O gece 7 kişi katledildi

Toplum/Yaşam Haberleri —

Sultan Acar - Herdem Koçer - Ramazan Çetin - Fahrettin Temel

Sultan Acar - Herdem Koçer - Ramazan Çetin - Fahrettin Temel

Yakınları HÜDA-PAR tarafından katledilenler anlattı:

  • Eşi katledilen Sultan Acar: O gece eşimle birlikte toplam 7 kişi katledildi. Hizbullahçılar Batman’ı kan gölüne çevirmişlerdi. HÜDA-PAR, Hizbullah’ın ta kendisidir. Şimdiki adayları Hizbullah’ın avukatlığını yapmış biri. Onlara ne inanırız ne de onları affederiz.
  • Kardeşi katledilen Fahrettin Temel: Katledenler yüzde yüz HÜDA-PAR’lıydılar. Çünkü broşür dağıtıyorlardı, ellerinde HÜDA-PAR afişleri vardı. Yüzlerce görgü tanığı var. Serkan Ramanlı’nın yürüdüğü yol ve takip ettiği ideolojiyi tanıyoruz. İlk gün neydilerse bugün de odurlar.

MIHEME PORGEBOL

Türkiye ve Kurdistan’da yerel seçimlere gidilirken gündemi en çok meşgul eden başlıklardan biri Hizbullah’ın devamı HÜDA-PAR. 90’larda Kurdistan kentlerini kan gölüne çevirenler bugün bu kentleri yönetmeye talip olduklarını söylüyor. Aslında 2000 sonrasında da bu “yapı” her fırsatta cinayet işledi. 6-8 Ekim Kobanê Serhildanı’nda İHD’nin verdiği rakamlara göre 46 kişi yaşamını yitirdi ve bunların çoğunun HÜDA-PAR’lı olduğu bilinen kişiler tarafından öldürüldüğü tanıklar tarafından doğrulandı. Serhildan sırasında devletin paramiliter bir çetesi olarak devreye konan bu yapının yakın tarihteki tekil cinayetlerinden en belirgini ise Özcan Temel cinayeti.

Bir HÜDA-PAR cinayeti

Türkiye ve Kurdistan, 30 Mart 2014’te yapılması planlanan yerel seçime hazırlanıyordu. Liderleri Hüseyin Velioğlu’nun Beykoz’da öldürülmesinin ardından dernekler bünyesinde faaliyet yürüten Hizbullah, 2012 yılında bu derneklerin birleşiminden HÜDA-PAR adıyla bir parti kurdu ve ilk defa bir yerel seçime resmi olarak katıldı. Özcan Temel, yurtsever bir Kürt genciydi. Batman’ın 90’lı yıllar karanlığında büyümüş, Hizbullah eliyle yaşatılan şiddetin birçok kez tanığı olmuştu. Bu yüzden de Hizbullah’a ve aşırı dinci tüm yapılara karşı tepkiliydi. Batman’da Petrol Mahallesi’nde küçük bir internet kafe işletiyordu. 2 Kasım 2013 günü on-on beş kişilik bir HÜDA-PAR’lı mahallede afiş ve broşür dağıtıyorlardı. Özcan Temel’in işlettiği kafeye geldiler. Özcan’ın internet kafesine afişlerini asmak istediler ancak Özcan bunu kabul etmedi. Aralarında bir münakaşa çıktı ve sonuçta HÜDA-PAR’lılar elleri boş döndüler.

 

Özcan Temel’in ağabeyi Fahrettin Temel

 

Düğünü kana buladılar

Özcan Temel’in ağabeyi Fahrettin Temel’in anlatımlarına göre o akşam kuzenlerinin düğünü vardı. Temel ailesi ve mahalleli düğündeydi. Gündüz eli boş dönen HÜDA-PAR’lılar bu kez de yaklaşık 50 kişilik bir grup halinde mahalleye geldiler. Bellerinde silahları, ellerinde de kameraları vardı. Yaptıklarını kayıt altına da alıyorlardı. Gündüz başlayan münakaşayı sürdürdüler ve bellerindeki silahları çıkarıp taramaya başladılar. Hedef Özcan’dı ve onu orada öldürdüler. Düğünün gürültüsü silah seslerini bastırıyordu. Silahlarını düğüne çevirdiler, iki kişiyi de yaraladılar. Ortalığı kan gölüne çevirdikten sonra Özcan’ın internet kafesine saldırdılar. Mahalle gençlerinin boğazına satır dayadılar. Tekbirler getirdiler, tehditler savurdular.

Fahrettin Temel’e soruyorum: “Bunları yapanlar HÜDA-PAR’lı mıydı?”

“Yüzde yüz! Yüzde yüz HÜDA-PAR’lıydılar. Çünkü broşür dağıtıyorlardı, ellerinde HÜDA-PAR afişleri vardı. Yüzlerce insan buna tanıklık etmiş. Ayrıca o mahallede onlara ait olduğunun bilindiği birkaç ev vardı, o evleri ziyaret etmişler.”

Ramanlı’nın ideolojisini tanıyoruz

Özcan Temel cinayetine ilişkin yüzlerce tanık ve delile rağmen sadece Veysi Gültekin adlı HÜDA-PAR üyesi yargılandı. Katil zanlısı, davanın 15 Mayıs 2014’te görülen üçüncü duruşmasında tahliye edildi. Fahrettin Temel, bu cezasızlığa ilişkin “Başından sonuna kadar bu karanlık güç, bu katil devlet tarafından kullanıldı ve korundu. Cezasız kalmasına şaşırmadık çünkü devlet bilgisi ve kontrolünde yapıldı” diyor.

