Cezaevleri tabuta dönüştü

Dosya Haberleri —

8 Nisan 2022 Cuma - 20:00

Türk cezaevleri/foto:AFP

Türk cezaevleri/foto:AFP

  • İnsan Hakları Derneği'nin verilerine göre Türkiye cezaevlerinde 1605 hasta 605 ağır hasta tutsak var. Hasta tutsakların sağlığa erişimi engellenirken, son iki yılda cezaevlerinde ölenlerin sayısı katlandı. Gazetemize konuşan insan hakları örgütü temsilciler, cezaevlerinin kapasitelerinin çok üstünde tutsak olduğunu ve cezaevlerinin bağımsız heyetler tarafından incelenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

ERDOĞAN ALAYUMAT-İSTANBUL

Kanser, kalp, tansiyon ve lösemi. Adını sayamadığımız onlarca hastalıkla boğuşan hasta tutsakların durumu her geçen gün kötüleşiyor. Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından "cezaevinde kalabilir" raporları verilen hasta tutsaklar adeta ölüme terk ediliyor. Devlet denetiminde son 3 ayda 15 tutsak cezaevinde yaşamını yitirirken, hasta tutsakların serbest bırakılması, tecrit politikalarından vazgeçilmesi talepleri ile Amed, Van, İzmir ve İstanbul'da tutsak yakınları adalet nöbetlerine başladı.

26 yıllık esaret

Selim Çiftçi 56 yaşında. 1996 yılında Siirt'in Kurtalan ilçesinde yakalanır. Günlerce süren ağır işkencelerin ardından "Örgüt üyeliği" ve "Örgütün milis faaliyetlerine katılmak" suçlamaları ile Devlet Güvenlik Mahkemesinde (DGM) yargılanır ve müebbet hapis cezasına çarptırılır. 26 yıldır cezaevinde olan Çiftçi, sırasıyla, Siirt, Diyarbakır, Edirne, Tekirdağ cezaevlerinde kalır. Son 6 yıldır Ümraniye E Tipi Kapalı cezaevinde kalan Çifti, cezaevinde olduğu sürede yüksek tansiyon ve şeker hastalığına yakalanır. Cezasının bitimine 4 yılı kalan Çifçi, cezaevinde tedavisi engellenirken, ATK "cezaevinde kalabilir" raporu verdi. 

Cemile Çifçi

Devletin baskısı hiç bitmedi

70 yaşındaki Cemile Çiftçi, 3 haftadır diğer ailelerle birlikte Çağlayanda bulunan İstanbul Adalet Sarayı önünde adalet nöbeti tutuyor. Kardeşinin 26 yıldır suçsuz ve sebepsiz cezaevinde olduğunu belirten Çiftçi, "Devletten hiçbir isteğimiz yok. Ya çocuklarımızı tedavi etsinler ya da onları bize verip biz tedavi edelim" diyerek taleplerini sıraladı. Devlet baskısının üzerlerinde hiç bitmediğini dile getiren Çiftçi, kardeşi yakalandıktan sonra devlet baskısından kaynaklı önce Batman’a ardından İstanbul’a göç etmek zorunda kalır. İstanbul’a göç ettikten birkaç yıl sonra ise köyleri devlet tarafından yakılır ve yıkılır.

Hücrede ölüme terk edildi

Tekirdağ 2 Nolu F Tipi cezaevinde kalan Erdal Özel 17 yıldır cezaevinde tutuluyor. 2006 yılında savcı ve hakimleri taşıyan otobüse yapılan bombalı eylemden sorumlu tutularak İstanbul’un Küçükçekmece ilçesine bağlı Kanarya Mahallesinde bulunan işyerinde gözaltına alınan Özel, gözaltında kaldığı süre içinde ağır işkencelerden sonra tutuklanır. Yargılamalar sonucunda Özele “Devletin birlik ve bütünlüğünü”, “Bombalı eylem yapmak” ve “Örgüt üyeliği” suçlamalarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılır.

ATK 'cezaevinde kalabilir' dedi

2011’de Bakırköy Akıl ve Sinir Hastalıkları Hastanesine kaldırılan Özel, burada ileri derece şizofreni tanısı konulur. Özel ayrıca ileri derece şeker ve böbrek hastası. 2 yıl boyunca Bakırköy Akıl ve Sinir Hastalıkları hastanesine yatırılan Özel, 2 yılın sonunda cezaevine geri götürülür. Tek kişilik hücrede tutulan Özel, yaşamsal ihtiyaçlarını kendi kendine karşılayamaz durumda olmasına rağmen 2019 yılında ATK “cezaevinde kalabilir” raporu verdi.   

İşkenceye katlandık

Özel’in ablası Kumru Akgül, kardeşinin cezaevinde yaşadıklarını gazetemize aktardı. Kardeşinin cezaevine girmeden önce hiçbir hastalığının olmadığını dile getiren Akgül, cezaevinde gördüğü fiziki ve psikolojik işkencelerden kaynaklı hastalandığını söyledi. Kardeşine keyfi nedenlerle disiplin cezaları verildiğini anlatan Akgül, “Tutsakların gördüğü baskılar son dönemde daha da arttı. Açık ve kapalı görüşlere gittiğimizde bizde bu baskılardan nasibimizi alıyoruz. Her görüşe gittiğimizde cezaevi önünde saatlerce aramalardan geçiriliyoruz. Oda yetmiyor çıplak arama dayatmasında bulunuyorlar. Bu durumu kabul etmeyen aileler görüş gerçekleştiremiyor. Uzun süredir göremediğimiz yakınlarımız için bu işkenceye mecburen katlanmak zorunda kalıyoruz” dedi.