Demokratik toplumu kadınlar inşa edecek
Kadın Haberleri —

25 Kasım eylemleri/İstanbul, Foto:Erdoğan ALAYUMAT
- 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde Kürdistan’dan Türkiye’ye ve Avrupa’nın dört bir yanında on binlerce kadın “Erkek-devlet şiddetine hayır” diyerek meydanlardaydı.
- “Demokratik Toplumla Şiddetsiz Özgür Yaşama” şiarıyla birçok alanda yürüyen kadınlar, “Artık tabut taşımak istemiyoruz. Demokratik toplumu kadın özgürlüğüyle inşa edeceğiz” dedi.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde Türkiye ve Kürdistan’ın dört bir yanında on binlerce kadın alanlardaydı. “Erkek-devlet şiddeti”ne karşı birleşen eylemlerde “Jin Jiyan Azadî” sloganı sokaklarda yankılandı. Gerçekleştirilen eylemlerde kadın cinayetlerinin politik olduğu bir kez daha yüksek sesle haykırıldı.
Amed’den İstanbul’a Colemêrg’ten Êlih’e, Wan’dan Agirî’ye, Mêrdîn’den Dêrsim’e kadar onlarca kentte TJA ve DEM Parti Kadın Meclisleri öncülüğündeki yürüyüş ve açıklamalarda ortak mesaj netti: Kadına yönelik şiddet münferit değil, devlet eliyle beslenen sistematik bir politikadır. Colemêrg’in Gever ilçesinde Halide Türkoğlu, kayyum atamalarını ve üniformalı şiddeti “özel savaş politikası” olarak tanımlarken, uyuşturucu ve fuhuşun bilinçli şekilde yaygınlaştırıldığını vurguladı. Êlih’te Ayla Akat Ata üniversitelerde artan cinsel şiddet ve istismara, Wan Barosu ise 2025’in ilk 11 ayında en az 262 kadının katledildiğine dikkat çekti. Çewlîg'te kadınlar ilk kez, 25 Kasım kapsamında gece yürüyüşü düzenledi. Şirnex’in Silopiya ilçesinde polis yürüyüşü engellerken, Sêrt, Bedlîs, Mûş, Qers, Erzirom ve Nisêbîn’de kadınlar “Kadın cinayetleri politiktir” dövizleriyle meydanları doldurdu.
Artık tabut taşımak istemiyoruz
Amed’de Özgür Kadın Hareketi (TJA) öncülüğünde gerçekleştirilen yürüyüşe katledilen üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ailesi de katıldı.
Yapılan açıklamalarda konuşan TJA aktivisti Sebahat Tuncel, Rojin Kabaiş, Narin Güran ve Gülistan Doku başta olmak üzere şüpheli kadın ölümlerinin ve kadın katliamlarının erkek-devlet ortaklığıyla gerçekleştiğini vurguladı. Sebahat Tuncel, “Failleri meçhul değil, failleri belli. Erkek egemen sistemden beslenen erkekler bilerek, isteyerek katlediyor. Sessiz kalan, yargılamayan herkes suçludur” dedi. Önder Apo’nun 25 Kasım mesajını hatırlatan Sabahat Tuncel, “İnsanlığın sırtındaki erkek egemen hançer çıkarılmadıkça yeni bir toplum kuramayız, kadınlar özgür olmadıkça toplum özgür olamaz” sözlerini yineledi ve ekledi: “Artık tabut taşımak istemiyoruz. Demokratik toplumu kadın özgürlüğüyle inşa edeceğiz.”
Kazanılmış haklarımızdan vazgeçmiyoruz!
