Amed'den ortak ses

  • DTK, TJA, DBP, HDP, Türkiye’nin insanlığa karşı suç işlediğini belirterek, buna seyirci kalmayacaklarını söyledi.  

 

Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Tevgera Jinên Azad (Özgür Kadın Hareketi-TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP), Kürdistan Komünist Partisi (KKP), Türkiye'nin Güney Kürdistan’a yönelik görüntülere yansıyan kimyasal silah saldırılarına ilişkin açıklama yaptı. DBP'nin Amed'deki Genel Merkez Danışma Bürosu'nda yapılan açıklamada, siyasi parti temsilcileri konuştu.

Herkes harekete geçmeli

DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk: İktidar insanlık suçu işliyor. Her türlü yasaklı ve kimyasal silah Kürdistan’da kullanılıyor. Birçok kez çağrılar yapıldı, ancak BM başta olmak üzere hiçbir kurum harekete geçmedi, sessiz kalmayı tercih etti. Görüntülerle artık insanlık suçu tüm kamuoyu tarafından görülüyor. Buna sessiz kalarak, insanlık onurunu, demokrasi ve özgürlüğü savunamayız. Bu kabul edilemez. Tepkimizi her alanda göstermeliyiz. Açıklamalarla sınırlı veya sessiz kalarak, bu suça ortak oluyoruz. Artık herkes harekete geçmeli. AKP-MHP iktidarı mutlaka savaş suçlarının hesabını verecektir. 

İnsanlığa karşı da savaştır

KKP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek: Türkiye, 100 yıldır Kürtlere karşı kimyasal silah kullanıyor. Bu, çare değil. Saddam da kullandı, ancak özgürlük mücadelesinin önünü alamadı. Bu, insanlığa karşı bir savaştır. Bir an önce kimyasal silah saldırıları sonlandırılmalı, şiddetle sonuç alınamaz. Kürtlerin bu saldırılara karşı birlik olmalı.

Halk hesabını soracaktır

DBP Eşbaşkanı Saliha Aydeniz: Türkiye, bugün NATO’nun desteği, uluslararası sessizlik, kamuoyu ve insan hakları mücadelesi yürütenlerin duyarsızlığından güç alarak, bu suçları işliyor. Hem desteği sunanlar hem de duyarsız ve sessiz kalanlar bu suçun ortağıdır. Dört parça Kürdistan’ın sesini yükseltmesi gerekiyor. Bu kadar savaş suçu işleyen iktidarın başı olan Erdoğan, hangi yüzle 23 Ekim'de Amed’e, Kürdistan’a geliyor. Bu kirli savaşı yürütenler de tarihin çöp sepetinde yerini alacaktır. Bu halkın 50 yılık bir mücadele birikimi ve geleneği var; evlatlarına sahip çıkacak, hesabını soracaktır. Katliamcı zihniyete ve savaş suçlarına karşı sessiz kalmayacağız.

KONGRA GEL ve KNK'den Kürdistan halkına çağrı

KONGRA GEL Eşbaşkanlık Divanı ve Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Yürütme Konseyi, Kürdistan halkına sürekli eylemlilik çağrısı yaptı. 

KONGRA GEL Eşbaşkanlık Divanı tarafından yapılan yazılı açıklamada, 6 ayı geride bırakan bu çok yoğun savaş sürecinde başarısız kalan Türk devletinin, sonuç alabilmek için her türlü savaş suçunu işlediği hatırlatılarak, son görüntülere işaret edildi. "Bu görüntüler, Türk devlet terörüdür, Kürt soykırım politikasıdır. Uluslararası kurumların ve kamuoyunun harekete geçmesi için bu görüntülerden daha güçlü hiçbir delil yoktur" denilen açıklamada, halka şu çağrı yapıldı: "Türk devlet terörüne karşı sessiz kalan uluslararası kurumları ve kamuoyunu harekete geçirmek için ayağa kalkalım, seferber olalım. Bu görüntülerden sonra söz yerine pratiğimizle yanıt vereceğiz. Halk olarak ayakta olmalıyız."

KNK: Olağanüstü durum var

KNK Yürütme Konseyi de uluslararası güçler ve kurumların sessizliğini kınadığı açıklamasında, Erdoğan ve hükümetinde görevli yetkililer, Türk ordusu komutanları ve MİT'in, insanlığa karşı savaş suçlusu olduğunu vurguladı. Kürdistan’da yaşananların, sıradan olmadığı; olağanüstü durumun yaşandığı kaydedilen açıklamada, şunlar ifade edildi: "KNK olarak bu durum öncelikli gündem maddemizdir ve tüm gücümüzle bu saldırılara karşı durarak, takipçisi olacağız. Tüm Kürdistan halkı alanlara çıkmalıdır.”

Gerillanın nefesine nefes katın

KJK Koordinasyonu, her alanın gerillanın yenilmez mücadelesi ile dayanışan, onu tamamlayan, nefesine nefes katan mücadele alanı haline getirilmesini istedi.

