- Ölüm orucunda şehit düşen amcasından ismini alan tutsak İsmet Karak, 27 Kasım’da başlatılan ve 122 cezaevinde devam eden açlık grevi eylemcilerinden.
Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK’lı tutsakların, "Abdullah Öcalan'a Özgürlük, Kürt Sorununa Çözüm" kampanyası kapsamında 27 Kasım’da başlattığı dönüşümlü açlık grevi, 34. gününde. Tutsak yakınları öncülüğünde Amed, Wan, Adana, Mersin, İstanbul ve İzmir’deki Adalet Nöbeti de devam ediyor.
İsmet Karak da açlık grevinde olan tutsaklardan biri. 34 yaşındaki Karak, ismini Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi'nde 14 Temmuz 1982’de Hayri Durmuş, Kemal Pir, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek öncülüğünde başlatılan Büyük Ölüm Orucu Direnişi’nin devamı olan 1983’teki ölüm orucunda şehit düşen amcasından alıyor.
Karak, 2000'li yıllarda gerillaya katılıyor ve 2012’de şehadet haberi geliyor. Aile, çocukları için taziye kurduktan sonra cenazeyi almak için Wan'ın Elbak (Başkale) ilçesine gidiyor. Askerlerden birisi, aileye aslında Karak'ın Emniyet’te tutulduğu bilgisini veriyor. Bunun üzerine yaşadığı ortaya çıkan Karak, kaybedilemiyor. Karar, çıkarıldığı mahkemede siyasi savunma yaptıktan sonra tutuklanıyor.
Karak, Wan, Mûş, Erzîngan ve Kırıkkale’deki cezaevlerinin ardından şimdi Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor. Karak’ın 14 kez ağırlaştırılmış hapis cezası, 2017'de Yargıtay'da onandı. Yaklaşık bir yıldır da tek kişilik hücrede tutuluyor.
Bugüne kadar taviz vermedi
Karak, geçtiğimiz günlerde Riha'nın Pirsûs (Suruç) ilçesine bağlı Kubika Çareba (Akçayıl) Mahallesi’nde yaşayan ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde açlık grevinde olduğunu aktardı. Babası Müslüm Karak (69), oğlunun bugüne kadar mücadelesinden taviz vermediğini söyledi. MA’dan Ceylan Şahinli’ye konuşan baba Karak, yaptıkları son görüşmede oğlunun Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde 350’e yakın hücrenin bulunduğunu ve 60’a yakın PKK’li tutsağın tutulduğunu aktardığını paylaştı. Oğlunun açlık grevine girdiğini söyleyen Karak, şunları ifade etti: “Ben 12 Eylül’de cezaevi görüşlerine gidiyordum. 90’lı yıllarda da cezaevinde kaldım. O süreçlerde bile aileler bize dışarıdan yemek, kıyafet getiriyordu. Şimdi paramızla gönderdiğimiz mektup bile cezaevine girmiyor. Kürtçe olduğu için onlara yazılanlar da verilmiyormuş. Şu an uygulanan tecritle bizi ‘kölenin kölesi’ haline getirmeye çalışıyorlar. Bize ‘Biz ne diyorsak onu kabul edeceksiniz’ dayatılıyor. Bu bir zulümdür."
Oğlunun eyleminde kararlı olduğunu vurgulayan Karak, açlık grevi eylemlerine katılan oğlu şahsında tüm tutsaklar için kamuoyuna sağduyu çağrısında bulundu.
Geri adım atmayacağız
Antalya S Tipi Cezaevi’nde 8 yıldır tutuklu bulunan Cevdet Şenlik de ailesi aracılığıyla devam eden açlık grevlerine ilişkin konuştu. Şenlik, şunları söyledi: “Tecrit politikasıyla birlikte, halkımızın değerlerine ve kazanımlarına yönelik bir saldırı yapılıyor. Özellikle de Kürt gençleri mücadelenin en ön safında yer almalı. Bizler zor ve meşakkatli bir süreçte Önderliğimizi özgürleştirene dek geri adım atmayacağız ve mücadeleye devam edeceğiz. Bizler Mazlum Doğan, Zülküf Gezen ve Ayten Beçet’lerin yolunda direniyoruz. Herkes kendi alanında bu hamleye dahil olmalı ve direnişi büyütmelidir.”
Tutsaklara hakaret
Bu arada açlık grevinden dolayı tutsaklara yönelik baskılar da giderek artıyor. Çukurova Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma Derneği’ne (Çukurova TUAY-DER) aktarılan bilgilere göre; Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde (YGC) açlık grevini sürdüren tutsaklar, gardiyanların kendilerine sürekli hakaret edip, koridora çıktıkları zaman “Siz teröristsiniz, koridora çıkmayın” şeklinde hakaret ettiklerini paylaştı.
Koridorda bulunan çöplerin, açlık grevini sürdüren tutsakların odalarına boşaltıldığı, buna yönelik şikayette bulunan tutsaklara ise "Siz konuşmayın, konuşma hakkınız yok" denildiği aktarıldı. Açlık grevindeki tutsakların tekli hücrelere atıldığı, zorla yemek yeme dayatıldığı ve psikolojik şiddet uygulandığı belirtildi. URFA