“Aile ahlak dediniz, sömürdünüz katlettiniz! Erkek devlet şiddetine karşı kadınlar isyanda” şiarıyla İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde bulunan Tünel Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar; İstiklal Caddesi ve Taksim’e çıkan tüm yolların kapatılmasına rağmen yürüyüş ısrarından vazgeçmedi. İstiklal Caddesi’nde barikatları aşan kadınlar, Sakine Cansız ve Mirabel Kardeşler'in mirasıyla örgütlü mücadelenin devam edeceği mesajını verdi. Yürüyüşün ardından basın açıklaması gerçekleştirildi. ‘Kutsal aile’ adı altında kadınların hayatının, emeğinin, bedeninin denetim altına almaya çalıştığını ifade eden Melike Tahmaz, “Kadınları değil aileyi güçlendiren bu politikalar; erkek şiddetini, kadın yoksulluğunu ve eşitsizliği büyütüyor. Aileniz batsın! Biz yaşayacağız” dedi.
* * *
Bu yoldan vazgeçmeyeceğiz
Kuzey ve Doğu Suriye’de ise Halep’ten Hesekê’ye, Qamişlo’dan Kobanê’ye, Reqa’dan Tebqa’ya kadar tüm kentlerde Kongra Star öncülüğünde düzenlenen kitlesel yürüyüşler adeta bir kadın isyanına dönüştü. Önder Apo’nun fotoğrafları ve “Jin Jiyan Azadî” sloganlarıyla yürüyen kadınlar, Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî’de Türk devleti destekli grupların kadınlara yönelik kaçırma, tecavüz ve yerinden etme politikalarını lanetledi. Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ)’nin yönetimindeki bölgelerde kadın haklarının hızla yok edildiği belirtilirken, “Kadına yönelik katliam topluma yönelik katliamdır” vurgusu yapıldı.
Kobanê’de Kongra Star Koordinasyonu üyesi Nadiya Hiso “ Biz, Kuzey ve Doğu Suriyeli kadınlar olarak, kadın devriminin yolunu takip ederek, kadınlar ve insanlık için şiddet, zorbalık ve katliamsız yeni bir sistem inşa edeceğiz” dedi. Qamişlo’da Kongra Star Sözcüsü Rihan Loqo, “Kadınların öncülüğü, toplumun ilerlemesi ve şiddete karşı durması açısından hayati önemdedir. Kadınların mücadelesi, özgür, eşit ve demokratik bir yaşam için devam ediyor. Önder Apo’nun fikir ve felsefesi ışığında bu mücadeleyi sürdüreceğiz” derken, Hesekê’de Kuzey ve Doğu Suriye Kongra Star Koordinasyon üyesi Gülistan Gulo “Baas rejiminin çöküşünden sonra, kadınlar karar alma mekanizmalarından ve siyaset alanından uzaklaştırıldı ve bu şiddet, Suriye’nin geleceğini tehdit ediyor. Kadın öncülüğü tüm alanlarda büyük önem taşıyor. Tüm kadınları, şiddete karşı ortak bir vizyon ve bilinçle birleşmeye ve özgür, demokratik bir toplum inşa etmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.
* * *
‘Sözümüz Önder Apo’nun fiziki özgürlüğüdür’
Mexmûr Mülteci Kampı (Şehît Rûstem Cûdî), 25 Kasım’da büyük bir yürüyüşe sahne oldu. İştar Meclisi öncülüğünde düzenlenen yürüyüşte Önder Apo posterleri ve katledilen kadın savaşçıların fotoğrafları taşındı. Mexmûr Halk Meclisi Eşbaşkanı Fîlîz Budak, “Buradan İmralı’ya, bu mücadelenin öncüsü Önder Apo’ya selam gönderiyoruz. Sözümüz özgür kadın mücadelesinin sonucu olarak Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü olacaktır. Önder Apo’nun yoldaşları olarak özgür yaşamaktan başka yolumuz yoktur” dedi.
* * *
Avrupa’da kadınlar alanlarda buluştu
Avrupa’nın dört bir yanında da kadınlar alanlara çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre, Avusturya ve İngiltere’de eş zamanlı düzenlenen yürüyüş ve mitinglerde “Jin Jiyan Azadî” sloganı en güçlü ortak ses olurken, Önder Apo’nun kadın özgürlüğü perspektifi hemen her şehirde yüksek sesle haykırıldı. Sakine Cansız’dan Jîna Emînî’ye, Dilan Aras’tan Rojin Kabaiş’e kadar katledilen kadınlar anıldı.