KJK Koordinasyonu, dün yaptığı yazılı açıklamada, tüm kadınları ve halkı, bu soykırımcı rejimi her yerden kuşatacak ve tecrit edip tarihten silecek mücadeleyi yükseltmeye çağırdı. Kürtler ve kadınlar için özgür yaşam seçeneğinden başka bir yaşam seçeneği olmadığı belirtilen açıklamada, şunlar vurgulandı: "Özgürlüğümüzü savunma, değerlerimizi yaşatma, hem ulusal hem de bir insanlık görevidir. Başta gençler ve kadınlar olmak üzere herkes özgürlük temelinde savunmasını yapmalıdır. Her alan gerillanın yenilmez mücadelesi ile dayanışan, onu tamamlayan, nefesine nefes katan mücadele alanı haline getirilmelidir. Özgürlük ve demokrasi güçleri olarak birleşmeye, düşmanı kuşatarak öldürücü darbeyi vuracak yumruk olmaya çağırıyoruz."

HDP MYK: Soruşturma açılmalı

Kimyasal silah kullanımına karşı OPCW ve BM’yi etkili çalışmaya davet eden HDP MYK, “Kimyasalı kullanan, tedarik eden ve nakledenler hakkında derhal soruşturma açılmalıdır” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) kimyasal kullanmasına dair yazılı açıklamada bulundu. Kimyasal kullanımının, Cenevre Konvansiyonu'na aykırı; savaş suçudur ve açıkça insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğu hatırlatılan açıklamada, şunlar belirtildi: "Demokratik kamuoyunu bu gelişmeler karşısında ses çıkarmaya çağırıyoruz. Ülkeyi krizlerden krizlere sürükleyen AKP-MHP iktidarının güvenlikçi ve çatışmacı politikalardaki bu ısrarı, daha fazla krizi beraberinde getirmektedir.

Başta Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü (OPCW) ve Birleşmiş Milletler olmak üzere ilgili uluslararası kurumları ve kamuoyunu daha etkili çalışma yapmaya davet ediyoruz. Ayrıca Kürdistan Bölgesel Yönetiminin, kendi topraklarında cereyan eden kimyasal saldırı araç ve malzemelerin kullanımına dair iddiaları ciddi bir şekilde araştırması gerektiğini vurguluyoruz. Kimyasalı kullanan, tedarik eden ve nakledenler hakkında derhal soruşturma açılmalıdır."

HDK: Yenileceksiniz

HDK, Kürt halkının iradesinin silahlarla ve sömürgecilik politikalarıyla teslim alınamayacağını kaydetti. 

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Yürütme Kurulu, Türkiye’nin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Ezilen halklara, kimliklere dönük suç dosyası epey kabarık olan faşist iktidar, bu suçları işlemeye devam ediyor. Kürt halkının özgürlük mücadelesini kendi sömürgeci, talancı, rantçı iktidarının önünde bir engel olarak gören Saray iktidarı, öylesine çaresiz bir noktaya gelmiştir ki Güney Kürdistan topraklarında kimyasal silah kullanmaya başlamıştır. Kimyasal silah kullanma raddesine gelmiş bir yapı kendi yenilgisini her açıdan ilan etmiş demektir. Kürt halkının özgürlük iradesini kimyasal silahlarla ve sömürgecilik politikalarıyla teslim almaya çalışanlara bir kez daha sesleniyoruz; başaramayacaksınız ve sizden öncekiler gibi yenileceksiniz. Faşizm kaybedecek, halklar kazanacak!”

ÖHD: Savaş suçlarını durdurun

ÖHD, kimyasal silah saldırılarına tepki göstererek, "Kürtlere karşı savaş suçlarını durdurun” diye seslendi.

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), kimyasal silah kullanımına dair açıklama yaptı. “Kürtlere karşı savaş suçlarını durdurun” başlığıyla yapılan açıklamada, “Uluslararası hukuk tarafından savaş suçu olarak nitelendirilen kimyasal kullanıldığına dair ciddi bulgular, açıklamalar ve görüntüler yer almaktadır” denildi. Kimyasal silah kullanımının, Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'nin (CWC) ihlali olduğuna dikkat çekilen açıklamada, görüntülerin soruşturulması istendi. Açıklamada, Federe Kürdistan Hükümeti'nin bölgede inceleme yapmak isteyen heyetlere izin vermediğine işaret edilerek, “Bölgelere incelemeye gelen uzman heyetlerine karşı engelleyici politikalarına bir an önce son verilmeli ve kendi topraklarında gerçekleşen kimyasal saldırılara karşı derhal araştırmalara başlamalı” çağrısı yapıldı. 

“AKP-MHP iktidarı işlediği savaş suçlarına, insanlığa karşı suçlara ve Kürt düşmanlığına son vermelidir” vurgusu yapılan açıklamada, uluslararası kuruluşlara ise şu çağrı yapıldı: 

* Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'ne (CWC) üye devletler soruşturma talep etmeli, 

* OPCW tarafından derhal bir inceleme ve soruşturma yürütülmeli, 

* BM’ye üye devletler soruşturma talep etmeli, 

* BM Genel Sekreteri’nin biyolojik veya kimyasal silahların iddia edilen kullanımlarını araştırmak için özel mekanizmasını kullanarak; bir inceleme ve soruşturma başlatmalı. 

ÖHD, savaş suçu işleyen Türk hükümeti ve tüm uluslararası mekanizmalara şöyle seslendi: "Kürdistan'da onurlu bir yaşamın inşası için tüm hukuki yollara başvuracağız ve işlediğiniz suçların, yapmadığınız denetimlerin takipçisi olmaya devam edeceğiz!”  

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.