Kürtlerin birlik referansı Rojava’dır

Dosya Haberleri —

Rojava için eylem

Rojava için eylem

Rojava'yı ziyaret eden DBP Eşbaşkanı Keskin Bayındır ile Kürt sokağında yükselen sesleri ve Rojava'nın rolünü konuştuk:

  • Rojava'ya yönelik tehditler 60 milyon Kürt'ü ayağa kaldırdı, ortak bir duygu oluşturdu. Bütün Kürt hareketleri, partileri, örgütleri, kurumları yani dünyadaki bütün Kürtler, Rojava etrafında ortak hareket etme zeminini yakaladı. Bu tarihsel bir kırılma anıydı. Artık Kürtlerin birlik referansı Rojava’dır.
  • Komplonun tek başına Rojava’nın varlığını ve statüsünü dağıtma ile sınırlı olmadığı açığa çıktı. Rojava'ya saldırı Kürt'ün kazanımlarını ve statüsünü hedef alan stratejinin ilk ayağıydı. Rojava'nın düşürülmesinin hemen akabinde ikinci adım olarak Güney Kürdistan'ın statüsünün hedeflendiği apaçık ortada.
  • Hesaplamadıkları şey şuydu; Rojava'ya yönelik saldırılara karşı Kürt halkının ve dostlarının dünyanın dört bir yanında ayağa kalkacağını ve dünyanın gündemini bu zemine çekeceğine hesap edemediler. Rojava, Kürtler açısından adeta bir kıbleye dönüşmüş durumda. Herkesin üzerine titrediği bir bölge.

GÜLCAN DERELİ

Suriye'de HTŞ'nin bir yıl önce Şam'ı ele geçirmesiyle başlayan baş döndürücü gelişmeler hız kesmeden devam ediyor. Paris'te ABD-Türkiye-İsrail ve HTŞ anlaşması sonrası Kuzey ve Doğu Suriye'yi hedef alan saldırı dalgası dört parça Kürdistan'ın ve diasporanın ayağa kalkmasıyla Rojava sınırlarında durduruldu. Rojava, bu açıdan Kürt tarihinde eşsiz bir rol oynuyor. Tüm Kürtleri ve dostlarını etrafında buluşturan Rojava'ya ziyarette bulunan heyet içinde yer alan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Keskin Bayındır, izlenimlerini, Rojava'nın oynadığı rolü, tehlikeleri ve fırsatları değerlendirdi.

Rojava'ya yaptıkları ziyaretin ana gündeminin ulusal birlik olduğunu belirten DBP Eşbaşkanı Keskin Bayındır, "Rojava korunmalı, hatta bir insan gözbebeğini nasıl tehlikeden sakınıyorsa, Rojava'yı da aynı şekilde sakınmalı. Farklı siyasi görüşten temsilcilerle yaptığımız görüşmelerde hepsinin ortak fikri de aynı şekildeydi; Rojava'nın korunması ve statüsünün güvence altına alınması gerektiğinin altı çizildi" diyor.

Ortak bir duygu oluşturdu

Rojava'nın Kürt halkını etrafında buluşturduğunu ve ulusal birliği sahada sağladığını vurguluyor Bayındır. Kürt sokağında yükselen sesin bir eşik olduğunu ifade eden Bayındır'a göre "Rojava'ya yönelik tehditler 60 milyon Kürt'ü ayağa kaldırdı, harekete geçirdi. Ortak bir duygu oluşturdu. Nerdeyse her Kürt'ün vicdanını, ruhsal duygusunu, kimliğini Rojava etrafında buluşturdu. Başta Kürtler olmak üzere dünyanın dört bir yanında yaşayan dostlarını da Rojava'nın statüsünün korunması etrafında birleştirdi." Bayındır, Rojava'nın ulusal birliğin önemini bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtirken, şu hususlara dikkat çekiyor: "Bu aynı zamanda Kürt demokratik ulusal birliğinin de önemini ortaya koydu. Kürt demokratik ulusal birliği nedir? Rojava etrafında açığa çıkan Kürt birliğidir, Kürt toplumsallığıdır, Kürt hareketlenmesidir. Yediden yetmişe siyasi görüşü ne olursa olsun, nerede olursa olsun bütün varlığını, imkanını Rojava için seferber eden bir Kürt toplumsallığı, bir Kürt birliği ve duygusu açığa çıktı." 

Kürt halkı yol gösterdi

Bayındır'a göre Rojava'ya saldırı sonrası ortaya çıkan Kürt birliği bir kırılma ve referans noktası oldu. Bayındır, "Bütün Kürt hareketleri, partileri, örgütleri, kurumları, sivil toplum örgütleri yani dünyadaki bütün Kürtler Rojava etrafında bu anlamıyla ortak hareket etme zeminini yakaladı. Bu tarihsel bir kırılma anıydı. Artık Kürtlerin birlik referansı Rojava’dır. Kürtler açısından ulusal kazanımlarını koruyabilme ve statü yolunda birlikte mücadele etmenin temel referansı bugün artık Rojava etrafında açığa çıkan Kürt'ün ulusal duygusunu savunmaktır" vurgusu yapıyor. Bayındır, Kürt sokağında birliğin sağlandığını, bundan sonra Kürt kurum ve yapılarına iş düştüğünü belirtiyor.