Yerel seçimlere girilirken HÜDA-PAR’ın Batman’da aday gösterdiğini ve bu adayın Hizbullah’la ilişkileri olmadığına dair söylemlerini hatırlatmam üzerine Fahrettin Temel, “Serkan Ramanlı’yı şahsen tanımam ama yürüdüğü yol ve takip ettiği ideolojiyi tanıyoruz. İlk gün neydilerse bugün de odurlar. Evet, belki kılıf ve dil değiştirmiş olabilirler ama aynı zihniyettir. Bu yüzden kendilerine hiçbir inancımız yok” diye karşılık veriyor.

 

Sultan Acar

 

Ne inanırız ne affederiz

Aynı şeyi 1993’te eşi Hizbullahçılar tarafından katledilen Sultan Acar da “Tabanları aynı bir kere. Hüseyin Velioğlu da Batman’da değil miydi? Velioğlu’nun o günkü bütün yol arkadaşları ve savunucuları bugün HÜDA-PAR’da bir araya gelmişler. 90’larda devlet onları karşımızda silah olarak kullandı, bugün de siyaset yoluyla karşımıza çıkarıyorlar. Hizbullah’la ilişkilerini ne kadar inkar ederlerse etsinler, inanmıyoruz. HÜDA-PAR, Hizbullah’ın ta kendisidir. Şimdiki adayları Hizbullah’ın avukatlığını yapmış biri. Onlara ne inanırız ne de affederiz. Yakınları katledilmiş bütün aileler bugünün HÜDA-PAR’ı ile dünün Hizbullah’ının aynı olduğuna inanıyor. Biz onları affetmiyoruz” diye ifade ediyor.

Bayram arifesi iftara 5 dakika kala

Abdurrahman Acar, 23 Mart 1993 tarihinde katledilmeden önce Batman merkez çarşıda bir çay ocağı işletiyordu. Çay ocağını seçim lokali olarak kullanmaları için DEP’e tahsis etmişti. Bundan sonra da tehditler almaya başladı. Bu tehditler yüzünden iş çıkışı arkadaşları bırakıyordu onu eve. Eve ulaşıp ulaşmadığından emin olmak istiyorlardı. 1993 Newroz’undan iki gün sonra, bir Ramazan günü kardeşinin evinden iftarlık yemek alıp eve dönmek için çıkmıştı. İftara 5 dakika kala çarşının ortasında arkasından sessizce yaklaşan kişi veya kişiler tarafından vuruldu.

O dönem günden güne yayılan benzer cinayetlerin sebep olduğu korkudan ötürü kimse şahitlik de yapmadı. Bu durumu “Ama şahitliğe gerek yok. Zaten kim tarafından, ne için tehdit edildiği belliydi” ifadeleriyle açıklıyor Sultan Acar. “Bayram arifesinde iftara 5 dakika kala Hizbullahçılar tarafından katledildi. Kalleşçe arkadan yaklaşıp vurdular. Karşısına çıkmaya cesaret edemediler” diye de ekliyor.

Bayrağını yerde bırakmadım

O günden sonra hayatında çok şey değişti Acar ailesinin, nasıl değişmesin…

“O hissi yaşayan bilir. Bunları yaşayan yalnızca biz değiliz. O gece eşimle birlikte toplam 7 kişi katledildi. Hizbullahçılar Batman’ı kan gölüne çevirmişlerdi. Eşimin katlinden sonra benim için her şey bir anda değişti. Sonraki sabah güneşin rengi bile değişmişti benim için. Ben 28 yaşındaydım, eşim 32. Dört çocuğumuz vardı. Çocuklarımızın en büyüğü 11 en küçüğü 2.5 yaşındaydı.”

Sultan Acar, o günden bu yana eşinin bıraktığı yerden yürüttüğü siyasi mücadeleyi şu sözlerle özetliyor: “Eşim, resmi olmasa da DEP’in bünyesinde çalışmalarda yer alıyordu. İş yerini DEP lokali için vermişti. O şehit düştüğünde mezarı başında yemin ettim. ‘Bugüne dek taşıdığın bayrağı bundan sonra ben taşıyacağım’ dedim. O günden beri açılıp kapatılan tüm partilerimizde yer ve görev aldım. Bayrağını yerde bırakmadım.”

Kanımıza giren kardeşi affetmeyeceğiz

Hali hazırda DEM Parti Batman Merkez İlçe Eşbaşkanlığı görevi yürüten Sultan Acar’ın Batmanlılara bir de çağrısı var:“Eşimi ve binlerce yurttaşımızı katledenler dün nasıl silah taşıyordularsa bugün siyaset taşıyorlar. Bunlara kimse inanmasın. 90’larda eşim yurtsever bir Kürt olduğu için onu katlettiler ama bugün çıkıp Kürtçe propaganda yapıyorlar. Ramanlı bugün hangi yüzle Batman’da Kürtçe konuşarak gezebiliyor? Madem Kürtçe konuşacaktınız Kürtlük mücadelesi veren eşimi neden katlettiniz? Bize bunun hesabını vermediğiniz sürece, affetmeyeceğiz. Kürtler bu oyuna gelmesin. Biz Ramanlı’yı da tanıyoruz, Velioğlu’nu da tanıyoruz. Kürt’üz, kardeşiz deseler bile kanımıza girmiş bir kardeşi affetmeyeceğiz. Torunlarım bazen ‘Dedemi kim öldürdü’ diye soruyor. O çocuk büyüdüğünde gerçekler ona da anlatılacak. Ben affetsem çocuklarım affetmez, çocuklarım affetse torunlarım affetmez.”