Birlikten başka seçenek yok

Ahmet Karamus

Ahmet Karamus

  • Rojava’da temaslarda bulunan KNK Eşbaşkanı Ahmet Karamus, şunların altını çizdi: "Dört parçadan Kürtler, yürüyüşlerde yan yana duruyor, ortak bir irade sergiliyor. Bu tablo son derece değerlidir ve hafife alınmamalıdır.
  • Bugün esas mesele, Kürtlerin kazanımlarını korumak ve ortak gelecek için birliktir. Bütün Kürtlerin ve partilerinin, ideolojik ayrılıkları, farklılıkları ve geçmişte yaşanan anlaşmazlıkları bir kenara bırakarak, birlik içinde hareket etmesi gerekiyor.”

ERKAN GÜLBAHÇE/ HABER MERKEZİ

KNK Eşbaşkanı Ahmet Karamus, Kürtler bu süreçte diplomatik, siyasi ve toplumsal alanlarda birlikte hareket ederse tüm kazanımlarını ve varlıklarını hedef alan plana karşı durabileceklerini söyledi.

Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK), Rojava’daki durumu yerinde görmek, halkla doğrudan temas kurmak için bölgeye bir heyet gönderdi. 29 Ocak’tan itibaren temaslarını sürdüren heyet, dün Qamişlo’da Kürt siyasi partileri ile de bir araya geldi. Heyette yer alan KNK Eşbaşkanı Ahmet Karamus, “Bu ziyaret tamamen destek amaçlıdır ve koşulsuz bir dayanışma iradesini ifade etmektedir. Aynı zamanda yalnızca bir partinin ya da tek bir kurumun girişimi değil, Kürdistan’ın dört parçasında ortaya çıkan ortak iradenin bir yansımasıdır. Amacımız, Kürt halkına dönük katliam girişimlerinin asla kabul edilemeyeceğini açık biçimde ifade etmek ve dört parça Kürdistan’dan yükselen dayanışmayı Rojava halkına doğrudan taşımaktır” dedi.

Tablo ağır, yardım sınırlı

İnsani tabloyu yerinde görmek istediklerini belirten Karamus, şunları söyledi: “Bu tabloyu aracılar üzerinden değil, doğrudan yerinde ve kendi gözlerimizle görmek istiyoruz. Özellikle göç etmek zorunda kalan insanlarımızla birebir görüşmeler yapmaya başladık. İnsanlar evlerini ve kapılarını göç etmek zorunda kalanlara açmış durumda. Bu son derece değerli ve anlamlı bir tutumdur. Ancak mevcut koşullar altında bu dayanışmanın tek başına yeterli olmadığı da açıkça görülüyor. Kış koşulları, soğuk hava ve barınma imkanlarının sınırlılığı, tabloyu daha da ağırlaştırıyor. Yardımlar her yere ulaşamıyor. Birleşmiş Milletler’in Kobanê’ye gönderdiği yardım da mevcut ihtiyaçlara kıyasla oldukça sınırlı.”

Temaslarda ayrım yok

Ziyaret kapsamında Rojava’daki tüm siyasi ve toplumsal yapılarla görüşeceklerini belirten Karamus, “Bu temaslarda herhangi bir ayrım gözetmeyeceğiz. Herkesle doğrudan ve açık biçimde görüşeceğiz” dedi.

Türkiye merkezindedir

Kürt halkına dönük saldırıların yalnızca DAİŞ ya da benzeri gruplarla sınırlı olmadığının altını çizen Karamus, şöyle devam etti: “Türkiye doğrudan devrededir. Askeri gücüyle, teknik imkanlarıyla ve sahadaki yönlendirmeleriyle bu saldırıların içindedir. Mevcut Şam yönetimi ve onun kontrolü altındaki gruplar da Türkiye’nin yönlendirmesiyle hareket etmektedir. Çözüm arayışlarının önündeki temel engel, Türkiye’dir. Türkiye’ye karşı daha aktif ve caydırıcı önlemler alınmadıkça bu saldırıların önüne geçmek mümkün olmayacaktır. Bugün bölgedeki istikrarsızlığın temel kaynağı Türkiye’dir.”

Rojava ile sınırlı değil

Türkiye’nin hedefinin Rojava ile sınırlı olmadığını belirten Karamus, “Rojava’dan sonra Güney Kürdistan ve Rojhilat’ı da kapsayan, Kürtlerin tüm kazanımlarını ortadan kaldırmayı amaçlayan bütünlüklü bir plan söz konusudur. Amaç, Kürt halkının elde ettiği tüm kazanımları ortadan kaldırmak ve Kürtleri yeniden statüsüz bırakmaktır” dedi.

