Devrimlerin korunma sorunu

Nurettin DEMİRTAŞ yazdı —

5 Nisan 2021 Pazartesi - 23:00

  • Özgüç ilkesi hayati önemde olmakla birlikte küresel kapitalizme karşı küresel demokrasi hareketi, direnen tüm halklar ve anti-kapitalistler için gerçekçi ve sağlam bir dayanak durumundadır.

 

Sovyetler Birliği dağıldığından beri dünyada kapitalizme karşı alternatif arayışlar farklı kulvarlarda, çok geniş bir yelpazede gelişmiştir.

İki kutuplu dünya geride kaldı denilse de benzer bir zihniyete sahip olan birçok devlet, parti ve örgüt “anti emperyalizm” teziyle eski kutuplaşma mantığına benzer bir konumlanma stratejisini sürdürmektedir. Buna göre emperyalizmi ABD temsil eder ve dolayısıyla anti emperyalist olmak ABD karşıtı olmakla eş tutulur. Çin, İran, Küba buna örnek verilebilir. Bu gibi politik değerlendirmelere rağmen dünya iki kutuplu olmadığı gibi adı geçen devletler de çıkarları gerektirdiğinde ABD ile her türlü ilişkiyi kurmaktan kaçınmamaktadır.

Neticede aynı eksenin iki ucu olanlar farklı paradigmalarla değerlendirilemezler. Bunların tek paradigması vardır: Pragmatizm!

Pragmatizmin karanlık sularında kulaç atan bir anti-emperyalist çizgi mi tutarlıdır yoksa tüm dünyadaki emekçilerin ve halkların ortak çıkarını esas alan anti-kapitalist bir çizgi mi? ABD’nin rakip olarak gördüğü Çin ve düşman olarak gördüğü İran gibi devletlerin kapitalist modernite sistemi dışında bir çizgileri yok. Küba devrimci gelenek yönüyle daha farklı değerlendirilse de onların da anti-emperyalizm tezleri çok farklı değildir. Bunu en açık şekilde Türk devleti ve Kemalizme yaklaşımlarında görüyoruz. Bir soykırımcı devleti bile “anti-emperyalist” olarak görebilmektedirler. Onlara göre CIA ajanı Doğu Perinçek ve ırkçı MHP-AKP bile anti-emperyalisttir! Kürt halkıyla dostluk ve dayanışma konusunda Küba’nın sergilediği zayıf tutumun kaynağında bu yanılgılı zihniyet bulunmaktadır.

Bu örnekler tutarlı bir anti-emperyalizmin esasen bütünlüklü anti-kapitalist tutumdan geçtiğini göstermektedir. Çin ve İran’da olduğu gibi kapitalist sistemin içinde olacaksın ama anti-emperyalist olduğunu iddia edeceksin! Türk devleti gibi kapitalist soykırımcı bir devleti bile anti-emperyalist sayacaksın! Bunun tutarlı olmadığı açıktır.

Asgari düzeyde bir tutarlılık bile Kürt sorununa çözümleyici yaklaşmalarını gerektirir. Çin ve Küba gibi ülkeler Kürt halkının özgürlük mücadelesini desteklemelidir. İran ise demokratik çözüme açık olmalıdır. Kürt halkını ve özgürlük mücadelesini tanıdıklarında demokrasiyle tanışmış olacaklardır. İşte o zaman emperyalizmin karşısına çıkabilirler. Emperyalizmle yarış parayla, teknikle, silahla değil demokrasiyle olur.

Demokrasiyi içselleştirenler ayakta kalabilirler. Bu durum tüm devrimler için geçerlidir.

Dünyada birçok halk devrimi yaşanmış fakat kapitalizme karşı alternatif bir sistem oluşturamadıkları için bu devrimlerin sonuçlarından halklar istediği gibi yararlanamamıştır. Ortadoğu’nun son on yılına damgasını vuran halk ayaklanmalarının gidişatı da çok farklı olmasa da henüz her şey ne tümden kaybedilmiş ne de kazanılmıştır. Süreç devam etmektedir.

