DAİŞ’e karşı çağrı somut delil sayıldı

5 Mart 2021 Cuma - 19:35

  • Kobanê Davası’nda HDP’lilerin tutukluluk incelemesinde, dönemin PYD Eşbaşkanı Salih Muslim’in açıklamalarının yer aldığı DAİŞ saldırılarına karşı yapılan destek çağrısı, somut delil sayıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 108 kişi hakkında hazırlanan Kobanê iddianamesi üzerinden tutukluluk incelemesi yapıldı. Mahkemenin dosya üzerinden yaptığı incelemede, aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da olduğu siyasetçiler hakkında tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Mahkemenin 75 sayfalık gerekçesinde, bir kez daha iddianamede yer alan tanık, gizli tanık beyanları, Fırat Haber Ajansı (ANF) haberleri, PKK/KCK yapısı ve beyanları ile Kobanê eylemlerinde yaşananlara yer verildi.

AİHM’i kararını dikkate almadı

 Mahkeme heyetinin tutukluluk kararının gerekçesinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) vurgu yapıldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire tarafından verilen Selahattin Demirtaş kararına dair değerlendirmenin yer aldığı gerekçede, AİHM’ kararının Demirtaş hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından birleştirilen 39 ayrı soruşturmaya ilişkin olduğu belirtildi. AİHM kararında 4 Kasım 2016’dan 7 Aralık 2018’e kadar devam eden tutukluluğunun inceleme konusu yapıldığı kaydedilerek, “Söz konusu mahkememizdeki tutuklulukla ilgili Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru halen derdesttir. Dolayısıyla mahkememiz dosyasında mevcut olan tutuklulukla ilgili herhangi bir inceleme yapılmamış olduğundan ve bu durum da AİHM tarafından teyit edildiğinden bahsi geçen kararın mahkememiz yönünden bağlayıcılığı bulunmamaktadır” denildi.

Kobanê için çağrı 

 Mahkeme, AİHM’in Demirtaş kararında yer alan HDP Merkez Yürütme Kurulu’nun (MYK) yaptığı çağrının demokratik olduğuna dair tespiti görmezden geldi. Heyetin gerekçeli kararında yer alan Kobanê tutuklamasına ilişkin AİHM, 1 Şubat’ta hükümetten savunma istedi. AİHM Büyük Daire tarafından ihlal kararı verilen AİHS 18’e ilişkin ve ifade özgürlüğüne dair de hükümetten savunma talep etti. 

Heyet, AİHS’in özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5. maddesine işaret ederek, “Belirli suçların, özel bir ağırlıkta olması ve halkın bunlara verdiği tepki nedeniyle, en azından bir süreliğine tutuklamayı gerekçelendirebilecek nitelikte olduğu kabul edilebilir. Dolayısıyla bu unsur, istisnai durumlarda Sözleşmenin amaçları doğrultusunda ve herhalde bir suçun kamu düzenini bozması kavramı ulusal hukukta tanındığı ölçüde dikkate alınabilir. Öte yandan bu gerekçe, yalnızca zanlının salıverilmesinin gerçek anlamda kamu düzenini bozacağını gösterme niteliğine sahip gerçeklere dayalı olması şartı ile yerinde ve yeterli addedilebilir. Buna ek olarak, tutuklama ancak kamu düzeni gerçekten tehdit altında kalmaya devam ettiği sürece meşru olur” ifadelerine yer verildi.

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) hakkında AİHM kararını görmeyen heyet, Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından verilen gerekçeli kararda yer alan tespitleri esas aldı.

Somut delilmiş!

 Gerekçede, HDP eski MYK Üyesi Bircan Yorulmaz’ın mailine 6 Ekim 2014’te PYD tarafından İngilizce gönderilen mesajda, Kobanê’de DAİŞ’in yapacağı katliamların önüne geçmesine yönelik çağrı yer aldı. Söz konusu mailin somut delil olarak ele alındığı gerekçede, “…şeklinde geldiği tespit edilmiş bu hali ile terör örgütünün HDP (Halkların Demokratik Partisi) MYK’sı ile doğrudan irtibatlı olduğu, örgütün talimatıyla birlikte hareket edildiğine ilişkin somut delil niteliği taşıdığı…” yorumu yapıldı. 

PYD’nin söz konusu somut delil olarak değerlendirilen mailinden iki gün önce, 4 Ekim 2014’te Salih Muslim, Türkiye’de Kobanê’ye yönelik DAİŞ saldırılarına ilişkin temaslarda bulunmuştu. Söz konusu temaslara dair de birçok basın yayın kuruluşunda haberler yapılmıştı.

Kaçma şüphesi varmış!

 Demirtaş’ın, ağabeyi Nurettin Demirtaş hakkında sarf ettiği sözler ve Avrupa’da bulunan HDP’li siyasetçiler kaçma şüphesine gerekçe yapıldı. Gerekçede “mahkememiz dosyasında yer alan tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma ihtimaline ilişkin somut olguların yer aldığı, dolayısıyla birçok sanığın soruşturmalardan kaçmış olduklarının bilinmesi, bu kapsamda tutukluluk tedbiri dışındaki CMK’nun 109.maddesinde düzenlenen yurt dışına çıkış yasağı dahil sair adli kontrol tedbirlerinin soruşturmanın mahiyetine ve delil durumuna nazaran yetersiz kalacağı” ileri sürülerek, siyasetçilerin tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

Tutsak siyasetçiler

 Kobanê davası kapsamında tutuklu siyasetçilerin isimleri şöyle: “HDP eski Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş, yerine kayyum atanan Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eski Eşbaşkanı Emine Ayna, eski milletvekilleri Aysel Tuğluk, Ayla Akat Ata, Emine Beyza Üstün, İbrahim Binici, HDP eski Parti Sözcüsü Günay Kubilay, HDP yeni dönem Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Alp Altınörs, Dış İlişkiler Komisyonu Üyesi Nazmi Gür, HDP Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Üyesi Ali Ürküt, HDP eski Saymanı Zeki Çelik, HDP eski MYK üyeleri Bülent Barmaksız, Ayşe Yağcı, Berfin Özgü Köse, Bircan Yorulmaz, Bülent Barmaksız, Can Memiş, Cihan Erdal, Dilek Yağlı, İsmail Şengül, Meryem Adıbelli, Mesut Bağcık, Nezir Çakan, Pervin Oduncu, Zeynep Ölbeci, Amed eski Belediye Eşbaşkanı Gültan Kışanak ile Halkların Demokratik Partisi (HDK) eski Eşsözcüsü Sebahat Tuncel.  ANKARA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.