Peki Kürtler bundan sonra ne yapmalı? Bayındır'ın cevabı ortaya çıkan birliğin kurumsal bir yapıya evrilmesi yönünde oluyor: "Elbette bundan sonra yapılması gereken temel noktalardan bir tanesi açığa çıkan bu ulusal duyguyu kurumsal bir yapıya evirmektir. Kürtlerin varlığını, dilini, kimliğini, statüsünü, özgür ve demokratik geleceğini, kurumsal yapılarını, kurumsallığını inşa etmek ve bu şekilde geleceğe ortak bir şekilde bakabilmenin kurumsal yapılarını ve örgütlerini inşa edebilmek önemlidir. Çok yoğun, pozitif tepkiler ve talepler söz konusu. Açığa çıkan birlik ruhu etrafında Kürt diplomasisini, savunmasını, statüsü ve özgür bir şekilde nasıl yaşaması gerektiğine dair kurumsal yapıların inşa edilmesi gereği ve sorumluluğu ön plana çıkıyor. Bundan sonraki süreçte temel motivasyon ve çalışma alanı biraz bu bağlamda olacak."

Rojava ile sınırlı olmayacaktı!

Rojava'da asıl hedef neydi? Rojava'dan sonra hedef Güney Kürdistan mıydı? Bayındır, Rojava'ya yönelik saldırının dört parçayı hedef aldığına işaret ediyor. Bayındır, saldırılarla Kürt halkı üzerinde bir şok dalgası yaratılmak istendiğini belirtiyor ve ekliyor: "Kürtler üzerinde bir şok dalgası yaratmayı hedefleyen, bölgesel ve küresel aktörleri olan çok yönlü bir komploydu. Sayın Öcalan bu yönelimi, İkinci Uluslararası Komplo olarak değerlendirdi. Kürtlerin kazanımlarını, bin bir emekle tarihsel bedeller ödenerek inşa ettikleri statüyü birkaç gün içerisinde tasfiye etmeyi hedefleyen çok ciddi bölgesel ve küresel bir planın, bir komplo stratejisinin olduğu anlaşılıyor. Bu komplonun tek başına Rojava’nın varlığını ve statüsünü dağıtma ile sınırlı olmadığı her yönüyle açığa çıkmış durumda. 20. yüzyılda Kürtleri nasıl parçalı hale getirip ulus devletlerin denetiminde asimilasyon ve soykırıma tabi tutarak topraklarını paylaştılarsa 21. yüzyılda da Kürtlerin statüsünü ve kazanımlarını tamamen tasfiyeye yönelik bir strateji izleniyor. Rojava'ya saldırı Kürt'ün kazanımlarını ve statüsünü hedef alan stratejinin ilk ayağıydı. Rojava'nın düşürülmesinin hemen akabinde ikinci adım olarak Güney Kürdistan'ın statüsünün hedeflendiği apaçık ortada. Bu sadece kişisel yorumlarımız değil, muhatapların bu anlamıyla çok ciddi değerlendirmeleri ve yaklaşımları da söz konusudur. Nitekim kimi hükümetlerin, devletlerin sözcülerinin açıklamalarına da baktığımızda bir sonraki hedefin Güney Kürdistan'ın statüsü olduğu ortaya çıkıyor."

Ayağa kalkış hesap bozdu

Bayındır, tasfiye hesaplarının Kürtlerin topyekün ayağa kalkışıyla bozulduğunu kaydediyor. Bayındır, şu vurguyu yapıyor: "En büyük engel Rojava'ydı ve Rojava düşürülürse diğer bölgelerin daha rahat düşürülebileceğine dair stratejik bir bakış açısı söz konusuydu. Fakat hesaplamadıkları şey şuydu; Rojava'ya yönelik saldırılara karşı Kürt halkının ve dostlarının dünyanın dört bir yanında ayağa kalkacağını ve dünyanın gündemini bu zemine çekeceğine hesap edemediler. Ama esas olarak, stratejik temel olarak Rojava'dan sonra bir bütün Kürt'ün kazanımı hedefleyen ve örgütlenmesini, varlığını tasfiye etmeye yönelik bölgesel ve küresel ayakları da olan büyük kapsamlı bir komplonun olduğunu ifade edebilirim."