Rojava halk devrimi dayandığı ilkeler nedeniyle örnek olabilecek bir istisna durumundadır ve çok yönlü saldırı altındadır.

Böyle bir dünyada halkların sırtını dayayacağı sağlam dost devletler bulmak zordur. Fakat değişken taktik ilişkiler halkların çıkarını esas aldığı müddetçe gereklidir.

Daha önemli ve ilkesel olanı devlet dışı toplum kesimlerinin ittifakıdır. Özgüç ilkesi hayati önemde olmakla birlikte küresel kapitalizme karşı küresel demokrasi hareketi, direnen tüm halklar ve anti-kapitalistler için gerçekçi ve sağlam bir dayanak durumundadır. Bu proje sadece içinde bulunduğumuz yüz yılı değil gelecek yüz yılları da kaplayacak büyük bir projedir.

Bugüne dek bu yönde atılmış önemli adımlar vardı, bir miras da oluşturdular fakat neden tıkandıklarını iyi sorgulamak gerekir. Küresel düzeyde en geniş demokrasi platformu “Dünya Sosyal Forumu”ydu ama o bile etkisini sürdüremedi.

“İlerici enternasyonal” diye yeni bir oluşum çıkmış; bunun sistem içi olduğu ifade ediliyor. Bu durumda çare yerine demokrasi mücadelelerini sistem içine çekmek gibi tehlikeli bir rol oynayacağı ön görülebilir.

Sorun kapitalist moderniteyi bütünlüklü sorgulayabilecek bir alternatif paradigmaya ulaşılıp ulaşılmadığında yatmaktadır ve bunun cevabı da demokratik modernitededir. Moderniteye yaklaşım, zihniyetten strateji ve politikaya dek her şeyi belirlemektedir.

Ortadoğu’da halkların baharını kışa çevirmek isteyen komplocu ve fırsatçı yaklaşımların boşa çıkarılması da ancak bu temelde derinlikli bir sorgulamayla mümkün olabilir.

Demokratik moderniteye göre temel bazı ilkelerin izlenmesi çözüm olabilir:

1- Avrupa aydınlanma hareketinden yadigâr pozitivist zihniyetin aşılması; canlı, olasılıklı, çoklu, esnek düşünce sisteminin geliştirilmesi,

2- Kadın özgürlüğünün toplumun özgürleşmesinde belirleyici ilke olarak benimsenmesi,

3- Kapitalist üretim ve tüketim çılgınlığına karşı ekolojik ilkenin benimsenmesi, eko-endüstrinin geliştirilmesi; yeteneklere, ihtiyaca ve kullanım değerine göre, yerel üretim ve paylaşım ilkesinin esas alındığı topluluklar ekonomisinin geliştirilmesi,

4- Ulus-devlet sisteminin tekçi anlayışına karşı demokratik ulus anlayışının geliştirilmesi, tüm inançların ve kültürlerin özgürlüğünün güvenceye alındığı, demokratik konfederal örgütlenmelerin esas alınması,

5- Devlet ve demokrasi ayrımı ve koşullu uzlaşmasının teori ve pratiğinin geliştirilmesi; tekelci iktidara her yerde karşı olunması,

6- Devletlerle ilişkinin taktik, halklarla, toplumlarla ilişkinin stratejik ilke kapsamında ele alındığı bölgesel ve küresel demokrasi, dayanışma, aydınlanma ve mücadele birliklerinin kurulması,

7- Savaşa sadece öz savunma-meşru savunma kapsamında yaklaşılması,

Noam Chomsky’nin güzel tespitiyle Rojava devrim mucizesi de bu ilkelerle gerçekleştirilmiştir. Orada ve diğer alanlarda bu ilkeler korunup geliştirildikçe, özellikle de demokratik ulusun tüm boyutları bir bütünlük içinde hayata geçirildikçe bu ilkeler tüm halkları ve mücadele güçlerini aydınlatmaya devam edecektir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.