri geri kazanamayacaktır. Türkiye'de bir şeyler değişiyor” yorumuna yer verdi.

Alman basınında Erdoğan’ın yenilgisi yer alırken, halkta sokaklardaydı.

Irkçı, ayrımcı politikaları ülke sınırını aşan, her geçen gün baskılarını daha da artıran AKP-MHP iktidarı bu seçimlerde büyük bir yenilgi aldı. Almanya’nın bir çok kentinde kayyum zihniyetine karşı halk alanlara çıkmaya hazırlanırken, halkın direnişi sayesinde bir zafer kutlaması yapıldı.

Halkın gücü, direnişin gücü umudun hala bize göz kırptığını bir kez daha gösterdi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.