- Açlık grevi eyleminde olan tutsaklardan Elif Çetinbaş, gönderdiği mesajda, “Sayın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü bugün değil de ne zaman isteyeceğiz?” diye sorarak, şöyle seslendi: “Herkesin tarihi sorumluluğunu yerine getirmesi gerekir. Duvarları kaldırmak ancak hepimizin çabasıyla mümkündür.”
Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK’l tutsakların, “Abdullah Öcalan’a Özgürlük, Kürt Sorununa Çözüm” kapsamında 27 Kasım’da başlattığı açlık grevi 23. gününde. Tutsak yakınlarının Amed, Wan, Adana, Mersin ve İstanbul’daki Adalet Nöbeti de yeni katılımlarla devam ediyor.
Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’nde eyleme giren tutsaklar, gönderdikleri mesajda, kampanyanın böyle bir süreçte başlatılmasının önemli olduğunu vurguladı. İmralı’da sürdürülen tecridin Kürtlerin yaşadığı bütün coğrafyada sürdüğünü vurgulayan tutsaklar, “Önderliksiz bir yaşama alıştırılmak isteniyoruz ki üç yıldır sürdürülen tecridi normal görmemiz bekleniyor. Herkes bilsin ki bu durumu kabul etmiyoruz ve buna karşı da her zaman direneceğiz” dedi. Tecrit politikalarının bütün cezaevlerine yayıldığına da dikkat çeken tutsaklar, “Kürt halkı nefessiz bırakılmak isteniyor. Bu hukuksuzluğu yaratanlar nasıl ki her yeri İmralı’daki tecrit alanına dönüştürmek istiyorsa bizler de her yeri İmralı’daki direniş alanına dönüştüreceğiz. Ağır tecride, hasta tutsakların bırakılmamasına, infaz yakmalarına ve tek kişilik cezaevlerine karşı tepkimizi gösteriyoruz. Ailelerimiz ve halkımıza da çağrımızdır, bu baskılar karşısında direnişin sesini yükseltsinler” diye seslendi.
Ankara Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde eylemi devralan üçüncü grupta yer alan İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) hasta tutsaklar listesinde bulunan siyasetçilerden Elif Çetinbaş ile Rihan Kavak Özbek, gönderdikleri mesajda grevi sahiplenme çağrısı yaptı.
Elif Çetinbaş, “Sayın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü bugün değil de ne zaman isteyeceğiz?” diye sorarak, şöyle devam etti: “Sayın Abdullah Öcalan için herkesin tarihi sorumluluğunu yerine getirmesi gerekir. Bizler açlık greviyle bu karanlığı aydınlatmak ve güneşli günleri görmek için kapıyı aralama çabasına giriştik fakat kapıları ve duvarları kaldırmak ancak hepimizin çabasıyla mümkündür.”
Rihan Kavak Özbek ise gönderdiği mesajda şunları belirtti: “Tecrit, bir insanlık suçudur. Kürt halkı ve ‘demokratım’ diyen herkes tecride karşı sesini yükseltmelidir. O yüzden herkes zindandakilerin sesini duymalı ve sahiplenmeli. Sayın Abdullah Öcalan başta olmak üzere tüm siyasi tutsaklar koşulsuz şartsız serbest bırakılmalı.”