Cengiz Holding'e karşı birlik

Mêrdîn Emek ve Demokrasi Platformu açıklama

Mêrdîn Emek ve Demokrasi Platformu açıklama

  • Mardin’in Mazıdağı ilçesinde, Cengiz Holding bünyesindeki Eti Bakır AŞ’nin kapasite artırımı ve yeni tesis projelerine karşı sivil toplum kuruluşları ve bölge halkı tek ses oldu.

Kocakent köyünde bir araya gelen Mêrdîn Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, kurulması planlanan tesisleri protesto etti. Açıklamada, bölgenin en büyük endüstriyel kompleksi haline gelen tesislerin, yeraltı su seviyesini son 5 yılda yüzde 60 oranında düşürdüğü belirtildi. Planlanan üç yeni tesisin günlük yaklaşık 8 bin 544 ton ek su tüketeceği ifade edilirken, "Mevcut tesisler bile su tablasını çökertmişken, bu devasa tüketim bölgenin tarımını ve içme suyunu geri dönüşü olmayacak şekilde yok edecektir" uyarısı yapıldı.

Dehşet verici kuraklık

Teknik üniversitelerin verilerine dayandırılan açıklamada, atık sulardaki kirlilik oranlarının dehşet verici boyutlara ulaştığı paylaşıldı. Suyun pH değerinin 3,52 gibi canlı yaşamı için "öldürücü asitlik" seviyesinde olduğu vurgulanan açıklamada, 450 milyon laralık devasa proje bütçesine karşılık yalnızca 38 kişilik kalıcı istihdam vaat edildiği bildirildi. Açıklamada, tesisin bölge halkına değil, sermaye sahiplerine hizmet ettiği ifade edilerek, "30 bin hektarlık ruhsat sahasının tamamının işletilmesi sadece Mazıdağı’nı değil, tüm Dicle Havzası’nı yaşanamaz hale getirecektir" denildi.

Emek ve Demokrasi Platformu, basın açıklamasının sonunda acil çözüm bekleyen hayati taleplerini kamuoyuyla paylaştı. Platform, planlanan tesisler için ÇED süreçlerinin derhal durdurulmasını ve mevcut tesislerin kümülatif çevresel etkilerinin bağımsız kuruluşlarca titizlikle denetlenmesini istedi. Tarım ve halk sağlığının korunması adına endüstriyel su kullanımına ivedilikle sınırlandırma getirilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, ayrıca bölge halkı için kapsamlı sağlık taramalarının bir an önce başlatılması çağrısında bulundu.

Platform sözcüleri, bu mücadelenin sadece Mazıdağı’nın yerel bir sorunu olmadığını ifade ederek, tüm bölgenin ve gelecek nesillerin yaşam hakkını savunmak adına mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi. MÊRDÎN

* * *

Alagöz Holding dinlemedi

Alagöz Holding tarafından yürütülen maden çalışmalarının mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına rağmen kaçak olarak yapıldığı ortaya çıktı. Köylüler, kaçak çalışmaya karşı direnişini sürdürüyor. 

AKP Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’e ait Alagöz Holding tarafından Giresun'da yürütülen maden faaliyetlerine karşı bölge halkının direnişi sürüyor. Tirebolu’na bağlı Sekü köyü başta olmak üzere Görele ve Çanakçı ilçelerini kapsayan geniş bir alanda başlatılan maden çalışmaları, çevre örgütleri ve köy halkının tepkisini çekti. Yaşam alanlarını ve su kaynaklarını korumak isteyen bölge sakinleri, hukuki süreci başlatarak mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı aldı. Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına rağmen, şirketin gece saatlerinde kaçak olarak faaliyetlerine devam ettiği köylüler tarafından görüntülendi. 

Köylüler, 7 Nisan sabahı erken saatlerde jandarma eşliğinde sondaj makinelerinin köye sokulduğunu belirtti. Günlerdir süren direnişe rağmen jandarmanın makineleri koruma altına alması ve valiliğin sürece dahil olmasıyla köylülerin tepkisi arttı. Öte yandan, şirketin mahkeme kararına rağmen “karot kırıntı sondajı” adı altında yeni belgeler düzenlediği ve çalışmalarını gece saatlerinde, fener ışıkları altında sürdürdüğü ortaya çıktı.

Sekü köyü sakinlerinden yaşam savunucusu Mesut Yılmaz, maden şirketinin hukuksuz şekilde faaliyetlerine devam ettiğini kaydetti. Maden şirketinin hukuksuz bir şekilde geceleri çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden Yılmaz, şunları söyledi: “Yukarı çıkartmamak için uğraştığımız makine şu anda burada, günlerdir gecelerdir çalışıyor. Devletin kontrolünde buraya çıkarıldı. Hukuki bütün haklarımızı kullanarak bu makineye ‘dur’ dedik ama askerler buna müsaade etmedi. Şu anda burada ciğerlerimizi deliyorlar. Aşağıda bizim köylerimiz var, su kaynaklarımız var. Bu makine burada çalışıp bizim sularımızın belki de çıktığı noktalara kadar indi. Burada belki de şantiye kuracaklar, belki de atık havuzu yapacaklar, bilemeyiz. Şimdi dur demezsek, bu makine buradan gitmezse, daha hiç durduramayız.”