Rojava adeta Kürtlerin kıblesi

Rojava'ya yönelik büyük dayanışma örneği gösteren kentlerin başında Hewlêr, Süleymaniye, Kerkük gibi Güney Kürdistan kentleri geliyor. Yapılan yürüyüşler ve eylemlerin ardından savaşçılara destek katılımları da oldu. Daha önce yaptığı bir konuşmayı anımsatan Bayındır, "Rojava, Kürtler açısından adeta bir kıbleye dönüşmüş durumda. Herkesin yönünü çevirdiği, dikkatle izlediği ve üzerine titrediği bir bölge. Dayanışma ve destek olmak için herkesin bir şeyler yapmaya çalıştığı bir coğrafyaya dönüşmeye başladı. Güney Kürdistan'daki kurumların, yapıların, örgütlerin, partilerin destekleyici bir rol oynaması elbette Kürdistan'da bulunan tüm halkımıza ciddi anlamda hem moral, hem motivasyon verdi. Şöyle bir gerçek oldu ki, özellikle Başur Kürdistan'daki halkımızın Rojava’ya yönelik dayanışma ve destek talepleri siyasi partilerin almış olduğu pozisyonların da çok çok ötesine geçti."

Halk iradesi partiler üstü

Halkın ortaya koyduğu iradenin partiler üstü olduğunu kaydeden ve Rojava'ya yaptıkları ziyareti anımsatan Bayındır, şöyle anlatıyor: "Rojava'ya yolculuk ettiğimizde de Semalka Sınır Kapısı'nda yüzlerce gencin Süleymaniye'den, Zaxo'dan, Hewlêr’den yürüyerek kendi kısıtlı imkanlarıyla Rojava direnişine destek olmak için geldiklerini gördük. Yine İran'dan bu zorlu kış koşullarında Zagros Dağları’ndan onlarca Rojhilat Kürdistanlı gençlerin yürüyerek Rojava'daki mücadeleye destek olmak için geldiklerini gördük. Bizzat şahit olduk, yerinde gözlemledik. Yine onlarca gencin Nusaybin'de yüksek duvarları, jiletli tel örgüleri aşıp Rojava'ya yöneldiğini ve ortaya koyulan iradeyi gördük. Aşağıdan gelen toplumun öz dinamiklerinden oluşan bu kararlılık ve irade Kürt'ün ulusal birliğinin temel çimentosu, temel harcıdır. Bu harcın, bu duygunun önünde artık hiçbir güç, hiçbir kurumsal yapı, hiçbir parti, örgüt duramaz."

Bu ruh kurumsallaşmalı

Kürt halkının Rojava etrafında buluşmasıyla verdiği mesajı siyasal temsilcilerin doğru değerlendirmesi gerektiğine dikkat çeken Bayındır, "Bundan sonraki süreçte Kürt ulusal birliği açısından yapılması gerekenler var. En önemli noktalardan bir tanesi dört parça Kürdistan'daki siyasi partilerin, kurumsal yapıların, birliği engelleyen bir faktörden çıkıp, ya da sınırlı destekleyici olma pozisyonundan çıkıp artık kendilerini bu işin kurumsallaşmasına öncülük edebilecek bir pozisyona ulaştırması gerekir. Aksi takdirde toplumda açığa çıkan bu birlik ve dayanışma duygusunun önünde hiçbir partinin, hiçbir örgütün, hiçbir hareketin, hiçbir kurumun tek başına ayakta kalamayacağını ifade etmek gerekiyor. Herkesin buradan çıkarması gereken çok olumlu sonuçların olması gerektiğini düşünüyorum" diye vurguluyor.

 

* * *

Süleymaniye’de yüzbinler, "Yêke Yêke Yêke, Kurdistan Yêke, Jin Jiyan Azadî, Bijî Berxwedana Rojava" sloganları ve Rojava için 2+2=1 pankartlarıyla yürüdü... foto: Karzan Reshed

Sınır stratejisi çöktü: 2+2=1

Meydanlara çıkan halkın taşıdığı ve Kürtlerin birlik ruhuna işaret eden 2+2=1 pankartlarını anımsattığımız Bayındır, sözlerini şöyle noktalıyor: "2+2=1 ifadesi dört parça Kürtlerin birleştiğinin en güzel ifadesi oldu. Bu duygu ifade edilemez fakat romanlara, filmlere ve makalelere konu olabilecek kadar hayati ve önemlidir. Yüz yılları aşan Kürtleri bölmek ve parçalamak üzerine kurulu stratejileri Kürtlerin ortaya koymuş olduğu bu birlik, bu dayanışma, ulusal ruh ve kimlikle boşa çıkarmak tarihsel önemde. Herkesin buradan çıkarması gereken çok olumlu sonuçlar var. Bugün başta dört ulus devlet olmak üzere bölgesel ve küresel çapta Kürtleri statüsüz, kimliksiz ve parçalı halde tutma stratejisinin artık tamamen çöktüğünü, çökertildiğini, anlamsızlaştığını, bunun artık bir karşılığının olmadığının ilanını da ortaya çıkardı. İşte Rojava'nın direnişi, görkemi ve Kürtler açısından tarihsel karşılığı böylesi tarihi bir yerde duruyor."

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.