Bu politikanın bölgesel bir arka planı olduğunun da altını çizen Karamus, şunları savundu: “İran ile Amerika arasında, İsrail’in de dahil olduğu olası bir savaş senaryosu ciddi biçimde tartışılmaktadır. Türkiye kendisini bu konjonktüre hazırlamakta ve koşullar kendi lehine oluşursa Rojava’ya, hatta Güney Kürdistan’a kadar uzanacak yeni operasyonlarla Kürtlerin kazanımlarını ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. İran’la yürütülen bazı görüşmeler de bu çerçevede değerlendirilmelidir. Rojavayê Kurdistan'ı ve Rojhilatê Kurdistan’daki tüm Kürt güçleri bu planın hedefindedir; zaman zaman yalnızca PJAK adı anılsa da gerçekte hedef tüm Kürt halkıdır.”

Ortak mücadele hattı

“Bu tablo karşısında Kürt halkının ve Kürt siyasi çevrelerinin yapması gereken şey açıktır” diyen Karamus, şöyle konuştu: “Birlik içinde hareket etmek. Ortak tutum, ortak strateji ve ortak diplomatik mücadele hattı oluşturmak zorundayız. KNK olarak biz de bu zemini güçlendirmek için çalışıyoruz. Bu süreçte temel hedefimiz, Kürt halkının çıkarlarını ve kazanımlarını korumak, halkımıza karşı planlanan saldırıların ve katliamların önüne geçmektir. Türkiye’nin ve bölgedeki bazı güçlerin hangi hedeflerle hareket ettiği artık çok daha net biçimde görülmektedir. Bu nedenle önümüzdeki dönem Kürt halkı açısından son derece kritik bir dönemdir.”

Ayrılıklar kenara bırakılmalı

“Bu koşullarda ideolojik ayrılıkları, farklılıkları ve geçmişte yaşanan anlaşmazlıkları bir kenara bırakmak gerekiyor” diyen Karamus, şunları ifade etti: “Bugün esas mesele, Kürt halkının kazanımlarını korumak ve ortak bir gelecek için birlikte hareket etmektir. Bu doğrultuda mücadele hattını zayıflatmadan, herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesini önemsiyoruz. Bu çerçevede Rojava’da, Başûr’da ve Kürdistan’ın diğer parçalarında bulunan tüm siyasi partilerle, kurum ve kuruluşlarla, toplumsal aktörlerle ve şahsiyetlerle görüşmeye çalışıyoruz. Esnek, yapıcı ve sorumluluk temelinde temaslar kuruyoruz. Düşünceler, ideolojiler ya da bakış açıları ne olursa olsun. Eğer Kürtler bu süreçte diplomatik, siyasi ve toplumsal alanlarda birlikte hareket ederse bu planlara karşı durmak mümkündür. Aksi takdirde Kürt halkına karşı planlanan bu kapsamlı tasfiye ve katliam politikalarının önüne geçmek çok daha zor hale gelecektir.”

 

* * *

1 Şubat Rojava Günü

Kürdistan'ın dört parçasından Kürtlerin, meydanlarda, sokaklarda, mitinglerde ve yürüyüşlerde yan yana durduğuna, ortak bir irade sergilediğine dikkat çeken Karamus, bu tablonun son derece değerli olduğunu ve hafife alınmaması gerektiğini söyledi.

1 Şubat’ı Rojava Günü ilan ettiklerini hatırlatan Karamus, şunları söyledi: "O gün dünyanın neresinde olunursa olunsun, hiç kimse evinde kalmamalıdır. Herkes sokaklara çıkmalı, mitinglere ve yürüyüşlere katılmalı, Rojava’ya desteğini açık ve görünür biçimde ortaya koymalıdır. Bugün bu destek hayati önemdedir. Çağrım nettir: Kürdistanlılar birlikte hareket etmelidir. Birliklerini güçlendirmeli, dayanışmalarını büyütmeli ve bu süreci sahiplenmelidir. Kimin elinde ne imkân varsa bunu halkının hizmetine sunmalıdır. Son Rojava gelişmeleri açık biçimde göstermiştir ki; uluslararası güçlerin hesaplarını boşa çıkaran temel unsur, Kürt halkının serhildan ruhuyla ortaya koyduğu ortak duruştur. Eğer dört parça Kürdistan’da ve dünyanın dört bir yanında Kürtler alanlara çıkmamış olsaydı bugün Rojava’ya dönük saldırılara karşı bu düzeyde bir uluslararası tepki de ortaya çıkmazdı. Bu nedenle Kürtler, alanları terk etmemeli; yaşadıkları ülkelerin yasalarına uyarak demokratik tüm haklarını kullanmalı; eylem ve etkinliklerini daha da geliştirmelidir.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.