‘Çok acı çekti ama dimdikti’

Kadın Haberleri —

.

.

  • Safiye Bor, ablası olan şehit annesi Muhteber Bor’u “Acısını asla göstermezdi. ‘Ben de herkes gibiyim, tüm Kürtler aynı acıyı yaşıyor’ derdi. En büyük hayali, Feraşîn hasretinin son bulmasıydı’ sözleriyle anlattı. 

HİKMET TUNÇ
JINNEWS/WAN
 
İlerleyen yaşına rağmen her koşulda kendisine yaşatılan zulme karşı alanlarda en önde tepkisini haykıran Barış Annesi Muhteber Bor (60), 10 Haziran günü geçirdiği kalp krizi sonucunda yaşamını yitirdi. Muhteber Bor’un bir çocuğu gerillada şehit düşerken, bir çocuğu da 27 yıldır cezaevinde tutsak. Çocukları için alanları terk etmeyen annenin mücadele dolu yaşamını, kardeşi Safiye Bor anlattı. 
 
Oğlunun cenazesine ulaşamadı

Şirnex’ın Bêşebab ilçesine bağlı Feraşîn’de dünyaya gelen Bor, devletin 90’lı yıllarda Kürt illerinde uyguladığı göçertme politikalarından dolayı yerinden yurdundan edilen binlerce Kürt’ten sadece biri. Göçten kaynaklı yerleştiği Wan’ın İpekyolu ilçesine bağlı Xaçort Mahallesi’nde de devlet baskısı Muhteber ve ailesinin peşini bırakmadı. Devletin baskısı sonucunda lise öğrencisi iki çocuğu gerillaya katıldı. En büyük oğlu Fuat Bor ise  bir ihbar üzerine müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Fuat Bor, 27 yıldır tutsak.

Anne Bor, PKK’ye katılan çocuklarından birinin 2018’de Şirnex’te çıkan bir çatışmada yaşamını yitirdiği bilgisini televizyondan aldı. Edindiği bilgi üzerine yıllarca ilgili kurumlara başvurarak oğluna ait cenazeyi teslim almak isteyen annenin çabaları sonuçsuz kaldı. 
 
Çocuğunu 4 yıldır göremedi

Devletin inkar, imha politikalarını iliklerine kadar yaşayan Muhteber Bor, maruz kaldığı tüm baskılara rağmen alanlarda düzenlenen her eylem ve etkinliğe katılarak yapılan zulme karşı tepkisini gösterdi. Ailede baskın bir karaktere sahipti. İlerleyen yaşına rağmen kararlı duruşu ve cesareti onu tanıyanlar üzerinde derin bir etki bıraktı. “Barış” hayaliyle yanıp tutuşan anne, son 4 yıl boyunca Türkiye’nin birçok cezaevine sürgün edilen oğlu Fuat’ın ziyaretine ekonomik sebeplerden dolayı gidemedi.  
 
Feraşîn hasreti

Yaşadığı mahallenin sokakları ve evinin avlusu, ailesi ve yakınlarının yanı sıra onu tanıyan ve tanımayanlar ile dolup taşıyor. Derin bir sessizliğin hakim olduğu sokakta kardeşi Safiye Aslan, ablası Muhteber’i “ Çok acı çekti” sözleriyle anlatmaya başlıyor. Safiye, ablasının maruz kaldığı ve kendisine yaşatılan tüm acılara rağmen “O acısını asla göstermezdi. ‘Ben de herkes gibiyim, tüm Kürtler aynı acıyı yaşıyor’ derdi” sözleriyle dimdik durduğunu aktarıyor. 4 kız kardeş olduklarını ve Feraşin’den göç etmeden önce çok güzel bir yaşamlarının olduğunu söyleyen Safiye, “Ablamın en büyük hayali Feraşîn hasretinin son bulmasıydı” diye ekliyor. 
 
Acısını sessizce yaşardı

Ablasının bir yıl ara ile önce çocuğunu daha sonra da eşini kanser hastalığından kaynaklı yitirdiğini belirten Safiye, “Gün yüzü görmedi ama yaşadığı tüm baskı, zulme rağmen çok cesaretliydi. Hiçbir etkinliği kaçırmaz, 8 Mart’ta, Newroz’da, düzenlenen bir miting programında hep en ön safta yer alırdı. Hiçbirimize duygularını yansıtmazdı. Ağladığını hiç görmedim. Acısını hep sessizce yaşardı. Bazen ona ‘ağla ki için boşalsın’ diye kızardım. O ise bana ‘Ben de her Kürt annesi gibiyim’ derdi. Her Kürt annesi gibi Muhteber’in de hasreti, hayalleri, kursağında kaldı” diyor. 
 
‘Çocuklarımız mutlaka barışı görecek'

Son olarak artık “onurlu bir barış” istediklerine vurgu yapan Safiye, “Bu savaş ne zamana kadar sürecek? Daha kaç insanı ‘barışı’ görmeden kaybedeceğiz. Kürtler birlik olmalı. Biz görmesek de çocuklarımız mutlaka barışı, huzur ortamında bir yaşam sürecek. Buna bütün kalbimle inanıyorum” diyor. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.