Almanya’nın değişen politikaları

Elif SONZAMANCI yazdı —

11 Mart 2022 Cuma - 23:56

  • Ukrayna-Rusya savaşı Almanya’nın bazı stratejilerini sorguladığı bir zemin yarattı. Bunların başında silahlanma ve enerji politikaları geliyor. 

Merkel sonrası iddialı bir giriş yapan yeni hükümet, birden bire kendini bir savaşın içinde buldu ve  seçim vaatleri ile çelişen adımlar atmak zorunda kaldı.

Ukrayna krizinin baş göstermesinin ardından Almanya’da kriz bölgelerine yönelik silah göndermeme ve askeri harcamaları minimize etme üzerinden yürütülen prensip karar,  bir kereye mahsus olmak üzere olduğu iddia edilen “2022 bütçesinden orduya yatırım için 100 milyar euroluk kaynak” tesisi kararıyla delindi. Başbakan Scholz’e göre bu kaynaklar silahlanma planları için kullanılacak. Böylelikle uzun zamandır tartışılan gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 2'sinden fazlasının savunma yatırımlarına harcanması kararı uygulanmış oldu. Bununla beraber Ukrayna’ya silah göndererek (bin tank savar ve 500 Stinger tipi hava savunma füzesi) kriz bölgelerine silah göndermeme kararını da esnetmiş oldu. Bu kararlar Almanya için önemli kararlar, zira ordu ekipmanındaki modernizasyon konusunda geri duran, askeri harcamaları GSMH’nın yüzde 2 oranına ulaşması için zamana yayarak planlama yapan Almanya, şimdi bu oranı en kısa sürede kat be kat artırmayı planlamalarına koymuş durumda.

Altını çizmek gerekirse, Almanya’nın askeri yatırımlara yönelmesi kararı kısa vadeli bir düzenlemenin parçası değil, bilakis uzun vadeli savunma politikalarına yatırım olarak okunabilir. Bir süredir konuşulan bu kararlara meşru zemini yaratan süreç ise Von der Leyen’in söylemiyle Avrupa’yı daha da birleştiren Ukrayna-Rusya savaşı. 

Savaş sadece güvenlik politikalarını değil, enerji politikalarını da tepe taklak etti. Rusya’ya yaptırımlara yönelik sert açıklamalar yapan Almanya, enerji politikasını da önemli oranda değiştirmeyi planlıyor. Rusya’ya bağımlılığı azaltma üzerinden yürütülen tartışmalar henüz sonlanmış değil. 

Uzun süredir çevre dostu enerji politikası temelinde kömür ve nükleer enerjiyi sonlandırmak için önemli adımlar atıldı. Bu kararlarda 2011'de Fukuşima Nükleer Güç Santrali'nde yaşanan kaza hızlandırıcı bir etki sağladı.Yenilenebilir enerji üzerinden enerji temini önerileri öne çıksa da nükleer ve kömür enerjisine dönme arayışları önemli oranda dillendiriliyor. Bildiğiniz üzere 2000 yılında çıkarılan Yenilenebilir Enerji Yasası, fosil ve nükleer kaynaklardan üretilen enerji yerine, yenilenebilir enerjiye geçişi hedefliyordu. Ekosistem açısından büyük tehlike olarak görülen nükleer enerjiden dönüş planları Almanya’da bir reform olarak adlandırılmıştı. Bu temelde bazı ülkelerde hala tartışmalı olsa da ülkenin nükleer enerji santrallerini kapatma kararı nedeniyle zarar gören dört şirkete 10 yıl için 2,4 milyar euro ödeme yapılması planlanmıştı. Almanya hükümeti doğalgazdan elde edilen enerjinin sürdürebilir sayılması planlamasını da olumlu karşılamıştı.

Mevcut savaş koşulları nedeniyle şimdi gaz temini konusunda Rusya’ya daha az bağımlı bir planlama arayışı devredeyken, tartışmaların yönü ise ABD’ye daha da bağımlı bir yol üzerinde yoğunlaşıyor.

Ekonomi Bakanı Habeck açıklamalarında prensip kararlardan vazgeçileceğinin sinyalini vererek, “Hiçbir fikir tabu değil” dedi. Buna göre artık Almanya prensipler üzerinden değil de, gereklilikler üzerinden bir strateji izlemeyi tercih ediyor. Nükleer santrallerden faydalanma, kömür enerjisine dönme, askeri yatırımlar gibi prensipte rededilen önerilerin önemli bir kısmı hayata geçiriliyor.

Kuşkusuz daha detaylı tartışılması gereken bir sorun ama burada kısaca hatırlatmakta fayda var. Ukrayna-Rusya savaşı ile birlikte Almanya’nın yıllarca tartıştığı ve adını sorun olarak koyduğu mülteciler de bazı değişimleri getirecek. Zira Ukrayna’dan evini terketmek zorunda kalanlara kapısını açan Almanya şimdiden düzenlemelere başlamış durumda. Bu hızlı planlama ile birlikte Almanya’nın mülteci politikası da eleştirilerin merkezine oturdu. İnsani yardım çok önemli, buna ancak alkış tutulur. Fakat mülteci politikalarındaki ayrımcılık ta uzun süre tartışılacak bir argüman yarattı.

Almanya tepeden tırnağa stratejilerini değiştirip öyle mi yol alacak, yoksa bu kriz ortamında kafa karışıklığının getirdiği tartışmalar mı yaşanıyor, bekleyip göreceğiz. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.