Atmosferde tehlike çanları

Toplum/Yaşam Haberleri —

7 Şubat 2021 Pazar - 21:00

  • Bu yüzyılın sonuna kadar CO2 seviyeleri 800 ppm olacak. 55 milyon yıldır görülmüş şey değil.
  • Geçtiğimiz on yıl, kayıtlardaki en sıcak dönemdi. 2020 yılı 19. yüzyıl ortalamasından 1,2 derece daha sıcaktı. 
  • Kuzey Kutbu, dünyanın geri kalanından iki kat daha hızlı ısınıyor.

SERAP GÜNEŞ

 

ABD'deki benzeri görülmemiş orman yangınlarından Sibirya'nın olağanüstü sıcağına kadar, iklim değişikliğinin etkileri 2020'de dünyanın her köşesinde hissedildi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres Aralık ayında yaptığı Gezegenin Durumu konuşmasında bir “Karar anına geldik. Covid ve iklim bizi bir eşiğe getirdi" dedi.

BBC Future, iklim sağlığının beş önemli ölçütüne göre, 2021'in başında iklim değişikliği konusunda nerede olduğumuzu  özetledi.

 

1. CO2 seviyeleri

Atmosferdeki CO2 miktarı 2020'de rekor seviyelere ulaştı ve Mayıs'ta milyonda 417 parçayı buldu. CO2 seviyelerinin milyonda 400 parçayı en son aştığı zaman yaklaşık dört milyon yıl önce; küresel sıcaklıkların 2-4C daha sıcak olduğu ve deniz seviyelerinin şu anda olduğundan 10-25 metre daha yüksek olduğu Pliyosen dönemiydi.

1958'den beri Hawaii'deki Mauna Loa gözlemevinden CO2 konsantrasyonlarını takip eden Scripps Oşinografi Enstitüsü'nün CO2 programının başkanı Ralph Keeling, "Her yıl rekor seviyeler görüyoruz. Covid'e rağmen bu yıl yine rekor seviyeler gördük" dedi.

Karantina tedbirlerinin atmosferdeki CO2 konsantrasyonları üzerindeki etkisi o kadar küçüktü ki, Dünya Meteoroloji Örgütü'ne göre karbon döngüsünün yıldan yıla dalgalanmalarından neredeyse hiç ayırt edilemeyen bir "kımıltı" olarak kaydedildi ve artan CO2 seviyelerinin genel eğrisi üzerindeki etkisi ihmal edilebilir düzeyde oldu.

Imperial College London'da Grantham İklim Değişikliği ve Çevre Enstitüsü eş yöneticisi Martin Siegert, "Son 60 yılda atmosfere 100 ppm CO2 ekledik" diyor. Bu, 10 bin yıldan daha uzun zaman önce, son buzul çağının sonuna doğru meydana gelenler gibi doğal artışlardan 100 kat daha hızlı.

"En kötü durum senaryosunu izlemeye devam edersek, bu yüzyılın sonuna kadar CO2 seviyeleri 800 ppm olacak. 55 milyon yıldır görülmüş şey değil. O zamanlar gezegende buz yoktu ve 12 derece daha sıcaktı" diyor Siegert.

 

2. Rekor sıcaklar

Geçtiğimiz on yıl, kayıtlardaki en sıcak dönemdi. 2020 yılı 19. yüzyıl ortalamasından 1,2 derece daha sıcaktı. Avrupa'da, şimdiye kadarki en sıcak yıldı, küresel olarak ise 2020 en sıcak yıl olma konusunda 2016 ile başa baştı.

2016 da dahil olmak üzere rekor sıcaklıklar, genellikle bir El Niño olayıyla (Pasifik Okyanusunda birkaç yılda bir oluşan büyük bir sıcak su şeridi) çakışır ve bu da okyanus yüzey sıcaklıklarının büyük ölçekli ısınmasına neden olur. Ancak 2020 alışılmadık bir durumdu çünkü dünya bir La Niña olayı yaşadı (El Niño'nun tersi, daha soğuk bir su bandı oluşuyor). Diğer bir deyişle, La Niña küresel sıcaklıkları düşürmeseydi, 2020 daha da sıcak olurdu.

Olağanüstü sıcaklıklar, ABD'nin California ve Colorado eyaletlerinde kaydedilen en büyük orman yangınlarını ve doğu Avustralya'daki yangınların "kara yazını" tetikledi.

 

3. Arktik buz

Isıdaki bu artış hiçbir yerde Kuzey Kutbu'nda olduğundan daha keskin bir şekilde hissedilmiyor. Haziran 2020'de sıcaklık, Doğu Sibirya’da 38 dereceye ulaştı. Bu, Kuzey Kutup Dairesi'nde kaydedilen en yüksek sıcaklıktı. Sıcak hava dalgası, Doğu Sibirya ve Laptev denizlerinde deniz buzunun erimesini hızlandırdı ve olağan Kuzey Kutbu donmasını neredeyse iki ay geciktirdi.

