Çatımız gökyüzü, sokaklar evimiz

Dosya Haberleri —

29 Eylül 2022 Perşembe - 20:00

Çatımız gökyüzü

Çatımız gökyüzü

  • İktidara yakınlığıyla bilinen Türk-İş verilerine göre bile açlık sınırı 6 bin 890 TL, yoksulluk sınırı 22 bin 442 TL, bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 9 bin TL oldu. Bu çok katmanlı yoksulluğun en çok ezdiği gruplardan biri ise öğrenciler.
  • Ankara’daki eylemlerde yer alan Kadir Barkın: "Kiraların fahiş fiyatlarda olması, faturaların aldığımız burstan çok daha fazla olması nedeniyle ev de tutamıyoruz. 2 kişilik evlerde 7-8 kişi yaşamaya çalışıyoruz ya da tarikat yurtlarına mecbur bırakılıyoruz."
  • Kocaeli’deki eylemlerde yer alan Eda İbrahimoğlu: "Toplumun öncü, muhalif, dinamik, potansiyel gücü olan gençliğin her türlü yıldırma, taciz, ajanlaştırma, baskı ve gözaltıyla arttı. Fakat gençlik yılmıyor dik, kararlı ve iradeli duruşuyla çok güçlü cevap oluyor."

MİHEME PORGEBOL

Barınma Türkiye’de en büyük sorunlardan biri. Kiralar son bir yıl içerisinde yer yer yüzde 500’e varan oranlarda arttı. Tarihin zirvesinde seyreden enflasyon rakamları ortadayken toplumun büyük çoğunluğu herhangi bir destek almadan veya ek geçim kaynakları yaratmadan ayakta duramıyor. İktidara yakınlığıyla bilinen Türk-İş’e göre bile açlık sınırı 6 bin 890 TL, yoksulluk sınırı 22 bin 442 TL, bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 9 bin TL oldu. Bu çok katmanlı yoksulluğun en çok ezdiği gruplardan biri ise öğrenciler. Türkiye’de öğrencilerin büyük çoğunluğu herhangi bir geliri olmadan ailesinden aldığı ekonomik destekle okumaya çalışıyor.

Yukarıda belirtilen açlık, yoksulluk ve yaşama maliyetine rağmen 2021-2022 eğitim-öğretim yılı için öğrencilere değer görülen KYK bursu Lisans öğrencileri için 850 TL, Yüksek Lisans öğrencileri için 1700 TL, Doktora öğrencileri için 2 bin 550 TL. Ev kiralarının Türkiye genelinde 3 bin ile 5 bin TL arasında bir ortalamada seyrettiğini düşününce öğrencilerin yaşayabilmesi mucize. Öğrencilerin aldığı burslar yurt ücretleri ve temel giderlerini karşılamaya bile yetmiyor. Bu yüzden de Eylül ayında Türkiye genelinde okullar açılmaya başlarken öğrencilerin barınma krizi daha da görünür hale geldi. Buna rağmen bu soruna dönük yetkililer tarafından atılan herhangi bir adım yok. Türkiye’nin her yerinde öğrenciler barınma ve eğitim hakları için seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Sokakta, parklarda, çoğu zaman sağlıklarının ve can güvenliklerinin tehlikede olduğu geçici konaklama alanlarında barınıyorlar. Kimi öğrenciler ise bir araya gelerek hem barınma sorununu görünür kılmaya çalışıyor hem de yetkilileri bu soruna çözüm bulmaya çağırıyor. 

Öğrencilerin önceki talepleri

“Çatımız Gökyüzü” de 16 Eylül tarihinde yaptığı açıklamayla talepleri karşılanana kadar mücadelelerini büyüterek sürdüreceklerini söyledi. Taleplerini de şöyle sıraladı:

* İlk günden itibaren yetersiz kalan 850 TL’lik burs; eğitime, barınmaya ve beslenmeye gelen zamlar karşısında çoktan eridi. Bursumuz yaşanan enflasyon oranında arttırılmalı ve geri ödemeli bir şekilde verilen krediler de birikmiş borçları silinmek üzere bursa dönüştürülmeli.

* KYK yurt ücretlerine yüzde 80 ile yüzde 100 arasında yapılan zamlar derhal geri çekilmeli, yaşam standartları iyileştirilerek barınmanın ücretsiz olmasına dönük adımlar atılmalıdır.

* 2-3-4 kişilik KYK yurt odalarının ranza sistemiyle 8-10 kişiye çıkarılmasını kabul etmiyoruz. Koğuş değil yurt istiyoruz. Yatak kapasiteleri, ranza sistemine geçerek değil yeni yurtlar inşa ederek arttırılmalıdır.

Biz de şu ana kadar Ankara, Kocaeli, Antalya, İstanbul ve İzmir gibi kentlerde “Çatımız gökyüzü, sokaklar evimiz” şiarıyla bir araya gelen Çatımız Gökyüzü adlı gençlik oluşumuyla konuştuk. Çatımız Gökyüzü, eylemlerinin gerekçelerini birçok sosyal, politik ve ekonomik soruna dayandırırken bu sorunların başında da yöneticilerin yaptıkları yolsuzluk ve savaş politikalarını görüyor.

Geçim derdine düşüyoruz

Ankara’daki eylemlerde yer alan Kadir Barkın, “Her geçen gün artan kira fiyatları, faturalar, yurtlara ve yemekhanelere gelen zamlar başta biz öğrenciler olmak üzere toplumun her kesimini çok zorlamakta. Sağlıklı bir yaşam süremiyoruz. Eğitim için geldiğimiz üniversitelerde geçinme derdine düşüyoruz. Üniversiteler tek tek açılıyor. Bu da en temel ihtiyaçlarımızı nasıl karşılayacağımız sorusunu daha da göz önüne getirdi tabi. Her öğrenci yurt başvurularını yaptı fakat sınava milyonlarca öğrenci girerken KYK sadece 200-300 bin kişilik bir kontenjan açıyor” diyerek, yüzbinlerce öğrencinin açıkta kaldığına vurgu yapıyor.

İntihara sürükleniyoruz

Yurtlarda yer olmadığı için ev aramak zorunda kaldıklarını söyleyen Barkın, “Kiraların fahiş fiyatlarda olması, faturaların aldığımız burstan çok daha fazla olması nedeniyle ev de tutamıyoruz. 2 kişilik evlerde 7-8 kişi yaşamaya çalışıyoruz ya da tarikat yurtlarına mecbur bırakılıyoruz. Burada da çok ciddi baskılara maruz kalıyoruz. İntihar eden birçok arkadaşımız var. Göz göre göre intihara sürükleniyoruz” diyor.