* * *

Ortak mücadele lazım

Kanîreş’in Qerxabazar köyünde JES projesine karşı yurttaşlarla bir araya gelen ekolojistler, ortak mücadele vurgusu yaptı.

Mezopotamya Ekoloji Hareketi (MEH), Çewlig’in Kanîreş (Karlıova) ilçesine bağlı Qerxabazar köyünde yurttaşlarla bir araya geldi. Amerika Merkezli IGNIS H2 Anonim Şirketi tarafından bölgede planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı gerçekleştirilen toplantıda konuşan MEH Eşsözcüsü Erdoğan Ödük, mevcut arazi yapılarının ve çevreye etkileri araştırılmadan projelerin yapılmaması gerektiğini söyledi. Türkiye ve Kürdistan’ın birçok yerinde talanın olduğunu belirten Ödük, “Varto’dan bu bölgeye kadar her yer maden sahası olarak ilan edilmiş. Hala ÇED raporuna itiraz süresi var. Burada ses çıkarmak lazım. Sondajla birlikte ağır metaller ve kanserojen maddeler çıkacak. Ya buraya sahip çıkacağız ya gideceğiz. Mücadele ve söz kurmak burada ortaya çıkmak zorundadır” diye konuştu.

Ardından ÇED sürecinin hukuki boyutuna değinen avukat Rojhat Özgökçe, “Biz omuz omuza mücadele vermeye geldik. Bir taraftan hukuksal mücadelemizi yürüteceğiz, diğer taraftan da kamuoyu oluşturacağız. Bölgenin tamamında bir talan girişimi var. Ağrı, Hakkari, Varto, Van her yerde talan var. Burada yapılmaya çalışılan JES’ler hayatınızı kirletecek. Ciddi anlamda depremi tetikleyecek. Buradaki insanlar nasıl yaşayacak? Umurlarında değil. Şirketlerin kar marjı umurlarında” ifadelerini kullandı.

Qerxabazar’da yaşayanlar olarak projelere karşı mücadele ettiklerini söyleyen yurttaşlardan Vedat Sürmeli, bölgenin tamamen satıldığını belirtti. Yurttaşlardan Mehmet Harmancı da ortak mücadele vurgusu yaptı.

Buluşma, köylülerin sorularının cevaplanmasıyla sona erdi. 

* * *

Akbelen'de nöbet

Muğla'nın Milas ilçesinde bulunan Akbelen bölgesindeki 6 köyde alınan acele kamulaştırma kararıyla ilgili keşif heyetinin bölgeye gelmesi üzerine köylülerin başlattığı nöbet devam ediyor.

Akbelen’in girişinde 30 Mart’ta başlatılan nöbette, "Yaşam savunuculuğu yargılanamaz" pankartı asıldı. Nöbetteki köylüleri, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Sekreteri Coşkun Üsterci, İzmir'den ekolojist ve insan hakları savunucuları ziyaret etti. İkizköy Mahallesi Muhtarı Nejla Işık, "Bütün kötülüklere inat, dimdik ayaktayız ve buradayız. 7 yıldır baskı, zulüm, haksızlık gördük ve bu devam ediyor. Acele kamulaştırma kararıyla 6 köyde keşifler yapıldı. Bu keşiflere engel olduğu bahanesiyle kızım tutuklandı. O orada dimdik duruyor ve bizde burada onunla gurur duyuyoruz. Köylerimiz, topraklarımız için kırılırız ama eğilmeyiz” dedi. 

Sonuna kadar mücadele yürüteceklerini kaydeden Nejla Işık, “Köyümüzü bir avuç şirkete teslim etmeyeceğiz, kömür uğruna feda etmeyeceğiz. Bizim kaybedecek hiçbir şeyimiz yok. Kaybedeceksen de onurumuzla kaybedeceğiz, asla teslim olmak yok" ifadelerini kullandı. 

THİV Genel Sekreteri Coşkun Üsterci de kar hırsıyla doğayı mahvetmeye çalışan şirkete karşı direnişi sürdürenlerle birlikte olmak için geldiklerini söyledi. Köylülerin mücadelesinin ilham verici olduğunu kaydeden Üsterci, "Uzun zamandır sadece Türkiye'de değil bütün dünyada keyfiliğin, adaletsizliğin olduğu bir dönem yaşıyoruz. Özellikle kar hırsıyla hareket eden şirketler dünyada doymak bilmez bir şekilde hak ve özgürlükleri yok sayarak hareket ediyorlar. Bir örneğini de burada yaşıyoruz. Buna karşı herkese cevap olabilecek onurlu bir direniş gerçekleştiriliyor. Bu direniş bir yaşam mücadelesi. Bu yaşam mücadelesinin yanındayız" diye konuştu. 

Avukat Nehir Bilece ise Esra Işık'ı cezaevinde ziyaret ettiklerini aktardı. Nehir Bilece, şunları paylaştı: “Ondan aldığımız umutla direniş alanına geldik. Esra bize 'Akbelen'de mücadeleye devam edenlerle dayanışmayı büyütün' dedi. Akbelen ormanındayken aynı çağrıyı yapıyordu. Biz de o çağrıya sahip çıkmak için bugün yanlarındayız. Mücadelenin sadece burada değil tüm dünyada duyulması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz." MUĞLA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.