Kuzey Kutup Dairesi'nin Avrasya tarafında buz, alışılmadık bir şekilde Ekim ayı sonuna kadar donmadı. 2020 yazında deniz buzu alanı, tarihteki ikinci en düşük seviyeye ulaştı ve deniz buzu boyutu da ikinci en düşük seviyeye ulaştı.

Ancak Kuzey Kutbu, dünyanın geri kalanından iki kat daha hızlı ısınıyor ve sıcak yaz aylarında daha az buz oluştuğunda, yansıtıcı korumasını kaybediyoruz. Onun yerine, üstünde buz olmayınca karanlık olan suların geniş alanları daha fazla ısıyı emerek küresel ısınmayı daha da artırıyor.

1979-2018 yılları arasında, en az beş yaşında olan Arktik deniz buzu oranı IPCC'ye göre %30’dan %2’ye düştü.

British Antarctic Survey'de kutup araştırmacısı olan Michael Meredith, "Beyaz buz, güneşten çok fazla enerji yansıtıyor ve küresel ısınmanın hızının yavaşlamasına yardımcı oluyor. Arktik deniz buzu miktarını azaltarak küresel ısınmayı hızlandırıyoruz" diyor.

 

4. Donmuş Toprak (Permafrost)

Kuzey yarımkürede, iki veya daha fazla yıl boyunca yıl boyu donmuş kalan toprak olan permafrost hızla ısınıyor. Hava sıcaklıkları 2020 yazında Sibirya'da 38C’ye (100F) ulaştığında, Kuzey Kutup Dairesi'nin çeşitli yerlerinde arazi sıcaklıkları bölgede permafrostların çözülmesini hızlandırarak, rekor bir sıcaklık olan 45C’yi (113F) buldu. Hem sürekli permafrost  hem de kesintili azalmaktadır.

Karbonu atmosferden uzak tutan Permafrost, çözülürken atmosfere salınan CO2 ve metan dahil olmak üzere çok miktarda sera gazı içerir. Sibirya, Grönland, Kanada ve Kuzey Kutbu boyunca yaklaşık 23 milyon kilometre kareye yayılan permafrost bölgesindeki topraklar, atmosferin iki katı - yaklaşık 1600 milyar ton - karbon tutuyor. Bu karbonun çoğu, CO2'den 84 kat daha fazla küresel ısınma etkisine sahip güçlü bir sera gazı olan metan formunda depolanmaktadır.

Donmuş toprakların çözülmesi aynı zamanda mevcut altyapıya da zarar verir ve etrafta dolaşmak ve avlanmak için donmuş toprağa bel bağlamış olan yerli toplulukların geçim kaynaklarını yok eder. Mayıs ayında Rus Arktik bölgesinde 20.000 ton mazotu nehre sızdıran devasa bir yakıt tankının çökmesine neden olduğu düşünülüyor.

 

5. Ormanlar

1990'dan bu yana dünya 178 milyon hektar ormanı kaybetti. Geçtiğimiz otuz yılda, ormansızlaşma oranı yavaşladı. Ancak uzmanlar, ormanların küresel ısınmayı engellemede oynadığı hayati rol göz önüne alındığında, bunun yeterince hızlı olmadığını söylüyor. 2015-20'de yıllık ormansızlaşma oranı, önceki beş yıldaki 12 milyon hektara kıyasla 10 milyon hektar idi.

Brezilya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Endonezya orman örtüsünü en hızlı kaybeden ülkeler. 2020'de Amazon yağmur ormanlarının ormansızlaşması 12 yılın en yüksek seviyesine çıktı.

Karadaki karbonun tahminen %45'i ağaçlarda ve orman toprağında depolanmaktadır. Ormanlar kesildiğinde veya yakıldığında toprak bozulur ve karbondioksit açığa çıkar.

Dünya Ekonomik Forumu bu yıl karbon emmek için bir trilyon ağaç dikmek amacıyla bir kampanya başlattı. Ağaç dikmek, son 10 yıldaki CO2 emisyonlarını ortadan kaldırmaya yardımcı olabilir ancak iklim krizini tek başına çözemez.

Bu beş iklim göstergesi, iklimin halihazırda ne kadar değiştiğini göstermenin yanı sıra, yüzyılın sonuna kadar küresel ısınmayı daha güvenli seviyelere çekebilecek çözümlere de işaret ediyor.

Guterres'in Aralık Ayındaki Gezegenin Durumu konuşmasında belirttiği gibi, "Açık olalım: Kaosa doğru yuvarlanışımızın temelinde insan faaliyetleri vardır. Ancak bu, aynı zamanda, insan eyleminin bunu çözmeye yardımcı olabileceği anlamına da geliyor."

 

 

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.