• Deniz Poyraz bedenine 6, Dilan Kortak ise 25 kurşun sıkılarak katledildi. İkisi arkadaştı. İzmir HDP’de gençlik çalışmalarını beraber yürütüyorlardı. Deniz katledildiği gün Dilan’ın cenazesine katıldığı ve fotoğrafını taşıdığı gerekçesiyle açılan davanın duruşması vardı.

 

MASİS HESKİF/İZMİR

Sancaktepe’de kaldığı evde polis tarafından bedenine 25 kurşun sıkılarak katledilen Dilan Kortak ile geçen hafta HDP İzmir İl binasına gerçekleştirilen saldırıda katledilen Deniz Poyraz, hikayeleri birbirine benzeyen, birlikte mücadele eden iki arkadaştı. Kortak’ın babası İbrahim Kortak, Deniz ve Dilan’ın baş eğmedikleri için katledildiklerini söyledi.   

Dilan ve Deniz, iki yiğit kadın, ikisi de Mardin’in Ömerli ilçesinden. 19 yaşındaki Dilan Kortak, İstanbul Sancaktepe’de 3 Aralık 2015’te polis baskınında bedenine 25 kurşun sıkılarak katledildi. 1970’lerde Mardin’in Ömerli ilçesinden İzmir’e göç eden ailenin çocuğu olan Dilan, genç yaşında özgürlük mücadelesi ile tanışmış, lise yıllarında çantasında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için başlatılan imza kampanyasına dair broşür bulunduğu gerekçesiyle okuldan atılmıştı. Geçen hafta katledilen Deniz Poyraz’ın hikayesi de Dilan Kortak’ın hikayesi gibi… 9 çocuklu bir ailenin çocuğu olan Poyraz, ailesi Mardin’in Ömerli ilçesinden 1990’larda köylerine yönelik devlet baskısı nedeniyle İzmir’e göç etmek zorunda kaldı. Kendisi de okumayı çok istiyordu ve hayali öğretmen olmaktı, ancak aileye yönelik saldırılardan kaynaklı hayalini gerçekleştiremedi.

Parti binası buluşma yeriydi

Dilan Kortak’ın babası İbrahim Kortak ile Deniz ve Dilan’ı konuştuk. Poyraz Ailesi’ni uzun yıllardır tanıdıklarını söyleyen İbrahim Kortak, birbirlerini en sık parti binasında gördüklerini ifade etti. Deniz ve ailesinin örgütlü, partili bir aile olduğunu kaydeden Kortak, “Poyraz Ailesi partisini, halkını seven, çok emektar insanlardır. Deniz de öyleydi, çok güzel bir aileye sahipti” dedi.

Kızım gibi seviyordum

Deniz ve Dilan’ın arkadaş olduklarını, birbirlerini çok sevdiklerini dile getiren Kortak, şöyle devam etti: “İki arkadaş parti çalışmalarında birbirlerini tanımıştı. Gençlik çalışmalarını beraber yürütüyorlardı. En son beraber Amara’ya da gitmişlerdi. Yoldaşlıkları, arkadaşlıkları çok iyiydi. Hem parti çalışmalarında aktif yer alıyor hem de Kürt dili kursuna beraber gidiyorlardı. Deniz’i kızım gibi seviyordum. Dilan’ın cenaze töreninde taşıdığı fotoğraf gözümün önünden gitmiyor. Her zaman İl binasına gidip geliyor ve onu bu sebeple sık görüyordum.”

İkinci bir darbe vurdular

Kortak, Deniz’in katledildiği haberini aldıkları anda hissettiklerini ise şu şekilde ifade etti: “Bize ikinci bir darbe vurdular gibi hissettim. Dilan’ın fotoğrafını sırtlamıştı… Kızım yeni vefat etmiş gibi hissettim. Ailece çok üzüldük, genç, kızımız gibi bir insanın bu şekilde yaşamını yitirmesi bize çok ağır geldi. Dilan’ın da Deniz gibi hayalleri vardı. Dilan, Kürt olduğu için bir türlü okutmadılar. Dilan gerçekten çok çalışkandı, okumasına izin verilseydi avukat olurdu. Hem Kürt dili eğitimine gidiyordu hem de devletin okuluna. İkisinde de çok başarılıydı. Dilan gibi Deniz’in de okumasına izin vermediler.” 

Baş eğmedikleri için katledildi

Katillerin amacının başını eğmeyen Kürtlerin üzerine çullanmak olduğunu vurgulayan Kortak, Deniz ve Dilan’ın baş eğmedikleri için infaz edildiğini söyledi. Kortak, “Dilan’ın bedenine 25 kurşun, Deniz’e de 6 kurşun sıkmışlardı. Bu vahşettir, barbarlıktır. Saldırının bilinçli, planlı olması çok net. Katillerin genlerinde bu var, bunlar kandan besleniyor. Barış, kardeşlik gibi bir amaçları yok. Biz barış, kardeşlikten bahsediyorken onlar bize kanı layık görüyorlar” şeklinde konuştu.

Katledildiği gün duruşması vardı

Katledilen kızının cenaze törenine katıldığı ve orada yaptığı konuşmadan dolayı hakkında “örgüt propogandası”ndan dava açıldığını belirten Kortak, Deniz hakkında da cenazeye katıldığı için dava açıldığını aktardı. Baba Kortak, “Deniz katledildiği gün Dilan’ın cenazesine katıldığı ve Dilan’ın fotoğrafını taşıdığı gerekçesiyle açılan davanın duruşması vardı. Deniz de bizimle beraber yargılanıyordu” dedi. 

Kürtler birlik olmalı

Kortak, son olarak şunları söyledi: “Kürtlerin bir bütün olarak birbirini tutması ve birliğini sağlaması gerekiyor. Birlik, örgütlülük olmadan hiçbir şey elde edemeyiz. Kürt halkı eski Kürt halkı değil ama yine de içimizde maalesef birlikten uzak bilinçsiz insanlar var. Kendi içimizde bile ihanet eden insanlar var ne yazık ki. Bunun son bulması gerekiyor.”